BÖLÜM 31

Rasim bey, eve girmeden once, Mecnunu ahira bagladi, Kucuk Pamuk atlarin oldugu yerde yatmaktan, beyazdan kahverengiye donmustu neredeyse, Tulumbadan su cekti, hayvancigi kopurte kopurte yikadi,ardindan elini yuzunu yugdu, Mavi boncuk gozlerini karsiki daglara cevirdi,uzun uzunn o daglarda gecirdigi gunleri dusundu, son zamanlarda yasadiklari gecti gozlerinin onunden, Kosta ile saklandiklari magara, yasadiklari bir kac zor gun hep oralardaydi..hala kar vardi tepelerinde , ama ilk gunlerdeki gibi degildi elbet,basindaki agirligi, gogsundeki sikintiyi ne yapsa atamiyordu bir turlu. Yukari kapidan kucuk Mehmet gorununce bir nebze olsun gozlerindeki pus gidivermisti. 
– Baba, geleyim cizmelerini cekmeye?
– Gel oglum, hadi in yavas yavas merdiven ayacigina..
Mehmet’in en sevdigi seydi, babasinin koruklu cizmelerini cekmek, tutttumu cekiverirdi babasinin daha onceden cikardigi cizmeleri, bu sefer oyle olmadi , cekip cekip duruyor bir turlu cikaramiyordu, Cani sikilmisti Mehmedin,
-Ihh, ihhhhhhhh, cekiyom cekiyom ,cikmiyo noldu cizmelerine baba?hep cikariyodum ben buncazlari ! Rasim aga biyik altindan guluyor bir taraftan da kucucuk cocuga ders vermenin ne kadar dogru olacagini tartiyordu kafasinda , en basit sekliyle aklina geleni soyliyiverdi oracikta;
-Herseey her zaman kolay olmaz Memedim, bazen o kolay yaptigin seyler bile cok zorlasir… 
-Simdi oyle mi oldu Baba? 
-Ehh, biraz oyle oglum, ama ben yine sana cikarman icin yardim edeyim , hadi gel birlikte asilalaim da ciksin cizmeciklerim.
Rasim bey, cizmelerinin topugunu merdivene dayayip cikardiktan sonra oglunun cekmesine musade etti.. Zeliha hanim yukaridan baba oglu seyrediyor bir taraftan da kocasinin yuzunde beliren gerginliginin nedenini anlamaya gayret ediyordu. Bu zamanda sikinti bitermiydi, biri bitse biri baslardi, ama neydi bu seferki, acaba biri birsey mi demisti saklanmasi ile ilgili, Rasim bey hassas adamdi, boyle birsey duyarsa cok etkilenir uzulurdu..Kocasinin ogluyla birlikte yukari cikmasini bekledi, oglen saatini coktan gecmisti , Rasim aga dagdan dondu doneli saatleri de sasirir olmustu. 
– Rasim bey , biz yedik cocuklarla ,Tula sana da hazirlasin mi yiyecek birseycikler?
– Cok istemem, varsa bir corbacik icerim Zeliha hanim.. 
Belliki cani sikkindi ogle yemegini kolay kolay boyle corbayla gecirecek adam degildi koca Rasim..Kose odanin sobasi yeni yanmis olmasina ragmen gunes coktaan isitmisti odayi..Tula, elinde bir tepsi; icinde tereyagli mis gibi tarhana corbasi, sogan, siyah zeytin ve bir dilim ekmekle kapida belirdi, agasinin yanibasina koydu ve derhal odadan cikti, belliki agasi ile hanimi hususi seyler konusacaklardi..
– Rasim Agam , hayirdir beyim? Anlatacaksin nedir sikintin? Yoksa basinin etini yiyeyim anlat anlat diyee…
– Bilmem ki nerden baslayayim Zeliha’m…Bugun Dimitri ye gittim, bilirsin beni hep kapilardan karsilardi, yuzume bile bakmadi nerdeyse …demeye kalmadi, yutkundu, bir daha yutkundu. Rasim beyin boncuk mavisi gozleri yeniden puslanmaya basladi, kendini tutamadi, karisinin yaninda aglamayi hic sevmezdi ama yapacak birsey yoktu..
– Ne oldu agam, beni catlaticaksin sonunda, ne dedi sana koca gavur?
Rasim herseyi bastan sona anlatti Zelihasina…Zeliha hanimin tek soyledigi su oldu; 
– -Bundan sonra hicbirsey kolay olmayacak, yavas yavas hazirlanalim gitmeye agam…. 
NACIYE’NIN BASI DERTTE..
Naciye , bir taraftan Hatice hanimin kaprislerine bir taraftan Sidika hanimin ihtiyaclarina yeteyim derken bitkin dusmustu, ara sira odun tasimak icin ciktiginda biraz nefes almak icin evin arkasindaki kirlara dogru yururdu. iKi gundur oradaki yikinti da iki Rum genci durmadan icki iciyorlardi, bazen yanik turkuler soyluyorlar , bazen de naralar atiyorlardi, Naciye de genc kizligin verdigi merakla ara sira genclerin ne yaptigini gozetlemek icin buyuk sari kayanin arkasina saklanir, sessizce izlerdi..Cogunlukla korkardi ama meraki korkusunu bastirirdi bazen..O gun yine aksamuzeri alacakaranlikta, evin aksamki odununu tasimak icin bahceye oradan da arka kirlara dogru sessizce yurudu, evin arkasinda biraz bir tumsek oradan da yukari taraflara giden issiz kayaliklar arasindan Rum genclerin sesleri geliyordu, sanki bu aksam daha cok ses vardi , yine buyuk sarı kayanin arkasina gecti, her zamanki yerine saklandi, dinledi ama konusmalarini anlamiyorduki , sen sakrak eglencleri hosuna gitmisti, kulak kesildi, ne de olsa o da bir genc kizdi, hayatinda dogru duzgun bir erkek gormemenin verdigi merak vardi uzerinde.. Bırden iri kocaman bir el agzini ,digeri de kollarini kavradi, Naciye neye ugradigini sasirmisti, debelenmeye basladi, bagirmaktan da korkuyordu, Ruhi bey, Onun buralara kadar yuruyup ciktigini gorse cok kizardi, adamin elini isirdi, ciglijk atayim dediyse de sesi cikmiyordu kizcagizin, Rum genci, oyle bir sarmistiki kocaman kollariyla, Yalnizca debeleniyordu, debelendikce uzun etegi aciliyor bembeyaz bacaklari ortaya cikiyordu, Rum delikanlinin istahi kabarmisti. İckinin de verdigi rahatlik ve guvenle Naciyeyi bacaklarinin arasina kistirdi, tam tecavuz etmek uzereyken diger iki arkadasi basinda bitiverdi, Naciye firsat bu firsat diyip dogrulmaya kalktiysa da beceremedi, Rum genc ondan cok kuvvetliydi..
– Oppopp opppopp.. heytt be boyle yalniz eglenmek varmi Nıkos efendi? Kaldir da yikinti da beraber eglenelimm..Uc erkek Naciyeyi yikintiya dogru suruklediler, kimsecikler yoktu ortalarda, hava da kararmisti, istedikleri tek sey Naciyeyle gonul eglendirmek, orasiyla burasiyla oynamakti. Kiz korkudan bayilmis, kendinden gecmisti, bundan istifade uc erkek te sirayla tecavuz ettiler, ilk isini bitiren kizin daha bakire oldugunu onu ilk kullanma serefinin kendine ait oldugunu haykiriyordu. Nikos sona kalmisti ; Hem icip hem kiza tecavuz etmeyi surduruyorduki bir lamba isiginin onlara yaklastigini farketti 
– – Adee grigoraa ( cabukk) biri geliyor elinde fenerle, cabukkk pedyaa!! 
– Evden merak etmislerdi elbette..Bilal de o gece anacigini almaya geldigi icin arama gorevi O’na dusmustu.. Naciyeyi geldigi gunden beridir begenmis, ama lafini bile etmekten cekinmisti onemli memleket mevzulari varken..Yalnizca hayalini kurmustu uyumaya cekildigi zamanlar… Elinde fenerle dolasirken bir taraftan da ;- Naciye hanim, Naciye hanim diye sesleniyordu.Sesine karsilik veren kimse gorunmuyordu ortalikta, Sanki yikintidan gecenin alacasinda inleme sesleri geliyordu kulagina , o tarafa dogru seyirttii, yikintinin duvarlari saglamdi, yalnizca tavani ve pencereleri yoktu ,sesi rahat duyabiliyordu, yikik kapidan girdi, duvarin dibinde bir suru bos icki sisesi duruyordu.. Feneri sol tarafa cevirdiginde ;bir cuvalin uzerindede siyah saclari sere serpe yayilmis , beyaz bacaklari kan icinde kalmis, yalinayak, akpak gogusleri acikta yatan baygin bir kadin vardi, egildi, yokladi yasiyordu Allahtan , Ama bu Naciye idi,Aman Tanrimmm!! Naciyesi idi Bilalin! kac gece hayalini kurdugu, adini bile anmaktan cekindigi Naciyesine kim kiymisti, hangi it ugursuz yapmisti bu zulmu,Bilal o anda cilgina dondu. Agiz dolusu bir nara atti, bir daha atti, bagirmak, bagirmak neredeyse butun koyu toplamak istiyordu….
– 
– Bilal’in kendine gelmesi biraz zaman aldi. Yere oturdu kizin ustunu yerdeki diger cuvalla orttu, ama acele edip doktor cagirmaliydi, ya da Midilliye goturmeliydi…Birden akli basina gelince oturdugu yerden firladi; Naciyeyi kucakladigi gibi eve getirdi, kapiyi tekmeleyerek acti, sinirinden kendinden gecmistiki, Ruhi abeyi elinde pistol le merdiven basinda onlari bekliyordu, olan biten belliydi lakin kimin kac kisinin bu isi yaptigini ogreneceklerdi. Ogreneceklerdi ogrenmesine de kimi kime sikayet edeceklerdi? Bilal derhal Doktor Stavrosun evine gitmek icin firladi..Bekleyecek hali yoktu, Firtina gibi gidip, kapiyi hizli hizli caldi, Stavros bu saatte gelen hastanin acil oldugunu bilirdi. Hic sorgu sual etmeden Kapinin arkasindaki hazir ettigi cantasini alip Bilalin atinin terkisine atladi ve iki erkek Ruhi beyin evinin yolunu tuttular..
– O arada Naciye biraz gozlerini aralamisti, Hatice hanim basinda durmus; zavalli kizi konusturmya calisiyordu, nasil olmustu, Oraya nasil gitmisti sorguya cekiyordu Naciyeyi.. , Ruhi bey sinirlenip karisini da Sidika hanimi da odadan cikardi.. O arada, Bilal , doktor Stavros’la yari acik kapidan iceri suzuldu. Naciyenin odasi merdivenin altindaki alt odacikti, orada yatar orada kalkardi, sabah hanimindan beyinden once kalkar, namazini kilar, sobalari yakar, kahvaltiyi hazir ederdi..Hatice hanim istanbuldan gelmis biraz simarikca bir kadindi, sozleri de oldukca igneliydi, agir soz isitmemek icin elinden geleni yapardi Naciye, simdi bu kabahatini nasil anlatacak kendini nasil aklayacakti… Doktor Stavros, herkesi odadan cikardi, yalnizca Bilalin annesi Sidika hanimin yaninda olmasini istiyordu, bir kadin olmaliydi yaninda muayene ederken…Bılalden anasini asagiya indirmesini rica etti, Sidika hanimin kulaklari da agir isitirdi ya , neyse… 
– Doktor Stavros, tepeden tirnaga Naciye yi muayane etti, lakin sira vajinal muayeneye gelmisti; Sidika hanima donerek; 
– Hanim bir carsaf veriniz, vajinal muayene edecegim..
Sidika hanim doktorun dedigi hic birsey dogru anlamamisti;
Ne istedin Yatros? Majina mi edeceksin?O da nedir? Bizim zamanimizda oyle muayene etmezdi doktorlar oglum, O da nedir? Majina edecekmis kizi baksana? Diye diye soyleniyordu..
.. Doktor Stavros derdini anlatamayacagini anlayinca kizin altindaki carsafi cekip ustune orttu, vajinal muayene nedir Naciye de ilk defa ogreniyordu, Cok cani yanmisti ama agzini acip ‘ihh” demeyi ayip saymisti. Doktor Muayeneyi tamamladiktan sonra eldivenlerini atti, ellerine su dokmesi istedi Sidika hanimdan, Erkeklerle konusmak icin disari cikti.. Naciye hem agliyor hem de utancindan basini yorgandan disari cikaramiyordu..
Doktor Stavros yutkunarak ; 
– Dua edinki hamile kalmasin, eger sansliysa zamanina denk gelmediyse kalmaz ama cok badire atlatmis,Cok hirpalanmis, bakireymis korici!(kizcaz) yasadigina sukur edelim, ilaclar yazacam simdi, Bilal efendi oglum, yarin sabaha Midilliden yaptirip geleceksin ,sana tarif edecegim diyerek , Ruhi beyin hazir ettigi iki mecidiyeyi Ingiliz kumasindan dikilmis yun ceketinin cebine indirdi..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir