BOLUM 68

Salih cavusla , Sabire hanim Istanbuldan ayrildiklarinda gun aksama evriliyordu, gemiye binerken Sabire bildigi butun dualari okumaya basladi, oldum olasi uzun yolculuklar korkuturdu genc kadini.Butun gece yol gideckler, oglene dogru da Ayvalik limanina varacaklardi insallah..Salih cavus zengin degildi lakin kadin kiymetini iyi bilirdi.Eee kolay mi Rumeli terbiyesi almisti enistecigim derdi her seferinde anacigim.. hele de karisini yere goge koyamazdi, Annesi Ruveyde kadin ,laf soyleyecek bile olsa ilikine kadar titrerdi, hem annesini kirmadan hem de karisina laf soyletmeden orta yolu bulabilmek icin..Yolculukta yorulup uzulmesin diye yatakli kamara tutmustu ..Sabire hanima ilaclarini Verdi, karisi melek gibi uykuya daliverdi  biraz sonra.. Cok guzel kadin degildi belki karisi ama melek gibi tertemiz , bembeyaz bir yuzu vardi, yanaklari al al olurdu utaninca, sinirlenince.. Lafini sozunu esirgemezdi kimseden, ici disi birdi .. Su hstalik olmasaydi belki bir cocuklari da oluverirdi kimbilir?Lakin Salih Ustanin harplerde yasadigi sikintilar cocugunun olmasina imkan ve ihtimal vermyordu, bunu bilecek kadar tip ilerlememisti ogunlerde..Gemi dalgalari yara yara seyrederken birden bire hava sertlesti, gerci mevsim ilkbahardi ama yine de deryaya belli mi olurdu?

Uzun sure dalgalarla mucadele ederek , Marmarayi asip, Canakkale bogazina ulastiklarinda, sanki sehitlerin yuzu suyu hurmetine deniz iyiden sakinleyiverdi. Salih cavus karanligi delen daga sesleri arasinda , yillarca savastigi Canakkale Kilitbahir tabyasina bakmak icin guverteye cikti, ruzgarin aci sesi kulaklari deliyordu , bir de toplarin bitmeyen seslerini, arkadasi Sabri cavusun AH ANAMMM diyip, sehit olurkenki

 feryadini duyumsadi dalagalarin cikardigi sesler arasinda..Gozleri secmiyordu elbette o karanlikta ,lakin denizen kokusu, martilarin cigliklari, Canakkale bogazinin kendine has sesleri Salihi yillar oncesine suruklemeye yetmisti.. Cok genc degildi artik ama yine vatan gorevi dusse hic dusunmeden yine gidermiyim diye dusundu birden.. Elbette giderdi, sorusu bile olmazdi bunun.. Bacaginda hissettigi sizI o gunlerden kalmaydi, ne zaman nem rutubet gorse Canakkaleyi hatirlatirdi Salihe.. Gunun yavas yavas aydinlanmaya basladigini hissetti, sanki o daglar simdi daha bir heybetli gorunmustu gozune , oysaki o zamanlar komutan emretse bir kosuda gider daglari asar, muhimmat goturuverirdi dagin ardina.. Gerci Salih cavusun isi daha cok eratin cariklarini tamir etmekti ama bos kaldigi zamanlarda vurusmaktan kimse alikoyamazdi Onu..

Uykusu gozlerini zar zor acik tutmasina sebebiyet verdigi icin, kamarasina dondu, Sabire’si melekler gibi uyumaya devam ediyordu..yanina kivriliverdi, karisinin o guzelim sabun kokan ten kokusunu icine cekti, arzulamisti birden ama olacak seymiydi ya simdi.. Aklindan cikarmaya gayret etti, olmuyordu.. Sabire’sini uyandirsa bile aldigi ilaclar onu sersem etmisti bir kere.. Dusunurken uykuya daldiginin farkina bile varmadi Salih, yorgunluk erkekliginin onune gecivermisti..

AYSE VE FATMA ALI BEY’LE AMACALARINI GORMEYE GIDIYORLAR..

Ayse, ablasinda kaldigi aksamin sabahinda usulca kalkip ayak yoluna cikarken, adet gordugunun farkina vardi.Hic sevmezdi bu halleri, ama kadin olmanin icabi demisti Saziment ablasi,” kendini sicak tutacaksin, temiz tutacaksin birkac gunde gecicek kizim”Oyleydi oyle olmasina ama hareketini engellerdi her gelisinde. Eve gitmesi icab ediyordu bu durumda.. Ablasinin yedeklerinden kullanirdi da simdi enistesi gitmeden kapiyi calip kendine adet bezi isteyemezdi ya.. Velhasil cani sikildi sabah Sabah..

Tel dolabindaki yag peyniriyle eksi maya ekmekten bir parca koparip agzina atti. Kusnahalin Sabahat zaten coktan gelmis, Sezer’cigin bezlerini yikamaya baslamisti bile.. O’nunla biraz hos es ettikten sonra bu evde kalisinin asil nedenini agzindan kacirmamaa dikkat etmeliydi, zira bu gobek anneler bircok evde calistiklari icin evler arasinda dedikodu agi gibiydiler, burada olan biteni bir baska evde anlatmak onlar icin Kabul gormenin abc’si gibiydi..Ayse butun patavatsizligina ragmen, agzindaki sirri kacirmadan Sabahati, yegenini daha cok sevebilmek icin k istedigine ikna etti, ikna kabiliyeti de yuksekti hani..Tiyatro tahsil tseydi  iyi bir artist olurdu hani, ama babasi keserdi O’nu elbette.. O zamanlar Kizlar olsa olsa nakis isler ya da orta mektebe kadar okurdu, fazlasi kiz kismina gore degildi, Rasim beyin fikrince..

Mutrafaga dondugunde , Ali bey Sabah kahvesini iciyordu, Evin yatili hizmetlisi vardi o zamanlar, Varlikli aileler ya Rumlardan ya da fakir muhtac Turklerden hizmetli tutarlardi.. Sakine de Midilliden gelir gelmez anacigini kaybetmis, devletin verdigi muhacir hakki zeytinlikle gecinmeye calisan yalniz bir kadindi. Rasim bey,kardeslerinin tavsiyesi uzerine gidip asagi mahallelerden Sakine’yi bulup getirmis ayliga baglamisti kizinin evinde , namusliu kizdi, ser verir sir vermezdi az konusurdu, zaten gecirdigi atesli hastaliktan oturu kulaklari da iyi duymazdi zavalli kizin , bazen laf anlatmak icin el hareketlerine bile basvururlardi ama elinin temizligine lezzetine kimse yetisemezdi.. Yemeklerine rasim bey bayilmisti ilk yediginde ,”Bak kizim “deyip karsisina cekip bagira bagira anlatmisti neler istediklerini..

  • Bu evlerde barinmak icin oncelikle agzin siki olacak, gordugunu gormedin, duydugunu duymadin olacaksin..Bir de iyi yemek yapacaksin, saygida kusur da istemem , simdiden soyleyeyim de sonra kulahlari degismeyelim.. Sakine yalnizca “emedersin beyim”diyip cekilmisti, alt kata merdiven altindaki kucuk odada yatardi, o isigi az oda bile iceri girildiginde tertemiz sabun kokardi, temizligine diyecek yoktu. Hic evlenmemisti , ama gonlunden     bir    zamanlar     bir Rum delikanlisi gecmis derlerdi, hatta babasi Yorgoy’la yaklamis , silahini cekince Sakinenin korkudan kulaklari sagir olmus diyen bile vardi ..
  • Ayse , Sakine’nin kulagina egilip, eve  gitmesi gerektigini tane tane anlatti, zaten o da kadindi anlardi bu islerden .. Ayse sabahin erken saatinde cikip eve gitmemeliydi aslinda kimse disarida goirurse ne diyecekti insanlara,
  • – Aamannn biktim bu dedikodolardan , bulurum soyliyecek bir yalan diyip , firladi,, neyseki cok uzak degildi ev, tek tuk insan kapidan cikiyor ya da kadinlar ka[pi taslarini yikiyorlardi.. Eve gittiginde , kapinin giciertisina Hatice kucaginda ogluyla birlikte mustemilattan disari firladi, Veli effendi atina atlayip Boyalik ‘a gitmisti bile..
  • – Ayse hayirdir , kizim gece geledin, gunduz bu saatte burdasin, anladiysam arap olayim..
  • – Dur bakalim Hatice abla, isimiz var simdi ablamla, eve geldim cunku adet olmusum biraz sonra yine gidicem..Hatice birseyler dondugunun farkina varmisti ama ustelese deli kiz terslerdi Onu . o yuzden ;
  • – Nasil bilirsen kizim , diyip iceri girdi.. Ama onemli birseyler olmasa bu kizlar kolay kolay bir araya gelmezlerdi, demekki ikisinin de menfaatini ilgilendiren bir durum vardi ortada .. Ayse, evdeki sini bitirip , bir bohca daha yapip evden cikti, Hatice ile fazla muhatap olmak istemiyordu zira agzindan laf almasi an meselesiydi, asil olan bu durumun babasinin kulagina gitmesini istemiyorlardi,Onceden ogrenirse belki de Amcalarina hayir diyecekti..

Ayse , bunlari dusune dusune, ablasinin evini buldugunun bile farkinda degildi, havalar da isinmisti artik. saclari terden sirilsiklam olmustu bile, yanaklari kizarmis, agzi kurumustu , cani sikiliyordu elbette , kolay seyler degildi yaptiklari bir de gerginligi vardi adeti gormenin.. Ama ne bilsinki Aysecik , adet gormenin kadinlar uzerinde bircok etkileri oldugunu o zamanlar, ama ilerliyen yaslarda hepimize akil verecek kadar bilgisi olmustu bircok konuda cin gibi kadindi..Olene kadar da aklini ve seytan dusuncelerini hic kaybetmedi..

 Sakine kapiyi acti. kapinin caldigini, kapi kolundaki ipin cekilmesiyle anlardi, duymasini beklemek biraz safiyane olurdu zira. Ablasi pembe saten gecelikleri ile merdiven basinda gorundu, Enistesinle konusmuslar bu aksam uzeri Selim amcasinin yazihanesine gideceklerdi, nasil olsa oradaydi Selim bey gunun her saatinde .. Eve gitseler iyiydi ama Sezer’i gece disari cikarmak en son istedikleri seydi.. Sabahat iyi bir gobek anneydi ama geceleri hicbiryerde kalmazdi..

 Fatma ile Ayse ilk defa bu kadar yakindilar birbirlerine belki de ,hem aile sereflerini hem de babalarinin hizmetlilere mal bagislayacagini dusunuyorlardi aslinda .. Ikinci secenek daha kuvvetliydi aslinda. Kosta ya bile mal bagislarken ici gitmisti kizlarin, kendilerine kalacak mirasin azalacagi endisesindeydiler hep…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir