BOLUM 36

ISKOPLUDA DUGUN VAR… BILAL ILE NACIYE EVLENIYORLAR…..

Gecenin agirligi cokmustu, Bilalin evine, ne konusacak ne sevinecek ne de heyecanlanacak hali kalmamisti , bakalim Naciyesini sevecek, evlat sahibi olacak zamani olacak miydi, endiseliydi, anasina bu endiselerinden bahsedip kadinin bir damla kalmis sevincini kursagina tikamak istemedi, kendi kendine o gece sabahi etti, yan odada da Naciye ayni  dusuncelerin icindeydi, Kotu hem de cok kotu gunler yasiyorlardi, sevinmekten utaniyordu neredeyse, Rustemi gelir giderken gormus her seferinde delikanliligina hayran olmustu aslinda yakisikli adamdi  ama hic aklindan O’na gorunmeyi . gozlerine bakmayi ya da yoluna cikmayi dusunmemeisti , belki de Allah simdi O’nu Bilal ile odullendiriyordu, Tanrinin isine karisilmaz diyerek gozlerini kapatti uyumak istiyordu ertesi gun kina gecesi vardi, evdeki hazirliklar henuz bitmemeisti lakin artik sazli sozlu kina gecesi yapmayacaklardi, Rustem’in mezarda daha saci kurumadan sazin sozun lafi bile  olmazdi, zaten ikisi de genc degildi, bir kina gecesi bir nikah bir de guvey gecesi yeter artardi bile.. Sabah ola hayrolaydi..

Ertesi Sabah , Sidika hanim hepsinden erken uyandi , gelinine de ogluna da birer yumurta pisirdi, peynir, zeytin koydu sofraya, keci sutu kaynatmisti allahtan dun aksam yoksa bu saatte bir de o is cikacakti basina.. Sofra bezini serdi. yastagaci uzerine koydu, gecenlerde komsusu Despina halis muhlis cicek bali da  getirmisti Bilale ..Sidika hanim tum bunlari hazirlarken aklina birden Lebibe hanimin hali geldi , simdi kimbilir nasildi, ama ne gidebilir, ne de gelebilirdi , Gavur yollari tutmustu ancak Rumlar yollarda gidip gelip islerini gorebiliyorlardi, Turklere yasamak son zamanlarda haramdi neredeyse, heyecanla mutarekeyi bekliyorlardi, Baharda baslayacak demislerdi ama ne ses vardi ne  ne de seda   Istanbuldan..

Naciye uyanip , sofranin hazir oldugunu gorunce beyaz teni kizardi, utanmisti , yasli kadin daha gelini olmadan neden sofra kursundu Ona, yakisik alirmiydi?Anasi bile olsaydi boyle birsey yapmazdi bu yasta, Sidika hanima tesekkur ede ede bitiremedi o gun , minnettardi mustakbel kayinvalidesine..

  • Merak etme kizim , onumuzde bundan sonra Allah kismet ederse cok gunler var , sen kuracaksin elbet sofralari ama gebe olursan ben kurarim sana sen torunlarimi beslersin.. Naciyenin yuzu kipkirmizi kesilmisti, yalnizca;
  •  – Utandiriyorsunuz beni efendim demekle yetindi.. Mustakbel  gelin kaynana konusurlarken, Bilal de uyanmisti, hava cisil cisil yagiyordu, Nisan yagmurlari bereketti lakin bu sene nerde kime bereket olacakti bilirmiydiler, hep beraber sofranin basina oturdular, kah gulduler, kah acilari hatirlayip agladilar, ama hep bir taraflari kirikti , Rustemin acisi yikmisti onlari, yakismamisti bu olum Rusteme.. Sag olsaydi Bilale sagdiclik edecekti nikah gunu belki de..Oglene dogru eve gelen giden olmaya baslamisti, Rum- Turk demeden gelip gidiyorlar yardim icin ellerinden geleni yapmaya gayret ediyordu butun Iskoplu halki o gun, Bilali hepsi cok severdi, yardimsever delikanliydi, gerci delikanlilik zamani gecmisti ama olsun yine yeni evlendigine gore delikanli sayilirdi.. Kinalar hazirlandi, asma yapraklari haslandi, beyaz keseler  coktan hazirdi  zaten.gelin ellerini keselere sokacaklardi; Sidika hanim anacagindan kalma bindalliyi sandigindan cikardi, kendisi gelin olurken kaynanasinin  bindallisini  giymek zorunda kalmisti.. Anaciginin bindallisi  cok guzeldi,  kirmizi atlas uzerine altin sarma islemeliydi, her bir gobekler piril piril parliyordu hala , belki 80 senedir sandik beklerdi ama o kadar iyi korumustuki ne sari leke ne de  baska birsey vardi uzerinde, kagitlara sarar her sene bahar da havalandirirdi, bugunu beklemisti harba (bindalli).gelinlik yillardir..Sidika asagiya seslendi;
  • – Naciye yukari gel kizim,  aksama giyecegin harbayi(bindalli) gostericem sana , diyerek gelinini cagirdi, Naciyenin harbayi gorur gormez gozleri parlamisti, boyle altin sirmali bir gelinlik  giyecegini hic dusunmuyordu
  • – Bak kizim, bunu hem bu aksam hem de nikahinda giyeceksin, eger bu acilarimiz olmasaydi sana Midilliye gider     guzel bir  gelinlik  diktirirdim lakin bunu yapacak ne zaman ne de imkan, var sukredelim allaha bugun icin…..
  •  Naciye gercekten ellerini acmis, allaha sukrediyordu bir taraftan da zeytin siyahi gozlerinden yaslar suzuluyordu anacigindan uzun zamandir haber alamamisti, ne mektup gelirdi ne haber artik , gerci birsey olacak olsa aci habeer tez ulasirdi yaa…Vakit ogleyi gecmis aksama yaklasiyordu, Despina bademli baklavalar acmis, tereyagini yakmis serbetini coktan dokmustu aksama kadar ceksin diye, Bademli corekler de yapilmisti allahtan ..evin her tarafi mis kokuyordu. O arada Selam efendi nin zevcesi Elmas hanimin koluna gecerek dugun evine dogru yurudugunu gordu Sidika, evler cok yakin olmasa da yurume mesafesindeydi, karisini birakip aksam namazina gidecekti, ne de olsa kadinlar corekle peynir yiyecekler , serbetler icecekler, ustune de baklava nin elbette tadina bakacaklardi  bu gece..Adada kina gecelerinin vazgecilmeziydi bu ucleme, bademli baklava, bademli corek , peynir ve serbet.. o zamanlarda findik fistic adeti yoktu bazen ceviz konurdu ortaya ama cok gerekli birsey degildi..
  •  Elmas hanim son derece kibar bicimde kose   sedire     oturdu , oldukca erken gelmisti , daha Sidika hanim bile yukardaydi, O da bu gece coktandir giydigi gri urbalarindan kurtulup bordo entarisini sirtina gecirdi , bir tanecik evlatciginin murvetini yapiyordu, Elmas hanimi karsiladi , saci basi her zamank gibi derlenip toplanmisti, arkasinda kucuk topuzu  elbisesi renginde seffaf esarbi ile mukemmel uyum icerindeydi..son derece gustolu giyinirdi Sidika  giyindiginde.. Hosbes derken diger hanimlar da bireri ikiser gelmeye basladilar,Aslinda   bu gece saz soz olacakti ama Rustemin olumu hepsinin elini kolunu baglamisti, Bilalin birinden bulup getirdigi gramafonu calmaya basladilar, hem soyluyor hem az cok egleniyorlrdi.. Kinalar yakildi,  corekler tatlilar yendi, ustune serbeler iciildi, evin her kosesinde senlik vardi adeta, arada Sidika hanim cosuyor erkek olamadigi icin esarbini atiyor gramafonda calinan kocekcelerle oynuyordu, Bir ara En cok sevdigi Istanbul Turkusu Telgrafin Tellrine Kuslar mi konar calmaya baslayinca dayanamayip Gelinini de kaldirdi, gelin kaynana karsilikli oynadilar, Naciyeyi oynarken Bilal gramafonlu odanin  kapi araligindan seyrediyordu, ne de olsa Istanbulda yetismis kizdi, adabinla oynuyor gerektigi yerde cosuyor kaynansinin ertrafinda donuyordu..kadinlar mesk ediyorlar elleriyle gelin kaynanaya ritm tutuyorlardi,  bir ara gramafonun sesi kesiliverdi , gec olmustu,  Sidika ya gore gece cok kisa surmustu ,  daha da uzasa iyi olacakti gibi gelmisti Ona.. ertesi Sabah nikah vardi, yatip dinlenmeliydiler zamaninda , misafirler gitmeden Despina ve diger Turk komsusu Ayse kadin, Sidika hanima yardima giristiler. evin altindan girip ustunden ciktilar, tertmeiz etiler, sedirleri silkelediler, evi havalandirdilar, evlerine donduklerinde.. gece yarisini geciyordu.. O gece herkes yorgunluktan bitap dustugu icin  rahat uyumustu, neredeyse Sabah namazini bile kaciracaklardi ki ezan okunmaya baslandi..
  • O  Sabah erkenden  , arkadaslari Bilali alip berbere goturduler, koyun orta yerinde Bilal damat trasi oluyor bir taraftan da gelen gecen cocuklara bahsisi dagityordu, allahtan bozuk para hazirlamak icin Midilliye gittiginde bu isi halletmisti.. o gun sabahtan beri kadinlar Sidika hanimin bahcesinde oglaklari hasliyorlar toprak firina atiyorlar, keskegi pilavu hazir etmeye calisiyorlardi, ikinci tepsi baklava ile ikinci sini corek yukaridaki sandik odasinda hazir bekliyordu, hoca efendi gelip nikahi kiydiktan sonra eglenilecek arkasindan da guvey gecesi olacakti… Ogleden sonra namazdan sonra caminin hocasi gelip Bilalle Naciyenin nikahlarini kiydi, sahitlere bir takim sorular sorup dinin geregini yerine getirdi, Sidika hanimdan iki mecidiye alip baklavasini yedi, arkasindan da ikindi namazini kildirmak icin ayrildi..genc kizlar delikanlilar bakisiyor , birbirlerine goz suzuyorlardi, kizlarin gozdesi mektep bitirmis katiplerdi ama onlarda istanbuldan gelirken sarayli bir kiz bulup evleniveryorlardi.. Yatsi namazi icin erkekler camiye giderken Bilali de goturmuslerdi, adettendi, damat olacagi gece namazdan mesalaler arasinda allahuekber sesleriyle gelirdi damat evine , sonradan yenir icilir eglenilirdi gec vakte kadar..Bilalin mesaleler arasinda gelisini goren Sidika hanim gozyaslarina hakim olmadi, kocasi, anasi babasi tum sevdikleri geldi gecti gozunun onunden , hungur hungur agliyordu, kadinlarin cogu bu duygudsal goruntuden etkilenirlerdi, Damat geldi, bahceye girerken bir testi kirildi adet oldugu uzere, sonra dan da yine gramafon Istanbul kocekcelerini calmaya basladi, kizlardan biri bu isi cok iyi ogrenmis , guzel neseli plaklar caliyor ahaliyi eglendiriyordu, erkekler bahcede toplndilar, firinlanmis oglak eti keske pilav , hosaf bir de raki vardi sofralarda, basta damada icirdiler, zeybek oynadilar, arkadan rumca sarkilarla tabak kirdilar sonunda da kocekcelerle geceyi kapattilar, Sidika hanim bir ara ortadan kayboldu, birkac gunlugune komsusu Despina da kalacakti, bohcasini koltugunun altina alip Despinaya teslim etti, simdi nerdeyse Bilali yiumruklayip gerdege sokardi arkadaslari, aceleyle masalari topladilar,  geline is birakmamak icin evi temizlemeye basladi genc kizlar, is bitince de damadin sagdicina isaret edip hepsi evden ciktilar, Naciye urkmustu, agzi dili baglanmisti ilk defa bir erkekle basbasa kalacakti hayatinda … Birden gramafonun sesi kesil;di, Gencler Bilai arkasini yumruklayarak  kapidan iceri soktular, ardindan da kapiyi cekip kilitlwdiler, bu da adetti o zamanlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir