Naciye artik yataginda donemiyordu bile karni iyiden buyumustu, bebek iyiden kilo almis diye seviniyordu Sidika hanim.. Kolay mi balla, kaymakla, sutle, etle besliyordu gelinini, gerci o zamanlar bu yiyecekler oldukca pahalliydi ama ee ne de olsa Bilal serkatip (baskatip)olmustu askeriyede.. Maasi iyiydi, hizmeti iyiydi, Kumandani seviyordu, herkesin saygisini , sevgisini kazanmisti Bilal, durustlugu, dogrulugu ve yardimseverligiyle..
Sabaha dogru, bebegin hareketlendigini farketti Naciye, beline yayilan bir sanciyla tavsan uykusundan uyandi,dogru duzgun uykusu yoktuki zaten son bir aydir. Efendisini uyandirsa miydi acaba? biraz bekledi belki ay sancisiydi ama zamani da gelmisti hani..biraz dogrulur gibi oldu , sancisi artmisti birdenbire.. Allah allah diye soylendi icinden gece vakti simdi olacak sey mi bu?, Naciye, dogum konusunda oldukca cahildi, ne olur ne biter bilmezdi, utancindan kimselere de soramamisti,Bir kez daha kuvvetli bir sanci gelince Bilali uyandirdi.. Efendisi zaten ha bugun ha yarin gelecegini tahmin ediyordu bebegin..
-Naciyem, sen hic kimildama selvi boylum
Bilal karisina yalnizken boyle hitap ederdi, zira Naciye uzun boylu , selviler gibi sallana sallana yuruyen guzel bir kadindi, Kocasinin ne kadar heyecanli oldugunu cok iyi bildigi icin, yavas ca egilip kulagina:
Bilall, Cocugumuz geliyor galiba, sikistiriyor sancilar beni , derdemez kocasi yattigi yerden firladi, az daha gecelik entarisine basip dusecekti, basucundaki opal gaz lambasinin fitilini yukseltti, karisi gercekten sanci cekiyordu, Naciye ne kadar sabirli olsa da aci cektigi yuzunden belliydi, bagirmamak icin dudaklarini isiriyor, ustunden ter bosaniyordu
Bilal o arada heyecandan ne yapacagiini sasirmis, odanin icinde dort donmeye baslamisti , anasina bile haber vermek gelmiyordu aklina. Naciye efendisinin bu halini gordukce acisinin arasinda bir taraftan da katila katila guluyordu, Sidika uyanmisti onlarin sesinden , o da zaten kac gecedir tavsan uykusundaydi, kapiyi tiklatti,
- Hayirdir evlatlarim yoksa torunum mu geliyor? acin da kapiyi gireyim iceri..
- Kapi aciktir hanimanne , Sadece Bilal bir turlu hazirlanip cikamiyor disari, demesiyle Sidika daldi odaya, herm soyleniyor hem de oglunun giyinmesine yardim ediyordu, O elinden ucanla kacan kurtulmayan Koca Bilal cocuk gibi donuyordu odanin icinde, Sidika ,kulot pantolonunu, kusagini , gomlegini giymesine yardim etti Bilalin cocuklugundaki gibi..
- Bilal, oglum gidebilecemisin Ismet ebenin evine? Yolu bulabilecemisin? yoksa ben gideyim?
- – Ana , gecenin bu satin de hangi kadin disari cikmis, sen cikicasin?Sidika sinirlenmisti bu lafi duyunca;
- – Bana bak! sen beni ne sandin? ben senelerdir dul bir kadinim, sen mi becerdin herseyi bugune kadar, baksana gemici feneri gibi sallanip duruyorsun hala odanin icinde , hadi vira.. Cabukkkk, Cocuk dogacak hala biz bekleriz Bilal giyinsin diye..
- Naciyenin sancilari siklasiyordu, Sidika asagi mutfaga indi, gazocaginda su kaynatti, beyaz temiz bezleri hazirladi, zaten gunlerdir kazanlarda kaynatiyordu dogum icin gerekli malzemeyi..
- .Bilal atina binip ucup gitmisti, Ismet ebeyi atinin terkisine koyup cok kisa bir sure icinde getiriverdi.. Ismet ebe aliskindi boyle atin ustunde ucmaya,odaya girer girmez Naciyenin sanki sancilari daha da hizlanmisti, yine de bagirmayaya gayret ediyordu zavalli kiz, Ismet ebe ellerini sicak suyla yikadi, Naciyenin karnini dinledi;
- Hazir olun ikizler geliyor, cifte bahsis isterimmmm Bilal effendi, deyince Bilal sevincinden kosup anasinin boynuna sarildi, Sidika ne yapacagaini sasirmisti ikiz fikrine alismasi zamana alacakti galiba… Naciyenin feryatlarini duydular asagi kattan, ardindan Ismet ebe , Sidika hanima seslendi;
- – Sidika hanim nerlerdesin, gelmiyecekmisin torunlari karsilamaya; saskindi Sidika , bir cok dogumda bulunmustu lakin bu farkliydi kendi canlari gelecekti dunyaya.. bir hisimla merdivenleri cikti, kapiyi acar acmaz bebegin birinin cikmakta oldugunu gordu, Naciyenin elllerine sarildi, ikinmasina yardim edecekti guya, Ismet ebe kizginlikla bagirdi;
- – Oraya degil buraya gel Sidika kadin! sicak suyu temiz bezleri getir cabuk, bebegin biri dogdu bakalim ikincisi hemen gelecek mi yoksa bekler miyiz biraz?Sidika hanim her zaman sagduyusunla ovunur kararsizliga dismeyecegini sanirdi ama, isin ucu cana dokununca oyle olmuyordu iste, beyaz temiz patiskalari aldi bebecik dunyaya gelmisti bile, aglama sesiyle kendine geldi Sidika, Ismet ebe birincisinin gobegini keserken ikincisinin basini gordu, cok sukur kolay oluyordu dogum;
- –
- -Yetis Sidika kadin ikincisi de geliyor,Siidka heyecandan birincisinin cinsiyetine bile bakamamisti. ikincisi kizdi yalniz ya birincisi? Kiz torununu kucagina aldi, ilkine bakmaya giderken gobeginin kesildigini gordu; Adettendi o zamanlar,o anda ne isim telaffuz edilirse bebegin adi o olurdu,
- – Sidika hanim ,ikilendi Ismet ebe….Naciye bunlari duyamiyacak haldeydi caniyla ugrasiyordu ama cok sukur iki evlat sahibi olmustu, ilki de kizdi allahtan…
- ismet ebe lohusayi rahatlatmak icin bir igne yapti, gereken temizligi yaptiktan sonra Naciyeyi uykuya birakti Lohusalar acisi dinince uyurdu genellikle..
Bebeklere dondu, ikisi de gul yuzlu kizlardi, masallah agirliklari da yerindeydi, kimbilir kac okka gelirlerdi su durumda, Hastanede olsa bilirlerdi okkasini ama evde zordu yine de her biri ucer okka ederdi ertmesine, bebeklerin her tarafina iyice bakti, masallah her seyleri yerindeydi, kumral sacli kizbebekler kah agliyor kah guluyorlardi.. Sidika hanimla birlikte yikadilar, Bilal e coktan haber ucurmustu Sidika zaten, Bebekleri kundaklarken Sabah ezani okunmaya basladi, Sidika hanim ellerini kaldirdi Allaha sukur etti, dualari Kabul olmustu hem de bir isterken Allah iki tane birden gondermisti. Bebebkleri Bilalin kucagina Verdi Ismet ebe.Bilal de Mecidiyeleri hazir etmisti, fazlasiyla koydu ebe hanimin cebine, minnettardi, kurtarmisti selvi boylu Naciyesini iki de evlat hediye etmisti , boyle zamanda paranin hesabi yapilmazdi,, Sidika hanim , seccadesini kapar kapmaz Sabah namazina durdu hayat uzerinde, Allaha ne kadar dua etse azdi.. Gavurdan kurtulup memelekete sag salim donmusler, Allah iki de evlat vermisti onlara daha ne isterdi .. namazini kilip dakiklarca dua etti, gun de agariyordu artik.. Ebe hanim bir kahvaltiyi fazlasiyla haketmisti…
RASIM BEY HASTANEDE…
Tabib Nizamettin bey, Zeliha hanimi gunlerdir kontrol altinda tutuyordu, ilaclar ve istirahatle ,gidisat iyiydi ama cok uzun sure bu iylik devam edermiydi bilinmez, Cok asina olmadigi bir kalp rahatsizligiydi bu .. yaklasik on gundur musahade altindaydi Zeliha, gayet guzel yiyor, konusuyor , guluyor soyluyor , lakin cocuklarini bir an olsun aklindan cikaramiyordu..NIzamettin bey, Rasim beyi odasina cagirdi;ilk defa konusur durumdaydi belki de , o soguk suratli adam gitmis yerine babacan bir tabib gelmisti, Rasim bu degisiklige anlam verememisti ama ;
Du (dur)bakalim? ne diyecek bu suratsiz adam diye de dusunmeden edemiyordu..
- Simdi iyi dinle beni Rasim aga, karinin yaninda konusmak istemedim, zira kadinin hastaligi daha once pek sahit oldugum bir hastalik degildir, saniyorum kalbinin kapakciklarinda vardir bir ariza ;malesef tebabet(tip) o kadar ileri degildir bu sikintilar zamanla tedavi edilecektir belki ama simdi yapacagimiz ilacla tedavi etmektir, karina iyi bakarsan yasar ama bakmazsan bilesinki ilac milac kar etmez kaybedersin.
- Rasim boyle bir sonuc beklemiyordu, Hastaneye getirmisti ya, artik iyilesip gideceklerdi evlerine !! Butun sikintilarini Istanbul’un yedi tepesinde birakacaklar saniyordu..oyle dusunuyordu gunlerdir yatagina uzandiginda..Ya da oyle dusunmek istiyordu…Saskindi, ne diyecegini bilemiyordu yalnizca agzindan birkac kelime dokuldu..
- – Simdi napicam tabib bey; sen onu soyle bana?
- Bir kere karini yormiyacaksin, yanina pek yaklasmak yok, munasebeti unut uzun sure, en zararli seydir heyecan.. Bir isci tutacaksin eve, her isi o yapacak Karin da kosede oturacak , gordugum kadariyla variyetin yerindedir..prenses gibi bakacaksin karini anladin mi Rasim aga, oyle yaparsan yasatirsin uzun sure …
- -Boyle yaparsak yasar mi tabib bey?
- -Yasar uzunca bir sure, lakin Allahtan baska kimse bilmez ne kadar yasayacagini..Rasim bey allak bullak olmiustu, konusacak hali yoktu, Tabibin elini sikti, disari cikti, agliyordu, gozyaslarina hakim olmak mumkun degildi, ayak yoluna gitmesi lazimdi, yuzunu yikamaliydi bu halde goirmesindi Zelihasi O’nu .. Bir de kardeslerine telgraf cekmeliydi ,onlar gidene kadar bir kadin bulsunlardi eve… Zeliha titiz kadindi, is yapmadan durmazdi…Ayakyolunda hacetini giderdikten sonra, Sirkeci buyuk postaneye gidip kardesi Selim beye telgrafini cekti, deniz kenarindaki yazihaneden gemi biletlerini aldi, en erken haftaya bugun donebileceklerdi, bir hafta daha payitahttaydilar…Daha iyi diye dusundu; Zelihayi, Pera’ya goturur gezdirir, istediklerini alir, ne derse yapardi, belki bir kez daha gelemiyecekti Istanbula karisiyla… Elindeki receteye bakti, hastanenin yanindaki ezcaneden ilaclarini yaptirmaliydi , onlarda epeyce zaman alirdi.. Ayvalikta nasil yaptiracakti bunlari , eczane vardi ama yapabilirler miydi acaba?
- Kabullenmekten baska birsey gelmiyordu aklina.. Koca Rasimin… Alahin dedigi olurdu, Isyan etse ne olacakti ki?
