Hangi erkek annesinin sozunden etkilenmezdi ki?Bilal’in kafasi karismisti anasinin soylediklerinden , kaynanasini alip getirmeden once bir mektup yazip ahvalini(halini)sorsalar daha iyi olmaz miydi?Lakin Naciyeye nasil anlatirdi bunu simdi?Butun gun iste Bilal’in kafasini bu mevzu mesgul etti o gun , ara sira dalip gittigi, gelenle gidenle bile eskisi gibi ilgilenmedigini farketti gun sonunda, utanmisti kendinden, utaniyordu karisina yalan soylemekten, ama ev huzuru da cok onemliydi hele de bu yastan sonra. Sidika sert kadindi, eger kani almazsa cehennem ederdi hepsine gunlerini…
Karar vermisti,once iki satir mektup yazacakti, eger musaitse kadincagiz belki bir muddetligine alir getirirdi, gerektiginde geri goturmek sartiyla..
Sehriban hanim , yani Naciyenin anacigi aslinda gormus gecirmis , saltanat icinde gencligini yasamis bir kadindi, Kocasi Eyup bey, sarayda katiplik yapardi, kucuk bir katipti lakin aldigi para iyiydi, ara sira sira padisah yaptigi isten yazdigi yazidan memnun kaldigi zaman bir kese altin ativerirdi Eyup beyin onune..,Elinde oldukca bol para varken Sarayburnunda guzel bir ev almisti Eyup bey,hele denize bakan bir cumbasi vardiki omre bedeldi, Sehriban hanimin dogan cocuklari yasamazdi o yillarda, iki oglandan sonra dunyaya gelen Naciyeyi gayet ihtimamli bir bakimla buyutmustu , okul cagina geldiginde Sehribani okula goturmekten korkmus eve hocalar getirtmisti,zaten o zamanlar kizlarin okula goturulmesi keyfe kederdi.. Kara bulutlarin Istanbul uzerinde gezindigi bir gun, Eyup beyin sarayda cikan ayaklanmada sehit edildigi haberi geldi, O donem sarayda padisaha karsi baskaldiri coktu, asker Kazan kaldirirdi. Bu aci haber bir felaketti ana kiz icin, kim bakardi , kim gecindirirdi bu dul kadinla yetimini.. Padisah ulaginla uc kese altin gonderdi ama ondan sonra da ne arayan ne de soran oldu zavalli insanlari.. Evlerinin guzelligi Karin doyurmuyordu, gonderilen paralarla bir dukkan alip kiraya verdiler, eh az cok kirasi karinlarini doyurmaya yetiyordu ama koca evin hakkindan gelmek ufacik kirayla olacak is degildi.. Bir sene icinde Sehriban hanim o guzelim evi satiliga cikardi, dul kadinin dusmani cok olurdu o devirde, gelen giden Sehribana goz koyuyor hem evi hem de Zavalli dul kadini satin almak istiyordu.. Buyuk mucadeleler sonucu evi namuslu bir tuccara satmayi basarmisti Sehriban, aldigi para ederi degildi lakin bir an evvel bu kurtlar sofrasindan cekilmekti niyeti.. Yine ayni semtte, ama cok arka taraflarda kucuk derli toplu bir ev almislardi, kiziyla beraber oturacakti burada, gelirleri ;ellerinde kalan paralar bir de ufacik dukkanin getirisiydi, O da dukkan sahibi bazen kirayi geciktirir bazen camura yatardi, herkes saray katibinin bu dul karisinda para ganidir diye dusunurdu…Yillar gectikce ellrindeki paralar suyunu cekiyor, giden gelen kucuk yastaki kizina goz koyuyordu, Sehribanin kizini kocaya vermek gibi bir niyeti yoktu ayni kaderi paylasicak diye odu kopuyordu.Naciyesini uzaklara cok uzaklara gondermekti niyeti, sag kalsindi yavrusu , Onun yasadigi bu aci kaderi yasamasindi.. Istanbul buyuktu, acimasizdi ama hala iyi insanlarda vardi dunyada..Yanibasinda oturan ailenin uc kizi, Naciyenin cok sevdigi arkadaslariydilar, kizlar son derece terbiye ile buyutulmusler, okuma yazma ogrenmek uzere okula bile gitmislerdi, Bir muddet sonra ailenin en buyuk kizi Hatice, Ruhi adinda idadi mezunu bir gencle nisanlanmisti..Ruhi son derece efendi ve de varlikli bir Midillli ailenin ogluydu, kizi alip adaya gidecekti..Hatice biraz huysuz olmasina ragmen, iyi bir insandi, en azindan yol yordam bilir, insane insanca (!)davranirdi.. Sehriban kafaya koymustu, Naciyesini , Haticenin yanina koyup Midilliye gonderecekti. kIziyla konustu, Hatice ve ailesiyle uzun uzun konusuldu, kizinin bu Istanbul’ dan cakakallar sofrasindan uzak olmasini istiyordu, Zira Naciye buyudukce guzellesiyor,GUzellestikce dul kadinla kizinin dusmani cok oluyordu..Dugun dernek yapildi, Hatice ,Ruhi beyle Midilliye giderken Naciye de yanlarinda yanasmalari gibi gidiyordu,hizmetlerini gorecekti elbette , Cok aciydi Sehriban icin lakin kizinin cani kurtuldugu icin de icin icin seviniyordu…Boylelikle Sehribanin Istanbuldaki yalniz gunleri basladi, Hatice hanimin ailesi, pisirdiklerinden koyuyor, aldiklarini bolusuyor, Sehribana kol kanat geriyorlardi…
Bilal efendi Istanbul’a gitmeden once Ruhi beyden adresi almisti. Kaynansina mektup yazip , askeri ulakla gonderecekti, kimseye soylemeden boyle birsey yapacakti, aslinda yasakti ama bir an evvel kaynanasindan haber almasi gerekiyorduki ona gore hareket etsindi…Naciyesine durumu acarken , hamileligini bahane gosterdi, Hicbir erkek karisini hamileyken yalniz birakmak istemezdi elbette, Sidika hanim da ne yapabilirdi bir sancisi tutsa.?Naciye kocasinin herseyine inanir soru bile sormazdi, oylesine inanmis oylesine siginmisti Bilal”e.. Uzunbir sure, Mektubun cevabinin geri gelisini bekledi Bilal.. Iki mektup birden gelmisti aslinda biri Ruhi beylere bir de Bilal efendiye.. Birinci mektup Sehriban’in vefatinin hemen ertesi gunu yazilip postalanmisti; digeri de tesadufturki; hemen ertesi gun gecmisti ailenin eline. Bilal efendiye de cevap yazmisti Haticenin babasi.. Malesef Sehriban hanim kalp krizi sonucu hakkin rahmetine kavusmus, gereken herseyi yerine getirerek mevtayi kocasinin yanibasindaki mezara defnetmislerdi…Bu haberi Naciyeye nasil verecekti Bilal?Anacigiyla konustular, uzulmemesi mumkun degildi, zavalli kiz kac gundur, anasinin yatacagi odayi bile hazirlamisti neredeyse..
Sidika hanim , bu konularda tecrubeliydi , durumu alistira alistira gelinine anlatti, ama kim anasisinin olumunu sabirla karsilayabilirdi hele de yillarca hasretlikten sonra.. Naciye haberi duyar duymaz bayildi, ayiltmak icin ugarastilar, kendine getirdiler, ama bir turlu sakinlesemiyordu, ertesi Sabah Dr Fahrettin beyi eve getirdi Bilal, cok buyuk bir aciydi kiz icin, kendini suclu hissediyordu anasini yalniz birakip Midilliye geldigi icin, bu aciyi yasayacaklti ama mesele olan bebege zarari olmasindi, Doktor, bir takim vitaminler yazdi,gebe oldugu icin sakinlestirici veremiyordu, uzerine gitmeyin , mumkun oldugunca sefkat gosterin diye tembihledi. Koydeki yatros stravros gbi ac gozlu degildi Fahrettin bey, ufak bir para taleb etti Bilalden kapidan cikarken..
RASIM BEY VE ZELIHA HANIM GEMIYE BINIYORLAR…
Rasim beyle Zeliha hanim onbes gun icerisinde hazirlandilar, tahta valizi agzina bir doldurmistu Zeliha. ne kadar kalacaklari da belli degildi elbette, Doktorlar bakalim ne diyecekti , ne kadar tutacaklardi onlari..Kari- Koca Bahr- I Cedit gemisine bindiler, kamaralari bugune kadar gormedikleri kadar guzeldi, hele bir ayak yolu vardiki ustune oturup hacetlerini gidereceklerdi, hic gorulmus seymiydi . Allah allah.. Dedikya Zeliha cok titiz kadindi;
-Rasim bey , ben bunu ustune oturmam, kimbilir benden once kac kisi kicini koymustur bunun ustune, sen de koyma allahasina , bir de mikrop kapar bana da gecirirsin sonra..
- Hay allah kadin bak simdi aklima neler sokuyorsun, nasil yapacagiz oyleyse hacetimizi? Zeliha alafangra tuvaletin ustune tuneyip kocasina gosterecekti; Rasim beyden yardim istedi.
- – Tut beni effendi , bak gostericem sana simdi.. Zeliha kocasina tutunarak tuvaletin ustune tunedi, comeldi, ama rahat edemiyordu, dusmekten korkmustu;
- – Neyse olmuyor , biz en iyisimi oturmadan hacetimizi edelim Rasim bey…
- Cahillik basa belaydi, uc gun boyunca oturmadan hacetlerini giderdiler. Zeliha hanim bazen ustunu basini islatiyor,kayinbiraderine boyle luks bir gemyle onlari gonderdigi icin dua(!)lar ediyordu!
- Gemi seyahati oldukca eglenceliydi, hersey gormediklerikadar lukstu, Selim bey de bu isleri bilirdi yani .. Istanbula indiklerinde Sirkeci de, Rasim beyin daha once kaldigi otele yerlestiler, orasi da hayli bakimli bir oteldi, lakin ayakyolu koridorun sonunda ortakti, kadinlar ayri erkekler ayri yerlere giriyordu, Zeliha hanim bu kadar titizlikle nasil yapacakti bu isleri? ertesi gun Mahmutpasa dan bir lazimlik almaya karar Verdi Midilli nin bu titiz cilgin kadini..
- Sabah olur olmaz ilk isleri Fahrettin beyin yazip muhurledigi zarfi yanlarina alip bir faytona atlamak oldu, Gureba hastanesinin yolunu tuttular, Dr Nzamettin beyi arayacaklar, Fahrettin beyin gonderdigini soyleyeceklerdi.. Hastane oldukca buyuktu, her tarafi beyaz mermerlerle kapliydi, seneler once Bezmi Alem Valide Sultan tarafindan erkekler hastanesi olarak yaptirilmisti ama simdi kadini da erkegi de yatiyordu. Dr Nizamettin beyi bulmak zor olmadi, lakin isinin bitmesini beklemek Ayvalik’tan gelmekten de zordu..Rasim bey boyle sirada bekleyip iceri alinmaya cok alisik omadigi icin sikilmaya baslamisti ama yapacak birsey yoktuki…Biraz sonra basinda beyaz bir esarbi olan beyazlar icinde bir hemsire gelip Zeliha hanimin koluna gecerek aldi Rasim beyde onlari takip ediyordu, hastane odasina girer girmez Fahrettin beyin aksine buz gibi bir doktorla karsilastilar, konusmuyor yalnizca soru soru soruyordu Nizamettin bey, arkadasinin gonderdigi mektubu verdiler, hic acmadan bir tarafa firlatti, son derece soguk bir adamdi.. Ama isini iyi yaptigi soyleniyordu . Fransa dan da yeni gelmisti, Hemsirenin yardimiyla Zeliha soyundu, Doktor Zelihanin butun uzuvlarini ayri ayri dinledi, kalp sorunluydu, hastanede yatirilip tetkik edilmeliydi, Fransa dan geldiginden beri boyle bir kalp vakasi neredeyse gelmemisti…
NIzamettin bey , yine buz gibi bir sesle, Rasim beye karisini hastaneye yatircagini, tetkikleri o sure icerisinde yapacagini soyledi..Rasim buz kesmisti,;konusamiyordu, cenesi kilitlenmisti nerdeyse, zar zor agazindan cikan
- Ne kadar buralardayiz tabib bey?oldu..
- Onu Allahtan baska kkimse bilemez ama en azindan bir hafta burdasiniz deyip odadan cikti… Rasim bey yardimsizdi. caresizdi, sikkindi, ama yine de Zelihasini uzmek istemiyordu, karisina veda edip cikti, yuzunun seklini group evhamlanmasini hic istemiyordu,Ertesi Sabah erkenden gelecekti nasilsa.. Dosdogru Buyuk Sirkeci Postanesinin yolunu tuttu.. kardesi Selim beye telgraf cekecekti, cocuklar Afet hanimin yanindaydi, Onlara da munasip bir dille anlatilsindi..
Sevgili Kardesim.stop.
Doktor Zelihayi hastaneye yatirdi.stop. Ne zaman gelecegimiz belli degil.stop.Cocuklar size emanet. stop. Abeyin Rasim. stop.
