Bolum 43

Yeni evlerine girenler, urkek ve cekingendi , sanki birileri dolaplara saklanmis , cikip uzerlerine saldiracakmis gibi geliyordu.Eve genellikle ilk erkekler giriyor, etrafi kolacan ediyor, sonra da kadinlari ve cocuklari aliyordu, hepsi cok yorgun ve bitkindiler, bahcelerdeki istiflenmis odun yiginlarindan cali cirpi toplayip once ocaklari ateslediler , coluk cocuk sicak  bir corba beklerdi, Allahtan cogu yaz sonunda yaptiklari mis kokulu tarhanalarini  getirmislerdi, tel dolaplarinda kavrulmus kiymalar duruyordu ama ya domuz eti karismissa ne yapsinlardi ? Haramdi, mekruhtu dinimizde, ah su dinimiz, herseyi yasaklamisti biz puripak muslumanlara…sucuklar kangal kangal tavanlardaydi bazi evlerde , ama yenmezdiki gavurun mali, domuz vardi icinde mutlaka…Ambarlardaki dolaplara kimse varmidir diye korkuyla yaklasan kadinlar cocuklarina pisirecek  as ariyorlardi, o gece bir cok evde adadan bez torbalar icinde getirdikleri mis kokulu tarhanalar kaynadi,  ekmeklerine  zeytini ve sogani katik edip corbayi kasikladilar, yataklar serildi, bazi yukluklerde(gomme dolap)sakiz gibi tertemiz carsaflar bile duruyordu, lakin kendi getirdikleri carsaflari sermeyi yeglediler, hele Zeliha hanim, kayinbiraderinin evinde olsa da oglunun altina bir carsaf sermeyi ihmal etmemisti..Maria ile Kosta’nin verdigi carsafi acar acmaz birer tutam saci bulunca gozyaslarina hakim olamamisti, goz yasi peslerini birakmiyordu bir turlu , gittikleri heryerdeydi, bir turlu nese ve sevincle yollari kesismemisti, yillarca da zor karsilasacaklardi  bu guzel duygularla  Midillideki can korkularini uzun yillar atamayacakti mubadiller..Yeni mekanlarina alisana kadar hep peslerinde olacakti oldurulme korkusu…

 Ziyneti hanim evini cok begenmisti,  neseli kadindi dedikya; yukari kose odadan derya deniz de ayagina kadar gelmisti, bayildi mis gibi tutsu kokulu eve..

  • Ohohommm( cok guzel, ne mutlu )benim adadaki evden guzel bre Pelivanimu..Alkisim efendime, bakasan kosk buldu bana.. girdigi her yeri neselendirirdi Ziyneti, Mehmetcik te anasi begenince zevkten dort kose olmustu;
  • -Guzeldir evimiz ana, guzeldir degil? bu ev adadakinden guzel degil?/ ama adada ceviz agacimiz variydi, erikler variydi bahcemizde badem agacimiz variydi biraktik gavura geldik degil?
  • Evlatcim , Gazi Pasa kurtardi bizi gavurun elinden , yoksa bizi kesiceydi gavur burada da dikeriz bahcemize erik agaci , ceviz agaci, ne istersen diker babacin evlatcim..
  • Zehra da evine yarlesmeye gayret ediyordu , lakin iyiden agirlasmisti, yormustu yolculuk O’nu.. Mehmet Emin etrafi kolacan etmek icin cikmis daha donmemisti ne de olsa kayinvalidesinin yanibasindaydi Zehra ..
  • Salih  Cavus ,Sabire hanimi oturtmus , hizmet ediyordu, denkleri aciyor, esyalari yerlestiriyor, sandiklari yerlerine cekmeye ugrasiyor, yatak hazirliyordu; Ziyneti sokak basindaki penceresinden cocuklarina seslendi;
  • — Zehra, Sabire , Salih effendi hadi gelin evlatlarim,biseycikler hazirladim hep beraber yiyelim..Allah ne verdiyse..
  • Uzun sure boyle devam edecekti birliktelikleri, aslinda bu mutluluklarin en buyuguydu. Yillar gecip anacigimdan fayda goremez olunca bu birlikteligin ne buyuk bir devlet oldugunun farkina variverdim malesef, zira benim anacigimda ayni terbiyeyi aldigi icin torunlarina, bana , esime azami sevgi ve fedakarlikta bulunmustu..
  •  Hep birlikte nese icerisinde yediler o gece, tarhana corbasi zeytin, ocakta ekmek kizarttilar, sogan pisirdiler, gavurun keci peynirlerinden cikardilar… mis kokuyordu ev derli toplu, temiz bir aile oturmustu bu evde demekki ….Allah razi olsundu bu insanlardan insallah onlar da bulduklari evde rahat ederlerdi adada..Dua edip kalktilar sofradan..Masada yemek yiyorlardi artik. yer sofrasi o gece itibariyle tarihe karismisti Ziyneti hanim ve ailesi  icin.
  • Boylece yillar icinde Rumlarin biraktigi Avrupaliligi, orf ve adetlerini harmanlayip  yasattilar , Ayvalik’i Anadolunun diger sehirlerinden farkli kildilar…

RASIM BEYLE , ZELIHA HANIM…

  •  Zeliha hanim o gece yorgunluktan sizmisti neredeyse.. Sabah ezan sesi duyulmaz miydi bu memlekette?Tahmini  ezan vaktinde  kalkti, abdestini alip namaza duracaktiki, gogus kafesinde bir sizi hissetti, Aman allahim bu ne yorgunluktu her tarafindan cikacakti elbet bu yolculugun acisi.. Emin bey daha onlari yerlesmeleri icin salivermemisti, Evi, kiliseyi bahceleri temizleteceklerdi iscilere.. Sonradan  gidecekti Rasim bey ve ailesi.
  • Bu hengameyi temizleyecek hali var mIydi zavalli Zelihanin? , adada hizmetcilerle buyumus, kocasinin  evinde de yanasmalarin yardimiyla rahat  yasamis kadindi, aliskin degildi, is yapmaya pek…
  •  Bilal effendiyse  gozunun nuru, Naciyesi ve sevgili anacigina guzel bir ev bulmanin huzurunu yasiyordu, lakin burada bir is tutmaliydi. ehh cok sukur tapulari vardi zeytinini alacakti evellah ama, vazife  adami parildatirdi, Naciyesi gebe kalir da evlatlari olursa , babasinin helal kazanciyla buyumeliydi, Sokaklar insanlarla doluydu, diger koylerden yeni gelenler, karantina dan yeni kurtulanlar, yolda vefat edenler , firsatcilar, sokaklari mesken tutmus meczuplar, akla hayale gelmeyecek tablolar vardi sokaklarda;Kimisi sokaklara kurlalarini sermis, yatiyor, kimisi cocugunu emziriyor, erkeklerin bazilari burnundan soluyor, kimisi ellerinde tapularla sokak sokak dolasiyorlardi. Ortalik nerdesye gunduzleri ahser mahser yeri oluveriyordu.. Bilal biraz daha beklemesi gerektigini biliyordu elbette ama cani da tezdi hani! Yere de Bilal Molva da……. namini bosuna haketmemisti.. Evine dondu, Naciye muhabbetli gozlerle kocasini bekliyordu, Sidika hanim, ocaga koydugu yemegi neredeyse hallamisti, yanina bir de pirinc pilavi yaparsa daha ne isterlerdiki bu zamanda…

 Vecize hanim kizlariyla, Molvadan geldigi icin Ayvalika degilde Kucukkuyuya  gonderilmisti , zaten zavalli kadin konusunu komsusunun izine dusecek haldemiydi? once kocasi, sonra aslanlar gibi yegeni arkasindan da ablasini kaybetmisti, bu kadar aciyi bu yasta kaldirabilir miydi?

 Egenin  batisi , en zor  gunlerini yasiyordu savastan sonar. Hergun yeni bir gemi, yeni insanlar, yeni karantina, yeni dogumlar, bazen olumler, lakin  binlerce yasindaki Anadolu Topraklari yillar sonra mubadilleri agarlamak icin  acmisti kucagini artik..Donusu yoktu bu maceranin…Elbette  eski topraklara yerlesmek uzun uzaman alacakti, Herkes yaninda getirdigini ,evlerde buldugunu yiyor iciyordu, hazir parayi tuketiyordu, Firsatci, karaborsaci cogunluktaydi ama askeriyenin haberi olunca gozunun yasina bakmadan icabina bakiveriyordu bu gibilerin.. Allahtan suc orani bu gibi ufak tefek seylerle kaliyordu, Turk ceteler artik uzak edilmisti, Cogu Kozak daglarina  cekilmislerdi.. Gazi pasadan kesin emir vardi; Mubadiller zaten sikintili bir alisma surecinden geciyorlardi , kimse rahatsiz etmeyecekti  bu cileli insanlari.. Ceteler bu insanlara zarar verecek olursa , goz kirpmadan vurulacaklardi..

Gunler gectikce , Sikintilar basgostermeye baslamisti, Bu insanlarin cogu zeytinciydi, tarlalarda zeytinler curuyordu, dagitim olsaydi da bir an evvel herkes kendi malini mulkunu bilip, toplamaya baslasaydi, zor bir surec yine onlari bekliyordu, erkekler hergun tapular ellerinde Mubadil cemiyetlerinin onunde bekliyorlardi, emir gelirse hemen islem yapilacagini soyluyordu oradaki fesli katipler, her biri de burnundan kil aldirmiyordu yani, Son Osmanli katipleriydi ne de olsa herbiri…  Rasim bey ogun hayli kalinca olan tapularini cebine koyup cemiyetin yolunu tutu, gerci kardeslerine sormadan is yapmazdi ama , ee artik hersey bi yere kadardi, onlari da bu isleriyle rahatsiz etsin istemiyordu, belki de bilinc altinda ‘ ne kadar agaci var’ gizli kalsin istiyordu, kimbilir? insan beyni cozumsuzdu henuz, hele de boyle sikintili zamanlarda ne yapacagi belli olmazdi insanin..

 Cemiyetin ,agir demir kapisini yavas yavas geriye dogru cekti; kapida bir erat nobetteydi;

  • Oglum nerdedir bu zeytinlerin dagitildigi oda?
  • -Baba , daha baslamadi , emir bekliyoruz Gazi pasamizdan ! biraz uzun surebilir diyor katib efendiler.. Iste o anda Rasim bey dellenmisti , kendini tutamayip bir kufur salladi, Asker neye ugradigini sasirdi, ilk defa boyle okkali bir kufur duyuyordu  Gazi pasaya …
  •  – Sen ne diyorsun aga? canini kurtardi yetmedimi? utan utan sakalindan biyigindan. diyince Rasim bey kendine gelmisti, kufur ettigi adam cani kadar sevdigi  Sari pasaydi, ne yapmisti.?Lakin canina yetmisti gunlerdir yasadigi sikintilar…
  •  – Affet oglum, bizde artik dusunecek hal kalmadi, gunlerdir zeril zebiliz, sen de bizim yerimiz de olsaan….. deyip oradan ayrildi.. cani sikkindi ama  yapilmayacak seyler yapmisti, keske kardeslerini yanina alsaydi, bir de kodese atacaklardi onu Gazi pasaya hakaretten .. cani kadar sevdigi pasasina…Eve dondugunde oglen vaktini coktan gecmisti, masa kurulmus corbalar icilmis , yemekler yenmis mis kokulu tereyagli  bademli baklava yeniyordu..
  • – EE nerdesin be abeycigim, seni beklemekten dilimiz damagimiz kurdu basladik yemeye bitirdik bile, hadi sana yemek koysun Emine hanim.. Emine hanim Ayvalika geldiklerinden beri koyden gelip yanlarinda yasayan emektarlariydi, Afet hanimin eli ayagi idi..Rasim bey basindan gecenleri birer birer Emin beye anlatti. Kardesinin gozleri buyumustu;
  •  Sakin delirdin sen? atarlar seni kodese hicbirimiz cikaramayiz/ sonra da dar agacinda sallandirirlar, sen dua et helal sut emmis bir erata rastlamissin.. haber yakinda bekleniyor, eli kulaginda merak etme , bizim iscilerden birini  her gun oraya gonderelim de haber getirsin bize, gec kalirsan isin geri ye kalir, sona kalan dona kalir derler hele bu islrerde cok seyler donuyor diyorlar. Rasim aga, aklini basina toplaa,,, Delilik care degil..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir