BOLUM 51

 Postaneden ciktiginda butun vucudu kasiliyordu Koca Rasimin,nereye gidecegini , ne yapacagini  dusunecek durumda degildi. Sagina bakiyor , soluna bakiyor ama koskoca Istanbulda hicbirseyi, hickimseyi goremiyordu.. Caresizdi, yalnizdi. kuskundu , basina gelenlere isyandaydi.. Martilarin cigliklarini duyumsuyor, deniz kokusunu hissedebiliyordu sadece.. Bir adali baska ne duyabilirdiki bu caresizlikle? Ayaklari farketmeden denizin  kenarina surukleyiverdi Rasimi.. Gurultu doldurmustu kulaklarini; , macuncular, serbetciler, cocuklar icin  gayet basit tahtadan yapilmis oyuncaklar satan   seyyar saticilar..

Normal zaman olsa Rasim bey koca bir cocuk  gibi macundan yemek ister, kagit helva alir, deniz kenarinda  kahvesini yudumlardi. Lakin beyni,  ucusan martilardan. lacivert denizden  baska  hicbirsey algilamiyordu. Gerilere cok gerilere dondu birden ; adadaki cocukluk gunlerini ,babasini, anacigini,kizaran tapta kokusunu, Kostayla zeytinden gelirken Adonisten  8’ini  10 paraya  aldiklari ipe dizilmis istavritleri, Bahcede Kostanin yaktigi atesi, izgaranin dayanilmaz davetini,Angelos la ucurdugu guvercinleri , Mehmed’inin bahcede kosar oynarken dusup dizlerini yaraladigini, kizlarin cekine cekine masayi hazir edip ortalarda salindigi bahcesini hatirladi, Su mubadeleye kadar hersey ne kadar da  guzeldi oysaki , koklerinden sokmustu biri onlari, kokunden sokulup susuz kalan bir bitki ne kadar yasayabilirdiki?

Mavi gozleri  son zamanlarda ne kadar islanir olmustu Koca Rasimin, alisik miydi kari gibi aglamaya ortalarda? Simdi biri gorse ne derdi koca adama?Elinin tersiyle burnunu sildi, aklina bir anda Zelihanin her seferinde yikayip utuledigi adinin basharfinin isli  mendiil geldi , cebinden cikardi, tekrardan burnunu silip gozlerini kuruladi, Okuma yazma da bilmezdi Zeliha ama kimden ogrendiyse ogrenmis R harfini islemisti mendile..Kadinlik konusunda ustune yoktu Misavru da, pisirdigi yenir, diktigi giyilir, isledigi gorulmeye degerdi,Baba evinin tek kiziydi babasi Haci Bohlul aganin tek kizi….Serveti ,Rasim beyden fazlaydi gelin geldiginde .. Ara sira kavgaya tutussalar da barsiverirlerdi, Rasim dayanamazdi kusluge.. , Allah uc tane piril piril evlat vermisti, Hanifesini hatirladi birden uc yasinda topraga verdigi kizini , Allahin takdiriydi..Yapacak birsey yoktu..

Rasim, Bir muddet sonra usudugunu hissetti  denizin serin havasiyla, sesler de azaliyordu etrafta.. demekki aksam oluyordu, bu karanlik  ondandi..Otel hemen arka sokagin icindeydi, gidip uzanmaliydi, yiyecek hali yoktu simdilik, acikirsa belki sabaha karsi bir corbaci bulurdu koskoca payitahtta…

Sabah ezaninin sesyle uyandi, muezzin minareden okuyordu ezani besbelli , cami o kadar yakindiki , duymamak icin sagir olmak lazimdi, Oldu olasi bu saatte okunan ezani severdi Koca Rasim.. yataginda dogruldu, Zelihanin yaninda olmayisi  burkuyordu yuregini.. Ezani dinledi sonuna kadar, Bitince kalkti , giyindi, camiye gidip cemaatle kilacakti namazi , sonra da karnini doyuracak bir corbaci bulurdu elbet .. Sabah ayazi da Ayvalik a benzemiyordu hani.. Sadirvanda abdestini aldi, hocanin hemen arkasinda saf tuttu.. Namazi bitirdiginde uzun uzun Zelihasi icin dua etti, zira dua etmekten baska birsey gelmezdi elinden…Caminin hemen karsi kosesindeki corbaci namazdan cikanlarla dolmaya baslamisti, bir masada yer bulabildi neyseki..Kelle paca ismarladi, oldum bittim cok severdi bu corbayi, Ramazanda yapilirdi evlerde, lakin bu Istanbul lokantalarinin kelle pacasi hicbirseye benzemezdi, ilk kez Zelihasini dusunmeden corbasini  icip karnini doyurdu, bir tane daha icmek istedi, ama bu sefer iskembe olsundu.. Atin olumu arpadan olurdu be yaaaa…

Rasim aga , tika basa karnini doyurduktan sonra tekrar oteline cikti, biraz daha dinlenmeliydi, karga bokunu comaklamadan da hastaneye gidilmezdi ya…Acik biraktigi yatagina kiyafetleriyle ilisiverdi, Zeliha olsa asla kiyafetleriyle yatmasina  izin vermezdi..Ruyami gercekmi ayiramadigi seyler gormustu ici gectiginde, Zeliha kara carsaflarla etrafta dolaniyor, Misavrudaki cini sobayi yakiyordu , Cocuklar da mutfakta et pisiriyordu guya, birden kapi acildi, Kosta annesinin vefat haberini getirdi..

 Rasim bey,korkuyla irkildi,  gozlerini acti, gordukleri ruyaydi allahtan..Birden yataktan firladi gunes yukselmisti, Gureba hastanesine gitmek icin  bir fayton bulmaliydi.. Aylardan nisandi. ama hava oldukca serindi yine de..Hastaneye girdiginde  titredigini hissetti Rasim..Ust kata tirmandi, karisinin yattigi odaya girmesi neredeyse imkansizdi, Kadinlar kogusuydu cunku.. cikan hemsirelere soruyor, kimseden dogru duzgun cevap alamiyordu, Zeliha neredeydi?

Bir anki deliligiyle odadan iceri daldi, Zeliha hanim uyuyordu, digger refakatci  kadinlar erkek varrr……. diye bagirinca hademeler ve hemsire gelip yaka paca Rasim beyi disari attilar, cok gucune gitmisti Rasimin ….Bu  hallere dusecek adammiydi?Cesaretini topladi allahtan okuma yazma bilir agzi laf yapardi, yukari kattaki sertabibin odasinin kapisini caldi. izin cikmadan daldi odaya, delirmis gibi anlatiyordu derdini.. Sertabib  cana yakin , babacan insandi, Dr NIzamettin gibi degildi Allahtan..Rasimi dinledi. dinledi , dinledi…… yatismasi icin bir bardak su getirtti, biraz ferahlasindi, belliki boyle horlanmaya aliskin bir adam degildi Rasim..Kim oldugunu nerden geldigini teker teker sordu, hususi(ozel) bir oda verebilirlerdi eger Bezmi Alem vakfina bagis yaparsa..

 Rasim bey boyle zamanda paranin  lafni i etmezdi, ettirmezdi ..ne gerekiyorsa yapilacakti, yeterki Zeliha iyi olsundu.. Rasim bey , kusagindan para kesesini cikardi, 3 altin mecidiyeyi doktorun onune birakti..

  • Doktorum, kurtar bizi bu sefaletten, yalvarirrim.. ? Uc cocugumuz bizi bekler, hayirlisiyla gidelim bu memleketten, yardim et bize ..
  • Sertabib yuregi yarali adamdi zaten..iki sene evvel karisini veremden kaybetmis, iki cocukla ortalarda kalmisti, evlenmek isteyen coktu doktor oldugu icin ama cocuklarina ana olabilirmiydi gelecek kadin?Anasiyla oturuydordu koskoca yalida..
  •  Zeliha hanimi oglene  kalmadan hususi odaya aldilar. Rasim bey basindaydi artik karisinin , Oldukca iyi gorunuyordu Zeliha,  ama bakalim  Tabib  Nizamettin bey  ne diyecekti..Odadan da deniz bile gorunuyordu hani, guzel oda vermisti sertabib Rasim’e ..
  • NACIYE’NIN GUNLERI YAKLASIYOR….
  • Zaman herseyin merhemiydi sanki, Naciye anacigini hatirladikca  agliyor, ama yalnizliktan sefaletten kurtuldugu icin de Tanriya dua ediyordu, Zordu dul bir kadinin Istanbul gibi yerde yalniz yasamasi, konuya komsuya muhtac olmasi.. Ellerindeki para pul neredeyse bitmek uzereydi daha o zamanlar.. KIra ne kadar karnini doyurmustu anaciginin kimbilir?O  Yahudi kiraci vermismiydi kirasini acaba? Bazen bunlari dusunur, bebegin tekmeleriyle kendine gelirdi.. yine de cok sukur Allah Naciye’ye helal sut emmis bir koca vermisti ,Basina gelenlerden sonra hayatina son vermeyi dusunmustu  oysaki.. Simdi cocugunu dunyaya getirmeyi dusunmeliydi  sadece.. kiz dogarsa adini Sehriban koyabilir miydi ki? bunu kayinvalidesine nasil Kabul ettirecekti? Bilal’ le konusmaliydi once ….Oradaki dukkan ve ev ne durumdaydi? Hatice hanimin babasina bir mektup gonderseydi keske ? Onlari satip buralarda birseyler alabilirlerdi belki de , Naciye’ nin de elinin harcligi cikardi… Butun bunlari dusunurken bebek bir hizli tekme daha atti, zaman yaklastikca tekmeler de hizlaniyordu ..Sidika hanima gore karni da dusmustu, dogum yakindi artik…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir