Kosta’dan gayri herkesin gozunu sanki kan bürümüş gibiydi, konusmalar hararetlendi; yeni gelenlerden biri kilisedeki altarin ustune cikti:
– Beni dinleyin palikaryamu, bu sizin sakin sakin durdugunu sandiginiz Turkler megerse sinsi sinsi hazirlanirmis, haberiniz oldumu?Bize saldiracaklarmis, Adayi da ele gecireceklermis, onlara dunyanin kac bucak oldugunu gösterezeyiz bunu bilesiniz..Kımden duydun diyezeksiniz simdi, EEE elbette bizim de vardir ajanimiz, onlar icinde de haini vardir sanmasinlar kendilerini hep temiz..Kosta bunu duyunca gozleri faltasi gibi acilmisti, ne diyecegini bilemiyordu, saskindi oysaki O, Turklere cok guvenirdi bu konuda….Koskoca kilisenin kubbesinin basina yikildigini hissetti, yuzunu one egdi, sikintisi belli olmasin diye kafasini kaldirip kimsenin yuzune bakmiyordu, kilisedeki butun erkekler galeyana gelmislerdi, biri hadi dese gidip evleri basacaklardi neredeyse..Adonis birden kuvvetli bir islik caldi, papaz efendi konusmak istiyordu..
– Hiristofos istavroz cikararak , gencleri kutsayarak konusmasina basladi;
– Gencler bakiniz, dualarimiz kabul oldu,kovazayız biuradan Turkleri adamiz bizim olacak, lakin acele edip cocukluk etmeyiniz, herseyin zamani vardir, hepbirlikte hareket edezeyiz, diger koylerde ne yapilirsa biz de aynisini yapazayiz.Eger erken baslarsak Turkler basimiza bela olur burada, basa cikamayiz onlarla, bilirsiniz bu konuda bizden beterdirler..
– Gencler arasindan sesler yukslemeye basladi;
– Biz silahliyiz, burasi bizim kimse bizi durduramaz papaz efendi..
– Adonis hala Turk dostlarini dusunur gibiydi ama acik acik belli edemiyordu, Altarin ustune cikti;
– -Filimas, (arkadaslarim) Kımse kendi basina is yapmaya kalkmasin kalkan beni bulur karsisisinda, bu is kendi basina hareket edecek bir is degildir, sonra hersey tersine doner bilesiniz..dedikten sonra bir iki kiisden homurdanmalar duydu, sinirlenmisti..
– Bakiniz simdiden bu emre uymayacak varsa gitsin evinde karisinin yaninda otursun.. diyerek toplantiyi bitirdi..
– Kıliseden dagilirlarken, Kosta’nin en yakin arkadasi Hristo yanina yaklasti;
– – Kostamu, seni cok iyi anliyorum kardesim ama sakin soydaslarimiza karsi br yanlis yapma, yoksa gozunun yasina bakmazlar, diyerek arkadasinin sirtini sivazladi, gecenin karanliginda kayboldu..Soguk hala devam ediyordu ama eskisi gibi degildi neyseki, eve dogru agir agir yurudu, en iyisi gidip yatmakti, zeytinde bitmisti sabah acil isi yoktu ….
– BILAL AYVALI ‘DA………
– Bilal, herhangi bir sikinti cekmeden, Ayvaliya varmisti lakin Turkler o kadar cok siki tutmuslardiki isi, kendinin Turk oldugunu inandirmasi icin en sonunda Kuran dan sureler okumasi gerekmisti, kafa kagidina bile inanamiyorlardi br turlu,sikinti her yerde ayniydi, insanlar birbirlerine guvenlerini yitirmisler, herkes daginik, ortalik huzursuz ve insanlar sokaklarda dolasmaktan bile cekinir vaziyetteydiler..
– Rasim aganin kardeslerini bulmakicin eline verilen adresi gösterdi ,Allahtan limandan cok uzakta degildiler , Turk olduguna kanaat getirdikten sonra Ali isimli genc bir delikanliyi yanina kattilar, Ali ona rehberlik edecekti, cunku Ayvali cok karisikti su ara, her turde insan vardi, hirlisi, hirsizi, vursuzu, burasi da temizlenene kadar herkesin dikkatli olmasi gerekiyordu, heleki disaridan onemli is icin gelmis birinin cok daha zordu isi.. Ali, Bilal efendiyi , Selim beyin yazihanesinin kapsina kadar getirdi, iceri girdiler, Selim bey cok yakisikli adamdi, Bilalin hatirladigi kadariyla; cocuklugundan beri cok severdi o aileyi,kapidan girer girmez Selim abeyinin elini optu, kendini hatirlatti, iki eski dost önce dereden, tepeden konusmaya basladilar, durum her iki tarafta da vahimdi aslında ,buradaki Turk ceteler de isin dozunu kacirmislardi,ama neyseki Gazi pasanin emirlerine karsi gelmekten Allahtan korkar gibi korkuyorlardi. Duzenli olarak Rumca mektuplar yazılıyor gelen gemilerle akrabalarina gonderiliyordu. Rum tayfanın gemiden inmesine müsade edilmiyordu …Selim bey, Aliyi ugurladiktan sonra Bilale dondu,
-Bilal bak nerdeyse yatsi okunacak, beni bu saatte bulamazdiniz burada ama dua et, zeytin zamanidir, yaglar cikar onun icin burda beklerim, simdi bir numune getirecek meydanci, sonra da bir sise alir, eve gideriz, benim misafirimsin donene kadar Bilalim, az mi yemegini yedik anaciginin …hala aklimdadir o firinda oglak dolmusu, bayilirdim annenin yemeciklerine …
– KOYDE ISLER YURUYOR…………
– Rustem, Muhtar beyle konustuktan sonra annesi Lebibe hanimi. Mesagrosa goturmek icin hazirliklarini tamamlamaya basladi, atli arabayi hazirladi, anaciginin son islerini yapmasini bekliyordu Lebibe hanim, herseyi tamaladıktan sonra, deve tuyu mantosu , tilki kurku ve krem renkteki basortusu ile kapıda belirdi, anasinin asaletine hayrandi her zaman Rüstem , taparcasina severdi anacigini, biraz da anasina yakistiracak gelin bulamiyordu etrafta galiba 😂.. Anaciginin yukunu aldi, arabanin arka tarafina yukledi, Muhtar beyin arabasi oldugu icin ustu kapali ici deri kapliydi arabanin.. Lebibe hanim bu gidisin donusunun cok zor oldugunu , belki de hiç olmadığını biliyordu, kiymetli esyasini yanina almis, duasini ediyorduki, Rustem son bir defa etrafa bakarak arabaya atladi, atlarin yonunu Mesagrosa dogru cevirdi…
Köye vardiklarinda saat oglene geliyordu, Teyzesinin kapisini çaldıklarında ; kapiyi acan enistesi Ethem efendi oldu, onlari gorunce şaşırmış vazıyette karisina seslendi ama saskinligi da isteksizligi de sesine yansimisti yaşlı adamin ..
– Vecize… Vecize hanimmmm bak kimler geldi..
Vecize hanim, hemen namaz ortusunu başına örttü , merdivenin basinda beliriverdi
– Ahh hemsire nerelerden ciktinn? Hos gelmissin sefalar getirmissin, girin iceri, Rustem oglum , sen teyzeni hatirlarmiydinn? Diyerek hafiften bir de sitem yolladi.. Büyük bir heyecanla merdıvenlerden asagı indi. Kucaklastılar , sarmas dolaş oldular …Ana-oğul iceri girerken ev sahipleri ile konusmadan esyayi indirmemislerdi, İkı kizkardes biraz hasret giderdikten sonra Rustem soze girdi:
-Evde kimse var mi sizden baska teyzecigim?
Yok vallahi, bazen iyi saatte olsunlar cikiveriyor geceleri ama simdi hic birisi yok cok sukur..
Derken çok ciddiydı , kalbi temiz biraz da safça bir kadındı Vecize….Ethem efendi, bu sözleri işitince her zaman oldugu gibi biyikaltindan gulmeye basladi, fazla da mahcup etmek istemiyordu karisini..Lebibe hanim gormus gecirmis okumus kadindi kızkardesinden daha kulturluydu;
-Ayol hemsire hala iyi saatte olsunlar la mi ugrasıyorsun? Kış kışşşşşş diyemedin mi onlara.. ?
– Sen ol da deyiver ,ablacığım , gece geliyorlar vallaha, uyumamissam beni ziyaret ediyorlar, Ethem efendiyi uyandirinca kaciyorlar, hic sorma kardescezim..
– Lebibe de biraz tebessum ettikten sonra sozu Rustem’ e birakti; durumlari anlatmaya baslamasi icin.. Rustemin de sozu sohbeti çekilirdi , eger sinirlenip kekelemezse..Herseyi en basindan baslayarak anlatti, Ethem efendi cok ilgili gorunmuyordu, yasliydi ve bu konulara bulasip hic canini sikmak istemiyordu artık , rahatina duskundu, iki kizini evlendirdikten sonra elinde kalan gelirini yemeye celisiyordu, sagligina dikkat ederdi, az yer, cok uyurdu, bir iki defa kalp krizi atlattigini soylemisti Midillideki doktorlar ama artik kendne dikkat ediyordu …Vecize anlatilanlardan cok etkilenmisti; yuzunden korku ve endişe belirmişti;
– – iYi ettin gelmekle ablacıgım ne olacaksak beraber olsun, kardesim, hadi Rustem sen yukunu indir anaciginin ben de mutfaga gideyim allah ne verdiyse tel dolabindan cikarayim , guzel kavrulmus kurban kiymam var , goz goz yumurta kirarim ustune , tulum peynirli sade yagli makarnam da var, yeter mi biz e oglene?
– – Yetmez mi kizkardes ? diye karsilik verdi Lebibe. Rustem arabadan indirdigi yukleri yukari kattaki odalardan birine tasiyordu, konusulanlara kulak misafiri oldu;
– -Ahh Teyzecim allah sizlerden razı olsun gozum arkada kalmayacak, hep birlikte olmaniz iyi olacak, ara sira gelup sizlere Midilliden yiyecek getirecegim, taze balik getirecegim, anami size yuk etmem enistecigim sakin merak etmeyin.. Bunu duyan Ethem efendi biraz olsun rahatlamisti, kir biyiklarinin altindan tebessum ederek;
– – Hayirlisi olsun bakalim demekle yetindi..
– Ogle yemegini yediler, Vecize kocasinin oglen kahvesini yapmak icin mutfaga girmistiki, ablasi arksinda bitiverdi ;
– Bak kardesim eger Ethem efendi sana sikinti cikarirsa haberim olsun derhal evime donerim, benim derdim bu sikintili zamanda ikimizde yalniz kalmayalim..
– – O nasil soz ablacigim, burasi senin de evin, bu sikintili zamanda yalniz basina kalmana gonlum musade edrmi saniyorsun? Hic uyuyamam yoksa butun gece iyi saatte olsunlarla muhabbet ederdim aartik sabaha kadar..
Lebibe hafif tebessum edrek kardesini bozmadan yukari odasina dogru seyirtti buradaki tek sorun bu merdiven olacakti galiba ,ama olsun belki zamanla nankor dizleri bu merdivene de alışırdı , tahta trabzana asila asila, yukari kata cikip elbisesini değiştirdi ,Oğlu ve Ethem efendi kahvelerini yudumluyorlardi, biraz sonra Rüstemine veda etmesi gerektigini biliyordu, ustunu basini usulunce düzenledı , asagi indi , kizkardesi de elinde bir yarim kova suyla bekliyordu , Rustemi yolcu ederken arkasindan dokeceklerdi….
Midilli Mübadilleri sayfasından alıntıdır..
