BOLUM 5
.
Yorgos, cenaze töreninden sonra kızkardeşinin koluna geçip eve dogru giderken bir kişinin eksik olduğunu farketti .. Her pazar kilise dönüşü bir tarafında anacığı diğer tarafında Afrula olurdu .. Babasının yoklugunu aratmamıştı bu iki kadına da .. Balığa gider, zeytınlerini toplar evlerinin rızkını çıkarırdı . Zaten köy yerde neydı ki harcamaları ? Hafta sonları evin hanımlarını alır sahildeki restoranlardan birine gider hepbirlikte uzo içerlerdi ..En büyük lüksleriydi hafta sonu keyifleri .. Bazen de şehir merkezine iner hanımların giyim kuşam ihtiyaclarını görürlerdi .. Babası zamanından kalma külüstür bir pick up ları vardı ama işlerini görüyordu işte..Anacıgı sağ olsaydı” bu sene zeytin sonrası değiştirelim artık Yorgomu “diyecekti her seneki gibi ama mahsul çok karlı olmayınca susup oturacaktı yine yaşlı kadın ..
Eve geldiklerinde asma altındaki masaya bırakılmiş yiyecek buldular, yan komşuları Eleni duvardan başını uzatıp yeni pişirdiğinden bahsetti .. Biraz çorba biraz da musakka yapmıştı .. Tatsınlardı , annelerininki gibi olnazdı ama şimdi
yemek pişirecek hali yoktu ne de olsa Afrula’nın …
İki kardeş o akşam başsaglıgına gelen dostlarını ağırladılar yine..Durup dinmiyordu gelen giden .. Afrula durmadan anneciğinin nasıl ani bir kalp krizi sonrası gittiğini anlatıp duruyordu soranlara .. Babası da ayni şekilde vefat etmişti .. Belki de ailenin kaderiydi bu kimbilir ? Diye yorumlar yapılıyordu .. Yorgos ise annesinin acısıyla unutmuştu Komşu ülkenin radyosunda duydugu acaip türküleri sormayı …O gece aklına geliverdı birden .. Gelenlere sorunca Türkiye de darbe olduğunu anlattılar .. Komşu karışmıştı hem de dibten geliyordu koca koca dalgalar.. Bulduklarını zindana atıyorlardı .. Büyük kıyım vardı ..Misafirlerden biri ;
- Ehh be Yorgomu çok kudurduydular her gün kaç insan ölürdü !
Yorgos bir an söyleneni düşündü .. “ Kudurmak “ kelimesini yakıştıramadı arkadasının agzına, severdi Türkleri ..Zira büyük babası Anadolu da doğmuş mübadelede gelmişti adaya ..Türk komşularının ne kadar iyi olduklarını anlatırdı ..
Büyükbabasından çok dinlemişti Türk arkadaslarıyla nasıl ava gittiklerini, nasıl korkusuz olduklarını, nasıl misafirperver olduklarını .. Yakıştıramadı velhasıl o kelimeyi Dimitri’nin agzına…Keşke iki ülke anlaşssaydı da iki halk ta birbirlerini ziyaret etmeye başlasalardı ..
O aksam cenazenin yeni topraga verildiği aksam olduğu için çok ta uzun oturacak hali yoktu iki kardeşin .. İkisi de odalarına çekildiler ama Afrula biraz sonra abisinin odasındaki karşı karyolaya geldi .. Çocukken orda yatardı,buyudugunde annesi odasını ayırmiştı ..
Yorgos, müsade et burada uyuyayım bu gece, o oda bana soğuk geldi nedense, anacıgımla yatardık orda .. Yorgos “bu akşamlık ama “ diyebildi, zira odadan bir soğursa bir daha yatamazdı yalnız başına…
Zeytin zamanı geliyordu bile .. Ekim ayı gırdı mi başlarlardı toplamaya .. Anacığı olsaydı “ hadı bre Yorgakimu geç kalmayalım bak başladı herkes” diyerek başının etini yiyecekti ya .. Ama yoktu bu sene işte.. 😔😥
Birkaç gün denize çıkamadı Yorgos.. Gelen giden çok oluyordu eve, kardeşini de bırakmak istemiyordu; kimsesi kalnamıştı Yorgos’tan başka ne de olsa..Lakin fazla da kalamazdı ki karada, tabiri caizse kurtlanırdı , zaten anacığı ona “ Kurtlu Peynir “ adini takmıştı, çocuklugundan beri durdugu yerde durmayi bilmezdi Yorgos..
Ertesi sabah erkenden uyandı , gün doğmamıştı .. Azıklarını hazırladı , sepetine koydu, bisikletine atladıgı gibi sahile, teknesinin bağlı olduğu yere yollandi .. Birkaç arkadaşı daha vardı balık hazırlıgı yapan .. Selamlastılar ama herkesin avlanma merası ayrıydı .. Kimse kimseye nerede avlandıgını söylemezdi ..
Yorgos kıyıdan açılmaya başladıgında güneşin ilk ışıkları karsı kıyıları yavastan kızıllastırmaya başlamıştı bile.. Istavroz çıkarıp olta misinasını denize attı .. Beklemeye basladı .. Bugünde iyi olacak gibiydi ya ..
Güneş yükseldikçe balık artoyordu sanki o gün ama anlamadıgı , anlamlandıramadıgı bir rüzgar çıktı birden bire .. Lodos dese lodos değildi, ya Poyraz ? Hiç değildi .. Başının üzerindeki bulutlar kararmaya başlamiştı ..
Hade bre Teos, ( allahim) nerden cikti bu hava diyerek tanriya bir salvo gonderdi .. Ara sira dalga gecerdi boyle ..Kulaklarinda bir teknenin motor sesini duyar gibi oldu .. Yoksa Turk sularina mi cok yaklasmisti ? Bakindi ..Karsidan gelen yabanci bir tekne vardi . Cok daha yaklasmadan tekne durdu, iki delikanli denize atladi .. Yorgos saskinlik icinde izliyordu .. Ne yapmaliydi ? Gencler yuzerek karaya cikacaklardi belliydi .. Ama ne yapmasi gerekiyordu bu durumda ..
Saskindi bir taraftan da kalbi gumbur gumbur atmaya basladi ….
