BU SACLAR DEGIRMENDE AGARMADI OGLUM…..
BOLUM 4
İbrahim büyük bir heyecanla yataktan fırladı. .. pijamasını bir kenara savurttu.. Arkadaşlarını görmeliydi .. Tam kapıdan çıkmak üzereydiki Firdevs hanım arkasından bağırdı..
- Oğlum nereye? Delirdin mi ? Sokağa çıkma yasağı var.. Vallaha vururlar seni ..Gençlik ateşinin verdiği cesaretle arkasına bakmadan çıktı İbrahim , bisikletine atladı .. Rıza’yı görmeliydi , en kıdemli oydu aralarında ne yapacaklarını soylerdi en azından .. Ama caddeye inmesi mümkün değildi ..Her taraf asker ve polis kaynıyordu .. Korktugu basına gelmişti , böyle birsey bilmedikleri için bu kadarini beklemıyorlardı elbet lakin annesinin duaları kabul olmuştu galiba.. Her gece eve döndüğünde Firdevs hanım;
- “Asker şu işe bir el atsa da kurtulsa memleket” diyip duruyordu ..Ara sokaklarda insanlar pencerelerden birbirleriyle konuşuyor bazıları yorum yapıyor bazıları Kenan paşaya dua edıyorlardı .. Gençler ölmiyecekti artık çok şükür diyip adak yapmaktan bahseden bile vardı ..Kulakları ugulduyordu İbrahimin, Rızayı bulmalıydı bir an önce .. Şehre yakındı Rıza’ların evi ama Allahtan pek kimsenin gelip geçtiği yoktu o sokaktan ..Sokak basina ulastiginda dikkatle etrafi izledi ..Büyük tahta kapıyı hizli hızlı çaldı bir baş uzandı eski Rum evinin üst kat penceresinden ..Rızanın babasıydı .. Ayakkabı tamirciliği yapardı evlerinin alt katında..
- İbrahim oğlum ! Deyiverdi ..Rıza açıyor kapıyı şimdi al bisikletini de içeri , durma kapıda ..
Rıza hızla merdivenlerden inip yoldaşına kapıyı açtı, sarıldılar .. Aglamaklıydı İbrahim .. Riza daha büyüktü ve lider ruhlu çocuktu ..Istanbul daki olaylarda okuyamamış memleketine geri dönmüştü ..Arkadaşının gözlerinin içine bakarak ; - Bu günleri biliyorduk İbrahim , olabileceğini biliyorduk en azından , korkunun ecele faydası yok, ne yapacagımızı düşünmeliyiz şimdi ..
Rızanın babası yukarı kata çagırdı gençleri .. Ayakkabı tamircisi olup ta cahil bir adam değildi . Çok kitap okurdu hele de Nazım Hikmet hayraniydı .. - Gençler beni dinleyin .. Yaşınız genç , kanınız kaynıyor biliyorum, hiç birşeyden korkunuz yok .. Ama sizi alıp götürecek olurlarsa ne olacagini bilemeyiz ..Belki de sizi bir daha göremeyiz .. Onun için bir an evvel kaçmalısınız buralardan ..
İbrahim şaşkındı ; Kacmak mı Hasan amca? Nereye gidicez? Öyle korkaklar gibi mi kaçıcaz yani ? Yokum ben bu işte ! İsterse Rıza gitsin ben bir yere gitmem memleketimden , boşuna mı mucadele ettik biz bu kadar? Kaçmak için mi ?
Hasan tecrubeli ve olgun bir esnaftı . 60 Ihtılalınde neler görmüştü gözleri ..
-Bak Ibrahim dinle beni ..Çok gençsin .. Neler olacağını bilmeyecek yaştasın.. Sizi yakalama emri çıkarsa ki ; çıkacaktır en kısa sürede ; , sonu belki de ölümdür unutma önce işkence sonra da ölüm .. O yüzden dinle beni bu saçlar değirmende agarmadı oglum .. Bu memleket çok acılar gördü ama yasanacaklar daha da acı olacak gibime geliyor ..Şimdi gidin memleketten, sular durulunca geri dönersiniz ..
İbrahim , İşkence ve ölüm laflarını duyunca ürkmüştü .. - Peki nereye gideceğiz Hasan amca ? Rıza atıldı oradan , – Karşıkı adaya , Yunan adasına iltica edeceğiz yoldaş ! Yoksa kuş gibi avlarlar bizi ! İbrahim daha da şaşırmiştı ..
“ Peki nasıl olacak o iş, bu sefer onlar vurur bizi kaçak olursak ..Hasan olgun ama bir o kadar da akıl veren ses tonu ile yanitladı genç delikanlıyı .. - Korkma, bu işleri iyi bilen bir balıkçı dostum var, nicelerini geçirdi adaya .. Böyle bir durum olursa dıye konusmustuk daha önce, sokaga çıkma yasagı kalkar kalkmaz geçirir sizi .. Sen şimdi eve git ailenle konuş , biraz para tedarik et, yanına paradan baska birsey alma belki yüzmek zırunda kalabilirsiniz, paranızı da su geçirmez naylonlarla iyice sarın .. Herseyınız para olacak adaya çıktıgınızda .. Hadi şimdi geldiğin yollardan kimseye görünmeden geri dön oğlum …
