O Gece Ruhi beyin ayilmasini beklemek zorundaydi Bilal’le Sidika hanim, Naciye hemen beyefendiye sekersiz bir kahve yapmak icin mutfaga indi.Ruhi bey agzinin icinde olur olmaz laflar geveleyip duruyordu ya ,gerci ne dedigi de anlasilmiyordu.Sarhoslugu hep boyle olurdu .Hatice hanim kocasinin bu durumundan oldu olasi huzursuz oldugundan,daha fazla sinirlenmemek icin odasina cekildi, bir taraftan da kulagi buyuk kose odadaydi hani..Bilal’le Sidika hanim, Ruhi beyle muhabbet ediyor bir taraftan da, konuyu acacak zaman kolluyorlardi lakin sirasi degildi elbet, en azindan kahvesini icene kadar bekleyip durumunu gormeliydiler, O arada kapi acildi, Naciye butun guzelligi ile elinde kucuk gumus kahve tepsisiyle iceri girdi.. Ruhi bey sarhos olunca konustugunu pek dusunmezdi, o asil adam , o akilli adam gider yerine bir baskasi geliverirdi .Agzinda geveledigi baklayi cikariverdi, Naciyeyi gorunce.
Kac gundur aklimda ne var bilseniz? Su kizin basina bu musibet geldi geleli, diyorumki acaba O, nu da mi nikahimin altina alsam? Bundan sonar dul olunca elalem laf eder cunku…Hem rezil olmaktan da kurutuluruz..
Bilal , Ruhi abisinin bu huylarini bilirdi ama , Naciyeye bu gozle bakacagini hic dusunmemisti, Bir anda tas kesildi, vursalar kani akmazdi, ne diyecegini bilemiyordu, bu konularda cok tecrubesi yoktu, Ne de olsa Ruhi abeysi O’ndan buyuktu, kac gundur anacigini agirlamislardi, konusmamak icin dudaklarini isirdi, dislerini gicirdatti,goz ucuyla anasina dogru bakti.. Naciye tepsi elinde kalakalmisti..yuzu kipkirmizi idi elindeki kahveyi sehpanin uzerine koyup disari firladi. Sidika hanim hem tecrubeli hem de sozu dinlenir bir hanimefendi edasiyla;
Bak Ruhi bey abeycigim; biz o meseleyi oglumla iki gundur dusunduk tasindik, seninde dedigin gibi sizin yaninizda kalmasi uygun degildir bundan sonra Naciye’nin , bu sebebten dolayidirki;kizimizi senden Allahin emri peygamberin kavli ile Bilal’e istemeye karar verdik..
Bu sefer tas kesilen Ruhi bey olmustu, vermem diyemiyordu, Naciyeden de vazgecmek istemiyordu, hem de karisindan cekiniyordu, ne soylecegini kestirememenin yuzsuzlugu ile
Bilmem ki Hatice hanimla konustunuzmu ne diyecek? Burda kalsa daha iyi olmaz mi ? cocuk dogunca da hazir dadi iste…
Hatice hanim kocasinin capkinliklarini cok iyi bildigi icin, konusulanlara kulak misafiri olmus,bir taraftan da sinirden butun tirnaklarini kemirmisti neredeyse, yataginin ayak ucunda duran kirmizi sabahligini ustune attigi gibi yan odaya daldi..gozleri hortak gormus gibiydi, saclari dimdikti..
Ruhi bey,Ruhi bey, sen ne diyorsun?? kime sordun da ustume kuma almaya kalktin, bir hizmetci parcasini bana kuma almaya kalkarsan intihar ederim bilmis ol!diyerek Sidika hanima dondu;
-Sidika hanim, sizde yarin sabahtan tezi yok su kiymete binen hizmetciyi alin ve evinize gidin lutfen burada bir dakika daha kimseyi gormeye tahammulum yok benim diyerek aglamaya basladi; o arada birden fenalasti.. Yine de Hatice yere duserken kaldirip tutan Bilal olmustu. Ruhi bey hic kilini bile kipirdatmamisti;
-O bayilir boyle ara sira , siz rahat olun, Naciye biraz kolonya getirsin de ayiltsin su hanimini diyerek Naciye’ye seslendi..
Gece uzun olacaga benzerdi, Hatice ayildiktan sonra aglama krizine girdi, Naciyeyi de odasindan kovarak yalniz kalmak istedigini haykiriyordu, Sidika hanim hem Ogluna hem de Naciyeye kas goz isareti yaparak , ikisini de cagirdi.. hepsinin sinirleri altust olmustu, yasananlar yetmiyormus gibi bir de bu insanlarin cigligine nasil tahammul edilirdi?Mumkun olsaydi gece cikip gideceklerdi ama yollar cok tehlikeliydi, boyle bir seye cesaret edemezlerdi, bir taraftan da faytoncu Milos ‘u bu saatte gumus mecidiye versen kimildatamazdin yerinden.. Acil durum olmadigi muddetce Milos cikmazdi evinden..Bilali odasina gonderdi, gelin kiziyla merdiven altindaki odasina indi Sidika.. gururu yerle bir olmustu, cok kirgindi, kimseyi ne gormek ne de duymak istemeyen aslinda onlardi ama su harp zamaninda sabirli olmaktan baska yapacak birsey yoktu, mesele gurur, kiskanclik, seref , haysiyet meselesi olmaktan cikmis su anda memleket meselesinin bir uzantisi olmustu sanki.. Sidika hanim, gelin kizin basini oksadi; sabirli olmasini soyledi, bu geceyi zar zor gecirip Sabah erkenden cikacaklardi nasilsa..Zavalli Naciyenin soyleyecek sozu bitmisti zaten, gozlerinde yaslarla , lambayi sondurdu ,yatagina kivrildi, duasini etti, Allahtan selamet diledi… O gece uyumasi lazimdi, yeni bir hayat bekliyordu onu artik..Bilal ile Sidika hanim neredeyse sabahi ettiler konusarak; Hic beklemedikleri seylere sahit olmuslardi bu aksam.. Harp zamani olmasaydi bu mevzu cok uzardi da, simdi kisa tutmaliydilar, gururdan ofkeden daha onemli seyler vardi..
KOSTA ILE RASIM BEY ERTESI KOYE DONUYORLAR….
Rasim bey’le Kosta o gece koye donecek durumda degildiler, yorgunluktan her ikisi de baygin vaziyetteydi nerdeyse, Karinlarini Vasilinin lokantasinda doyurup, hamamin yanindaki kucuk otelde kaldilar, pek temiz sayilmazdi ama bir gecelik idare edeceklerdi artik, Rasim bey, ictikleri ouzonun da etkisiyle basini yastiga koyar koymaz uykuya daliverdi, horlamaya bile baslamisti, Kosta gozlerini kirislerinden orumcekler sarkan tavana dikti, denizin sesi geliyordu disaridan, dalgalar kenarlara sert vuruyordu o aksam Hava da sert esiyordu, soguktu, sanki hava bile onlara muhalifti o gece….Bu baba gibi sevdigi adamdan bir muddet sonra ayrilacakti, bir daha da gormeyecekti belki Onu , belki giderken bu insanlari vuracaklardi, belki baska birsey yollarina engel olacakti.. Bunlari dusunurken birden kaldiklari odanin kapisi hizli hizli vuruldu; otelci delikanliydi gelen;
Aman palikaryamu sakin odada Turk oldugunu soyleme gelirler de kapiyi vururlarsa, bu gece yine etrafta Turk avina cikmislar..
Kosta ne diyecegini sasirmisti, kapiya gelip sorarlarsa ne diyecekti yine? babam derdi de bir yalan uydurup isim bulmaliydi;dusundu neden Angelos olmasin gercek babamin da ismi dedi kendi kendine.. Rasim bey uyuyordu, Kapi hizli hizli vuruldu, Rasim gozlerini acti,
-Hayirdir Kosta’mu bu saatte alici gibi?
-Pek hayir degil agam, Turk avina cikmislar gene, sakin Turkce konusayim deme, sen benim babam Angelos’sun, tamam?
-Ahh dustugumuz hallere bak , diye soylendi icinden Rasim bey icinden..Tamam oglum tamam , merak etme olmeyecegim daha..
Kosta kapiyi acti’ iki orta yasli Rum kapida elleri silahli bekliyordu,
-Duyduk ki bu gece otelde, Turkos varmis, burdamidir yoksa?Nicedir,Kosta rol yapmayi ogrenmisti artik;
-Benim Turklerle isim olmaz. pateramu adi da Angelos tur,icerdeki uyurdu , uyandirdiniz, yatrosa geldik , yazik adamin kalbi duracak..Ama isterseniz konusun gene..
Ade signomi,(ozur dilerim) kalinihta palikaryamu..Kosta rahat bir nefes aldiktan sonra tekrar yatti, konusacak lakirdi kalmamisti artik, bir an evvel sabahi edip koye donmeliydiler , bu is cigrindan cikmisti, donusu yoktu..
BILAL, SIDIKA HANIM, NACIYE ISKOPLUYA GIDIYORLAR..
Sidika hanim, Bilal konusa konusa sabahi etmislerdi, Sabah ezani okunduktan hemen sonra, ana ogul namazlarni kilmislar, arkadanda biraz kestirebilmislerdi allahtan..Gozlerini actiklarinda gunes hayli yukselmisti, kalkip asagi kattaki ayakyoluna indiklerinde Naciye yine mutfakta son gorevlerini yapiyordu, hanimiyla beyine kahvalti hazirlamis, tepsiye koymus yukari cikaracakti; Sidika hanimin sesiyle irkildi;
- Sabah seriflerin hayrolsun , guzel gelinim, sen ver de ben cikarayim tepsiyi, sen artik benim gelinim sayilirsin , kimseye hizmet etmeni istemiyorum.. Naciye sasirmisti, ne diyecegini bilemedi, gunlerdir ilk defa gururnu oksayici bir soz duymustu, gozleri sevincle parladi;
- Ama olur mu efendim? size hic yakismaz,
- – Yakisir yakisir, kizim benim de az cok bildigim var..Diyerek Sidika tepsilerden birini alip merdivenlerden tirmandi,Naciye ikincisini de arkadan getirip hayat ustundeki sedirin ustune birakti..Hatice hanim hala daha uyuyordu, kapiyi tiklatti iceri girdi Sidika ;
- – Sabah seriflerin hayrolsun Hatice hanim kizim, bu son gun de kahvaltini ben getireyim dedim, zira Naciye artik gelinim sayilir, hizmetini ederse bana ve ogluma eder..Haticenin nutku tutulmustu, ne diyecegini bilemedi, yalnizca ‘ zahmet oldu Sidika abla ‘ diyebildi..
- Yan odanin kapisini tiklatti ,Ruhi bey de orada uyumustu dun gece, ses seda duymayinca kapinin kolunu cevirdi , iceri girdi ama Ruhi bey coktan kalkip gitmisti demekki, dun aksam soylediklerinden belliki ar etmisti.. Tepsiyi alip BIlal’e goturdu, bir lokma yesindi evlatcigi..
- Gunes yukselince , daha fazla beklemenin alemi yoktu, ucu de hazirlanip , Faytoncu Milosu cagirdilar, Bilalin kendi ati vardi ama Ana kizin esyasini ancak fayton paklardi, Yine de giderken ,Hatice hanimla vedalastilar, hersey icin minnettar olduklarini soyleyip, faytona bindiler, hayirli bir yola cikiyorlaardi insallah.. Bilal de Naciye de cok mesuttular o anda ikisinin de gozlerinin ici guluyordu..
