BÖLÜM 6
Yorgos’un şaşkınlığı uzun surmedi .. Gençler iyi kulaç atıyorlar ve ona doğru yüzüyorlardı.. Bir an hızla kafasında olabilecekleri düşündü .. Bu gençler büyük ihtimal tekneden atlayıp adaya doğru yüzdüklerine göre Türk’tüler .. Ama niçin ? Niçin adaya böyle bir gelme yolu seçmişlerdi ? Yasaktı , iki ülke henüz geliş gidişe açık değildi .. Kaçaktılar muhakkak ? Ya tehlikeliyseler ? Ya O’na bir zarar verirlerse? Dogru ya memkeketinden kaçan insan hırlı olur muydu ? Bir an geçmiş dönemde Yunanistan’da albayların yaptıgı darbeyi düşündü , büyüklerinden bazıları Bulgaristan’a, Yugoslavya ya kaçmamışlar mıydı? Bu genclerde olasi darbeden kaciyor olabilirlerdib..Hay allah nasil dusunememisti .. Bu genclerden zarar gelmezdi ona .. Ama ya Ada valisinin haberi olursa ? Ne yapardi ? Neler geciyordu aklindan .. Simdi bunlari dusunecek zaman degildi .. Delikanlilarin ikisi de degme yuzuculere tas cikartircasina yuzup tekneye yaklastilar.. Yaptiklari el kol hareketlerinden belkiki tekneye cikmak icin izin istiyorlardi ..Yorgos’un insanligi bu cocuklari denizde birakmasina izin vermezdi .. Hemen teknedeki can yeleklerini atti, ikiside zorlanmadan tekneye atladilar . Belliki denizde buyumus cocuklardi yoksa kim binebilirdi bu koca tekneye bu kadar kivrak ve cabuk bir sekilde .. ?
Temiz yuzlu cocuklardi . Biri 20 -21 digeri de 22 -25 yaslarindaydi olsa olsa .. Bir kac kelime ingilizce konusup dertlerini anlatiyorlardi ama Yorgos hic bilmezdiki Ingilizin dilini .. Neyse en azindan Turk olduklarini ogrenmisti ..
Islak giysilerini cikarmalarini soylemeye calisti hareketlerle , ambarda sakladigi eski kiyafetlerle, balikci havlularini cikarip genclere uzatti ..Cocuklarin ikisi de saskinliktan Yorgos ne verirse giyiyorlar, havluya kurulaniyorlar, her dedigine itaat ediyorlardi .
Ac olmaliydilar muhakkak ! Nasil da dusunememisti .. Ama sepette ona yetecek kadar eknek- peynir vardi .. Simdi onun karninin acligi yoktu ama ..
Hay Allah ! Nasil da saflasmisti , butun dusunme melekelerini kaybetmisti sanki ! Donecekti geri .. Bu cocuklari da alip eve cikacakti ama hepsi bisiklete binemezdilerki birlikte …
Ben oldum tralelli deyip – Genclere bakti , Buyuk olani tralelli kelimesini anlamisti ; ilk defa güldü , eliyle deli işareti yaptın! Tabi ya külüstür pikapla goturecekti eve bu cocuklari ..
Ee bre palikarya muu? Deyince genc olani cevap verdi !
- Yes, palikaryamu ?
Biraz anliyordu belliki ama yetmezdiki ! Ucude pandomim yapiyordu .. Ama beden dilleri o kadar benziyordu ki ; sanki ayni mahallede dogup buyumuslerdi .. Buyukbabasinin dediklerini animsadi birden .. “ Turklerle bizim ayriligimiz yoktur dinimizden baska neredeyse, onlar elmanin bir yarisi biz oteki yarisiyiz “ derdi .. Dogruydu demekki .. Daha once hic bir Turkle karsilasmamisti Yorgos ..Sarisin olan Turk gencinin gozleri yesil ile kahverengi arasiydi ama Esmer yagiz sarkik biyikli olani daha cok benziyirdu Yunanli genclere .. Kimbilir belki onlar da Mubadil torunlariydi kimbilir?
Sepetten keci peynirini yarim somun ekmegi ve siyah sele zeytinlerini cikardi .. Ambarin uzerindeki gazete kagidinin ustunde duran renkleri kararmaya yuz tutmus aliminyum tabaklari doldurdu .. Butun azigini koymuştu bu kucuk kaplara ..
Gencler aralarinda birseyler kinustular ama Yorgos dediklerini hic anlamiyorduki ! Bir an aklindan bu kadar yakin olup nasil bu kadar uzak ve yabanci kalabildigini dusundu bu iki halkin .. Genclerin Turk oldugunu bilmese vucut dillerinden, el kol hareketlerinden, mimiklerinden Yunanli olduklarini bile dusunebilirdi yani .. Genclerden esmer ve yasca buyuk olani ekmegi uce boldu, peyniri kokladiktan sonra yine uce boldu .. Galiba keci peyniri oldugunu anlamisti yoksa onlar da mi keci peyniri yiyorlardi ? Zeytinleri ortaya koydu .. Hep birlikte yemeye basladilar .. Kiyafetleri kurutmak icin yelken diregine asmisti Yorgos biraz sinra hepsi kururdu ama bu hava biraz musade etmeliydi..
Biraz sonra kisitli miktardaki yiyecekler tukenmisti geri donuse hazirdılar artık .. Donecekler ama bu gencleri ne yapacakti ? Daha neden geldiklerini bile bilmiyordu en iyisi eve goturup bir muddet misafir ettikten sonra Strati ‘yi cagirmaliydi .. O Turkce’yi okur yazar ve konusurdu ..
Yorgos motora bir kol atti ;motor ikinci kol atista calisti .. Iki genc aralarinda konusuyorlardi ama ne Yorgos onlari ne de onlar Yorgos’u anliyorlardi .. Nereye gittiklerini de bilmemenin huzursuzlugu icinde yelken direginden gidisin de cikardigi ruzgardan kuruyan kiyafetlerini alip giyinmeye calistilar, Yeni ve zor hem de cok zor bir hayat bekliyordu onlari ..
