OLAYLARIN SEYRI DEGISIYOR………..
Rustem bos arabayla , Midilliye donerken yureginin sizladigini hissetti, Anacigini birakmisti, bir harbe dogru yelken aciyorlardi, Anadolu da biten harbi simdi burada da nihayetlendireceklerdi, -‘onumuzdeki gunler cok zor olacak’ diye gecirdi icinden.Turklerin bazilarindan bile kusku duyuyordu, bu cokgizli isin altindan kalkip hayirlisiyla refaha cikabilselerdi hicbirsey istemezdi Allahtan..Atlari hem kirbacladi hem de kafasindan bir Rumeli turkusu tutturdu..Turku soylemeyi severdi oldum olasi.hele de babasinin turkulerini….Lebibe hanım , kocasını hatirlayip efkarlandimi hep bu turkuyu soylerdi
Manastirin ortasinda var bir havuz,
Canim havuz,
Bu yurdun kizlari hepsi de yavuz,
Biz calar oynariz,
Manastirin ortasinda var bir cesme, Canim cesme,
Bu yurdun kizlari hepsi de secme
Biz calar oynariz
Rustem turkuyu yanik yanik soyleye dursun , karsidan faytoncu Milosun geldigini farketti, biraz yavasladi, selamlasmak icin, hersey olagan devam etmeliydi,faytonun icinde Bilalin annesi Sidika hanimla, Ruhi beyin evladi maneviyesi Naciye vardi.Durumu anladi, kadinlara hic seslenmedi, Milosla selamlastilar, Konustular, Muhtar beyin köye misafir gonderdigini birkac gun sonra almaya gelecegini soyledi, gidis gelisleri dikkat cekmemeliydi…
BILAL AYVALI ‘DA..
Bilal, Ayvalida o geceyi deliksiz uyuyarak gecirdi, cok yorgundu, cok uykusuzdu, yatakta donecek hali bile yoktu.Sabah namaz saatinde uyandi, ayakyolunda abdestini aldi, odaya geldi yataginin dibinde kucuk bir seccade duruyordu , kafasi calisirdi, gunesin dogus yonunden kibleyi buldu, namaza durdu, Allahuekber deyip, secdeye egilecegi sirada,disarida bir sesin ezani muhammediyeyi okudugunu farketti, derinden geliyordu ama biri ezan okuyordu sanki.. Hayret burada camii yokmuyduki?Varsa da cok uzakti buralara! durdu, ezanin bitmesini bekledi, sonra namazini kildi, tekrar yatagina yatti ,ikinci uykuya daldi. Gunes yukselmeye basladiginda asagidan sesler geliyordu, birileri Rumca konusuyordu yine …. ustunu basini giyindi, asgaiya indi, Selim bey, Rum hizmetciye emirler yagdiriyordu , bugun misafirleri vardi, guzel yemekler yapilacakti, kasap barba Alexos tan kuzu eti almisti,
– Guzel bir guvec yapacaksiniz haniminla, keskek isteriz bir de guzel bir treyagli pilav diyordu, tam giderken dugun corbasini da ilave etti yemek listesine, Bilale donerek;
– Sidika hanimin yemeklerine benzemez ama bizim hanimin da yemekleri guzeldir Bılal efendi oglum.. dedi, Eleni, de ogrenmisti her turlu Turk yemegini artik, hanimina yardim edecekti..Selim bey emir vererek konusmaya cok alisik oldugu icin Bilale donerek;
– Bilal oglum sen de bi lokma biseyler ye, karnini doyur yazihanede bekliyorum dedi, tez canli adamdi, evin icinde bekliyemezdi cok, cikip gittiginde gunes epeyce yukselmisti..Bilal bir kac lokma ekmek , peynir ve zeytin atistirarak bir fincan kahve icti, Selim abeysinin arkasindan cikti, bugun Turk kumandana gideceklerdi elbet..
Selim beyin yanina vardiginda bir kac dakika icinde karargaha gitmek uzere hazirlandilar, Bilal mektubu bu sefer koynuna koymustu.Kofasından 😂cikarip kumandana vermeyi ayip sayardi elbette.Karargahta hummali bir calisma vardi.Herkes ari gibi calisiyordu neredeyse.Kumandanın odasi bir dakika bos kalmiyordu, ama koskoca komutan onlari geri çevirecek degildi yaaa, Selim bey durumu yavere anlattı ,
bir iki dakika icinde kumandanin onlari kabul eedecegi haberi geldi, bu mevzu ve Midilliden gelen misafir ne de olsa cok onemliydi, zaten Midilliden cok zor haber geliyordu.. kumandanin huzuruna kabulde , Bilal cok heyecanlanmisti, herseyi unutmadan anlatacakti insalllah, herseyi teker teker aklindan geciriyordu ama Allahtan mektup vardi , onu verrirse ne istedikleri yazardi icinde, bunlari dusununce sessziden bir oh cekti, ferahladi.Kumandan bu iki Turku ayakta karsiladi, Ali cavusa uc sade kahve ismarladi, adadaki durum oldukca onemliydi.. Bılal kahveyi icttikten sonra anlatmaya basladi anlattikca cosuyor , costukca anlatiyordu, kumandan bir ara sozunu kesip ;
– Tamam Bilal efendi , bana simdi mektubu ver,
Bilal mektubu cikardi, komutana uzatti, komutan cok yasli olmasa bile yuzu gunesten kavrulmus, derisi meşin gibi olmustu,yuzundeki kirisikliklar tarihe taniklik eder gibiydi. Aslinda rutbesi yuzbasiydi ama yasadiklarinin agirligi vardi uzerinde; Mektubu buyuk bir dikkatle okudu, Turkler silah istiyorlardi, gondermenin cok kolay olmadigini bildigi icin ihtiyatlı davrandi;
– Diyelimki sana devletin silahini teslim ettim Bilal efendi, nasil gotureceksin adaya? Silahi Ruma kaptirmak ta var..
Bılal o konuda kendinden emin bir vaziyette cevap verdi,
– Sen silahi ver gerisini bana birak kumandanim, Adada; Yere de Bılal, Molvada Celal derler, Keske imkan olsaydi da Celal kardesimi de getirebilseydim ama cok dikkat cekerdi, O beni sahilde bekliyecek..
– Bilal efendi iyi dersin ama bu istegini Gazi Pasaya bildirmem lazim, simdi Telgraf cekecegim, cevap geldiginde tekrar konusacagiz, tek basima karar verecegim bir mevzu degildir, sonucta sana verecegim silah bu milletin malidir..
– Bilal efendi, bu sozlere biraz icerler gibi oldu;
– Kumandanim ben de baska millet icin istemiyorumki, Turk milletinin adada yasayanlari icin kullanicaz hepsini, bizi kacakci mi sandin?
– Kumandan bu gozu pek delikanlidan hoslanmisti, yasca buyuk olmasina ragmen, kalkti sirtini sivazladi ve yarin gorusmek uzere Selim bey ve Bılali karargahtan yolcu etti..Sonra telgraf odasina gecti
– Yaz oglum dedi..
–
–
– Gazi pasa hazretlerine,
– 22 ocak 1923
Midilli adasindaki umum Turkler Toplanarak, Osmanoglu Bilal adinda bir sahsi muhimmat temin etmesi icin Ayvali’ ga gondermislerdir, Gelen sahis gozupek ve korkusuzdur. Guvenimize mazhar olmus bir sahsiyettir, emirlerinizi beklemekle beraber behemehal ilave etmek istedigim bir mevzu vardir; verecegimiz muhimmatin emin bir vaziyette adaya ulastrilacagi mevzusunu temin etmektedir.
Telgrafin karsiligi hemen geldi:
Yuzbasim,
Benim milletim guvenimize nail olacak sahislari gondermekte bir bakima ehlidir, tereduttsuz muhimmati sahsa teslim edebilirsiniz..
GAZI MUSTAFA KEMAL.
Bılal bir kac saat sonra karargaha cagrildi, en kisa zamanda adaya donmesi icin hazirlik yapmasi istendi.. Sevincten aglamamak icin kendini zor tutuyordu, ellerini acti , dua etti, alllaha mutesekkirdi..
KILISE TOPLANTILARI SONUNA YAKLASIYORDU…
O geceki toplanti artik karar verme toplantısıydı neredeyse;Papaz Efendi yine oradaki gencleri kutsayarak altarin uzerine cikti, istavroz cikardi ve konusmaya basladi:
– Butun dualarimizi Isanin yuzusuyu hurmetine Allah kabukl etmis bulunuyor, Yarın aksam adadaki Turk erkeklerini toplayazayiz, zaman harekete gecme zamanidir, mevzu ehemmiyetlidir, Adonis nasil yapilacagini size tavsilatiyla anlatazaktır..
Adonis altarin uzerine cikarak sesli bir islik caldi yine; butun gencler Adonise kulak kesilmislerdi; herkes sanki nefesini tutmus onu dinliyordu;
– Palikaryamu; beklediginiz zaman geldi, dorder dorder ayrilazayiz, guruplar olusturazayiz, her gurup o evde kac erkek varsa alıp, camiye getirezek, kimsenin gozunun yasina bakilmayazak, cok kotu muamaele etmeyiniz ne de olsa yillardir komsuluk yaptik bu insanlarla ama hic bir erkek kalsin istemiyorum evlerde , kadinlarin eli silah tutmaz ne de olsa..
Kosta bunu duyunca cilgina donmustu, derhal gidip agasini kacirmaliydi ama annesine haber vermeliydi once , arkasindan Zeliha hanimla konusacakti, agasina belli etmeden bir seyler hazirlamasi icin, Rasim beyin haberi olursa asla o arabaya binmezdi zira..
