BOLUM 54

Adadan geldikleri neredeyse iki seneyi tamamlamak uzereydi . Rusvetle mal dagitimi soylentileri bir turlu bitmiyordu. Gemisini kurtaran kaptan misali, yolunu bulan biraktigi mal dan mulkten daha fazlasini bile aliyordu,Dedikodular almis basini gitmis, insanlar arasina dusmanlik tohumlari bile ekilir olmustu..Giritten gelenlerle Midilliden gelenler arasinda bir ayrim bas gostermisti, Giritten gelenler asimilasyona ugadiklari icin Turkceyi ya bilmiyor ya da cok az konusuyorlardi, Bilenlere bile cok kotu bir aksanla konustuklari icin “yarim gavur”adini takmisti Midillililer.. Hos olmayan bir bir durumdu bu ve de uzun yillar da surdu  malesef..Ozde ayni olsalar bile yasadiklari cografyanin etkisiyle fazlasiyla baskiya maruz kalan Giritliler daha cok sanayi, ticaret ve alim satima yoneliyorlardi, aralarinda cok zenginleri vardi, mal mulk paylasiminda katiplerle al takke ver kulah yaptiklari duyulmus,  bir cok adali tarafindan neredeyse afaroz edilmislerdi. Oysaki Midilliden gelenler arasinda rusvet verenler yokmuydu sanki? Bu rusvet olayi yillar sonra Gazi Pasanin kulagina gidecek, yapanlar ve ihmali bulunanlar siddetle cezalandirilacaktir..

Butun bunlar oladursun, Gencler arasinda yasanan asklar , sevdalar ne ada  ne de moda taniyordu.. Fatma ,hergun Kostayi dusunur,kesik bir tutam sacini koklar dururdu, sanki koydeki ahirlarinin kokusu vardi Kostanin saclarinda.. Yillar geciyor, kizlar serpiliyor, doganlar buyuyor, olenler ise unutulmaya mahkum oluyordu kalpteki bir tutam siziyla..

 Giritten gelenlerle , Midilliden gelenler arasinda pek fazla muhabbet olmasa da her biri gelisiguzel evlere yerlestirildikleri icin zamanla bu cekingenlik erimis, dostluga donusmustu..Giritliler daha az Turkce konussalarda , genc olanlari Geldikleri yere uyum saglamak icin Turkceyi ogrenmeye calisiyordu .Zeki insanlardi, YIne de evlerde konusulan dil Rumcaydi.. Yillarca Rumcayi konusmaya devam edecekler, ikinci kusak torunlarinin bile Rumca daha dogrusus Giritce ogrenmesine istemeden de olsa sebeb olacaklardi..

Bu Bolumde Rasim beyin kucuk kizi Ayse’yi biraz tanitmak ve onun hercailigini anlatmak istiyorum..

Ayse , ablasi gibi agirbasli degildi, her zaman biraz asilik barindirirdi icinde, Ilk cocukluk ve ergenlik yillarinda erkekvari hareketleri dikkat ceker olmustu, Ancak Ayavalik a geldikten sonra O Ayse gidip yerine buyuyup serpilen, aslinda cok guzel olmayan , yine de bir cok erkegin dikkatini ceken bir kiz gelivermisti, Cilveliydi, Erkek kadin demez , nerde olursa kahkalar  atar, lafa soze karisirdi. Iyi yemek yapardi, annesinin yemek konusundaki bas yardimcisiydi, bulasik isini Fatma daha iyi yapmasina ragmen son zamanlarda aileye hizmetli olarak katilan Hatice hanim kurtarici olmustu. Yagli bulasiklar kullu sularla ovulurdu o gunlerde.. Zeytinyag sabunlari her sene bahar aylarinda kaynatilir, Kilisedeki yerini alirdi.. Rasim bey , geldikleri gunden beri, KIliseyi odunluk, sabunluk, depo, ambar olarak kullanmisti.. Ilk geldiklerinde duvarlardaki ikonalar, putlar kilisenin ortasinda yakilan ateste tamamiyle kul olana kadar yakilmisti, o buyuk atesin cikardigi duvarlardaki dumanlarin izleri bizim cocuklugumuza kadar devam etti.

 Ayse , yeni hizmetlileri Hatice hanimla cok siki fiki olmustu, Hatice ile disari cikar, gezmelere gider, bazen de yeni yeni edindigi arkadaslariyla bulusurdu evlerde. Cilgin kizdi.. Zeliha hanim Aysenin bu halini onaylamasa bile , son zamanlarda caninin derdine dusmustu, uzulup yorulmak istemiyordu.. Bir gun Sabah kahvesi icin gelen bir komsusundan Aysenin, Giritli bir ailenin ogluyla bulustugu haberini aldi..Iyi bir ailenin  cocuguydu lakin Adalilar bu konuda uzun sure kiramadiklari inatlarinin kurbani olmuslardi.

 Zeliha , bu haberi aldiktan sonra, ne yapacagini sasirmisti, kiminle konusmaliydi, kime anlatmaliydi derdini.. Fatma ‘yla yuz goz olmak istemiyordu, ne de olsa O da gencti daha.. Rasim beyin haberi olursa buyuk felaket olacakti evin icinde, bu tur mevzulara alisik degildi, duyarsa ” keserdi (!) Alimallah”kizini…IYisi mi Haticeyi konusturmaliydi.. basina sarpasini (esarp)  atti, yukari bahceye , mustemilatin oldugu bolume gecti, Veli dayi en ust bahcede kosa(orak) biciyordu, Hatice de yagli bulasiklari ocakta isttigi su ve kullerle ovuyordu; Zeliha hanimi gorunce sasirdi.. Hanimi pek cikmazdi bu bolume, zamansiz bir istegi olursa ya Mehmet’le ya da Ayseyle haber gonderirdi..Hatice hanim, ellerindeki kulleri ve sabun kopugunu akitti, dogruldu;

  • Buyur hanimim, buraya geldiysen mevzu onemlidir mutlaka ;diyebildi yalnizca.. Zeliha hanim hem sinirliydi hem de o anda Haticenin kalbini kirabilirdi, yutkundu; anacigi her seferinde ‘ kizim bogazimiz dokuz bolumdur, Allah bize dokuz bolum verdiki soyleyeceklerimizi dokuz defa dusunelim diye”derdi.. Butun bunlari hatirladi ZEliha ama yine de sinirini yenemiyordu bir turlu , demekki Hatice ile disarilara gittikleri gezmeler de bu isler cevrilirmiste Onlarin haberi olmamis..Hatice, Zeliha hanimin gozlerinde cakan simsekleri farkedecek kadar zekiydi, Haniminin birseyler duydugunu tahmin etmis , ne cevap verecegini dusunuyordu…Yalan soylemeyecekti , zira soylerse basina gelecekleri dusunebiliyordu, kocasiyla beraber sokakta buluverirlerdi kendilerini, burada evleri, isleri, yiyecek yemekleri bir de ucbes kurus gelirleri olmustu.. Bu insanlara ihanet edemezdi ..Zeliha fazla uzatmadan konuya giriverdi;
  •  Bana dogruyu soyle Hatice , sen Aysenin cevirdigi dolaplardan haberdar misin?
  • – Evet hanimim , haberdarim ama bana konusmamam icin yemin ettirdi..
  •  Nasil boyle yemin edebiliyorsun, nasil bacak kadar kizin lafiyla hareket edbiliyorsun bizim aile serefimizi ikiparalik ediyorsun, bunlari hic dusunmuyormusun?Hatice ‘nin nutku tutulmustu, soyleyecegini sasirmisti ama yine de dogruyu soyleyecekti.. Oldurselerde dogruyu soyleyecekti..
  •  – Hanimim , Ayse bana her bulusmaya gittigimizde bir mecidiye veriyordu, ses cikarirsam bunlari benim caldigimi soylemekle tehdit  ediyordu..
  •  Zeliha hanim sinirinden titremeye baslamisti, O’nun nasil boyle bir evladi olabilirdi, nasil boyle bir cocuk  dogurabilmisti?boyle seytan ruhlu bir kiza sahip olacagina hic olmasaydi.. Butun bunlari dusunurken oracikta bayiliverdi Zeliha….
  •  Hatice korkuyla , once Fatmayi sonra da Ayseyi cagirdi, ikisi de korkuyla analarinin basinda bekliyorlardi, az sonra Mehmetcik geldi ,annesini opuyor, sariliyor ‘ uyan annecim bak ben gedlim” diye yanaklarini okusuyordu.. Zeliha birkac dakika sonra kendine geldi ama bu hastaneden ciktiktan sonraki  ilk buyuk travmaydi..Kollarina gecerek , oturma odasindaki kanepenin uzerine yatirdilar, arkasina yastiklar, altina dosekler koydular, gavurun kanepesi de sertti hani..
  •  Kafasi hep bu konuyla mesguldu, ne yapmaliydi ? Rasim agaya soylemeliydi tek basina basa cikamazdi bu isin icinden  zira.. Haticeyi cagirdi yeniden..
  •  – Gel burya Hatice , simdi anlat bana bastan , kimdir bu delikanli kimlerdendir, soyu sopu nedir?
  •  Hanimim, Saatcizadelerin oglu Nedim derler bu cocuga , saatci dukkani varmis Giritte , burada da acacakmis babasi, simdi dukkan satin almak icin ugrasiyorlarmis, yakisikli bir delikanlidir , oldukca da efendidir, lakin Giritlidirler.. Zeliha hanim Giritli lafini ilk  duydugunda aslinda sevinmisti bile zira sevmisti Giritlileri, modern insanlardi, temiz tertipli kadirsinastilar,  ama Rasim bey asla kabul etmezdi, Yarim Gavura kiz vermem deyip cikardi.. Hem daha onunde ablasi vardi, Ayse sirasini bekliyecekti, gerci bir nisan takarlar ya da soz keserlerdi yaa.. Aksam olsun hayrolsundu, Rasim beye anlatacak bir yol bulunacakti elbette , simdi onemli olan bu seytan ruhlu kizinin ifadesinin alinmasiydi. Nasil olur da Hatice hanima rusvet verip, tehdit edebilirdi, sulalede boyle sey yoktu, bu kanibozuk nerden cikmisti ?Zeliha uzun sure dusundukten sonra Ayseyi cagirdi yanina, beti benzi atmisti kizin.. Yaptigi yanlislari biliyordu ama Kabul etmeyecekti tabiki, seytan ruhu O’ na hic bir zaman dogruyu soyletmeyecekti….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir