Gunler gunleri , aylar aylari kovaladi.. Fatma ile Ali nisanlandilar.. Nisan bohcalari, kurban bayraminda kiz evine gonderilen kurbanliklar, baklavalar, corekler, ramazan geceleri bir araya gelip yuzuk oynamalar hersey usulunce devam etti bir sene boyunca.. Fatma ile Ali birbirlerini bir iki kez yakindan gorme firsati bulmuslar az da olsa konusabilmislerdi, dugun yaklasiyordu, onun icin pek sikmamaya karar vermisti Zeliha hanim kizini.. Fatma zaten akilli uslu bir kizdi, kendine zarar getirecek birseye asla musade etmezdi..
KIs geceleri en guzel zamanlardi Ali ile Fatma icin; yuzuk oynamaya, muhabbet fasillarina uzun kis gecelerinde devam edildi, aslinda Sidika hanimin amaci, Yegeninin, Fatmayi yakindan tanimasiydi, Daha cok kiz evine gidilirdi, kiz evi bir kac kez oglan evine gelse bile , adet kiz evinin kendini naza cekmesiydi..Dugun tarihi zeytine gore belli olurdu, Mahsulun toplanip iceri girmesi, yaglarin satilip paraya donusmesiydi dugun tarihi genellikle..Kemal efendi tarih teklif etti Rasim beye .munasipmiydi acaba? Mayis ayi nasil olurdu dugun dernek icin? Rasim bey , Hazirani uygun gordu, ne de olsa acik alanlarda yencek icilecek, oynanicak, ickiler icilecek olan biten her seyiyle ev ve avlularda gececekti, eskiden dugunlerin yapilmasi icin salonlar yoktu ki!
Dugun gununden bir ay once hazirliklara baslanmisti, Zeliha hanimin mavi atlas uzerine altin sirmalarla isli harba entarisini Fatma kina gecesinde giyecekti, Beyaz gelinlik te tek tuk baslamisti mubadiller arasinda, masumiyeti temsil ettigi icin Zeliha hanim kizinin giymesi icin israrliydi.. Damatliklar diktirildi.. Bohcalar hazirlandi, son gunden bir gun once kuzular kesildi kazanlarda kaynatildi, davullar tutuldu,Klarinetci cok neseli bir cingeneydi.. Parasi bol agalarin kulaklarina gelip ufluyorduuki bahsisi bol alsin diye.. Sazli sozlu bir dugun olmustu..Erkekler adet geregi zeybek oynamislar, bazi kadinlar , Zehra da dahil olmak uzere sirtaki yapmislardi, adadaki adetler burada da devam ediyordu.. Zeliha kizini evinden cikarirken huzur icindeydi , iyi bir aileye gelin gidiyordu, Rasim bey de kizina bir ev almisti ceyiz olarak. oturacak evi olsundu kizinin , kayinvalide ustune yollamazdi hali vakti yerinde olanlar kizlarini.. Bu adet uzun yillar bizlere kadar sirayet etti.. Ben bile kizimi evlendirmeden once elim erdigince bir ev alabildim istanbulda..Burada karsi tarafa verilen mesaj suydu; Bak benim kizim ne sana ne de senin ogluna muhtac degildir.. ama yine de KIz analari evlatlarinin gecinmeleri icin dugun gecesi kizlarinin kulagina sunu fisildarlardi..
Bak kizim , gidiyorsun kocani da kaynananai da kayinpederini de sayacaksin, saygida kusur ertmeyeceksin, biz de adet Hoca getirir , Hoca goturur, bunu bilesin… Annecigim beni de evlendirirken her ne kadar gelin gittigim aileyi tasvib etmese de kulagima ayni seyleri fisildamisti.. Evlendikten sonra asla olumsuz bir yorum yapmadi, ilk esimin ailesi ya da kendisi hakkinda, hep saygili ve hurmetli oldu… Mubadil aile terbiyesi buydu…
ZIYNETI HANIMIN MISAFIRLERI VAR..
Ziyneti anne, esini kaybettikten uzun bir sure sonra bile bassagligi ziyaretlerinde misafir agarlamaya devam etti, seveni geleni gideni coktu, Bir ogle vakti kapi calindi, iki genc hanim bahcenin alt girisinden elleri kollari dolu yukari dogru geliyorlardi, Kapiyi calan arabacilari ; sabah ezaniyla Edremit taraflarindan ciktiklarini , hanimlarinin yorgun olduklarini soyledi Ziyneti anneye.. KImdi acaba gelenler? Ziyneti anne cin gibi kadindi , lakin gozleri eskisi gibi secmiyordu ki insanlari .. hele kocasini kaybettikten sonra puslu gorur olmustu..
-Buyursunlar bakalim oglum.. gecsinler iceri, sen de gel, hayat altinda bir lokma yemek ye, bu saatte gelen tok olmaz..
Vecize hanimin kizlariydi gelenler.. sarmas dolas oldular, aglastilar , artik anneleri evden cikamayacak kadar yasliydi, evin icinde zor gezdiriyordu kendini ama Salih cavusa giden gelen musterilerden almislardi haberi, cok uzulmuslerdi Ziyneti ablalarini goreceklerdi illaki.. Ziyneti kizlarla konusup hasret giderdikten sonra yattigi odadan elinde kirmizi kucuk bir kese ile cikti..
-KIzlar bilir misiniz en cok neden sevindim size gorunce.. Vecize hanimin bir emaneti vardir bende.. Sacide ile Vacide cok sasirmisti bu emanet hikayesine, ne emanetleri olabilirdi Ziyneti annede.. Ziyneti hanim keseyi kizlardan buyuk olanina teslim etti, Icinde cok guzel uc sirali bir inci gerdanlik vardi.
-Vayy, bu da nerden ziyneti abla? demeye kalmadi.. KOmsulari Elena ‘ni Annelerini alip gittikten sonra Bu inci gerdanligi kendine teslim ettigini anlatti Ziyneti..Hep birlikte aglastilar ada gunlerini hatirlayip, ne guzel Rum komsulari vardi adada.. Herbiri altin degerinde insanlardi, gorguleri, komsuluklari , saygileri bircoguyla mukayese bile edilemezdi, lakin kader ayirmisti hepsini.. hem de ebedi …birbirlerini goremeden oleceklerdi belki de.. Ziyneti , heyecandan kizini, Sabire’yi cagirmayi bile unutmustu Sacide ile Vacideyi gorunce, eee kolay mi ada kokusu getirmislerdi burnuna .. bir kosu Mehmetcigini ablasiyla, Sabire ablasina gonderdi, gelsinler de sofra kursunlardi gelen misafirlere….
ZELIHA HANIM HASTALANIYOR..
Zelihanin yorgunluklarinin acisi cikiyordu gun gectikce.. Guz donemi gelmis, zeytin baslamis, Mehmetcik ucuncu sinifa gider olmustu, hergun geliyor odevlerini yapiyor, annesine okulda olani biteni, ogretmenin onu sinif baskani yaptigini sevinerek . anlatiyordu, Buyuyordu evlatcigi, gozunun nuru yesil gozlu Memedi.. Derslerini yapmadan asla disari oynamaya cikmazdi Mehmet,, sonra mahallenin cocuklarini kiliseye toplar , celik comak oynarlardi, Rasim bey bu kiliseye cocuklari toplama meselesinden pek memnun degildi ama oglunun kalbini kirmak ta en son istedigi seydi hani..
O Sabah yine Rasim bey atina atlayip erkenden , Veli efendiyle birlikte zeytinliklerin yolunu tuttu.. Uzakti yerleri, BOYALIKLAR derlerdi zeytinlik merasinin adina, sabahtan ciktinmi anca kusluk vakti varirdin , hele de hava soguksa.. Mehmet te Cumhuriyet okulunun yolunu tuttu, koca bavul cantasiyla, kendinden buyuk canta almisti babasi ogluna Istanbula bir gittiginde.. Sinif baskaniydi o gun, konusanlari susturacak , yaramazlik yapanlari ogretmene bildirecekti..
Zeliha hanim evde , HIzmetcisi hatice hanim ve kizi Ayse ile yalnizdi, yavas yavas yatagindan dogruldu ama halsizligi had safhadaydi, yurumekte bile zorlaniyordu, Ayseden bir bardak su istedi.. Hava da nasil sogumustu o gun .. disarisi sonbahardi ama ne vardi bu kadar usunecek?
Neydi bu usumek simdi ? diyerek kendi kendine soylendi.. Rasim bey gelsinde yarin Tabib Fahrettin beyi cagirsindi.. Bu halsizligi doktorsuz gecmeyecekti…
