Ziyneti hanim elindeki yasin kitabini birakip, odanin kosesinde serili duran Kabe den gelme hali seccadenin uzerinde namaza durdu, aksam ezani az once okunmustu, Sabire de Zehra da Kur’an okumaya devam ediyorlardi. Aksam namazi kisa olurdu nasilsa, bitirip tekrar yasinine basliyacakti efendisinin basinda.. Mehmet Emin ile Salih cavus ta yer minderine oturmus sesizce dualarini ediyorlardi, artik edilen dualar ‘hayirlisiyla emanetini al’ yarabbimden ileri gitmiyordu.. Ziyneti hanim tam namazini bitirmis, selam vermistiki Koca Huseyin son nefesini soludu. Meleklere es olmustu artik.. Tanri cennetine Kabul etsindi..
O gece , ev konu komsuyla doldu tasti, dualar okundu, yemekler yendi, sabaha kadar mevtanin basinda uyanik kalmak icin kahveler icildi, duyan geldi , Gelenlerin en basin da da Rasim bey le Zeliha hanim vardi, Bu aileyi cok candan severlerdi, Pehlivan Huseyin aganin hepsine cok iyiligi dokunmustu, hele de Zeytin zamani ,- en bildigi isti tabiki -KImsenin ricasini ikiletmezdi, Iyi yasamisti Koca pehlivan, ertesi gunu buyuk bir kalabalikla birlikte ogle ezanindan sonra cenaze namazi kilinarak, topraga verildi.. Hemen hemen geldiklerinden beri vefat eden ilk mevtalar arasindaydi Huseyin aga..
O tarihlerde Ayvalikta mezarlik yoktu, Mevtalar uygun gorulen yerlere gomuluyorlardi,Ornegin babaannemin su andaki sahanin oldugu yerde yattigini, Pehlivan dedenin mezarinin da, Sakarya Camisi diye anilan yerde oldugunu cok kereler annemden dinlemistim.. Simdiki mezarligin yillar sonra kuruldugunu biliyorum..Kurulus tarihi konusunda net bir bilgiye rastlayamadigim icin kesin birsey yazmaktan cekindim.
FATMA’YA SOZ KESILIYOR…..
Sidika hanim , bir iki gun sonra bassagligi icin Ziyneti hanima kosmustu, Bilal elbetteki cenazede her turlu isi yardimlamisti ama Sidika hanim nasil unuturdu Ziyneti ablasiyla , Huseyin aganin iyiliklerini., Zeliha hanimin hizmetlisi ,Hatice hanim ve Veli dayi da kapakli sepetlelerle yiyecek getirmislerdi cenaze evine , uc gun ust uste yiyecek getirmek adettendi o zamanlar.. Sidika , firsat bu firsat deyip , Hatice yi yakaladi.
Bak! Hatice, hanimina selam soyle, hayirli bir is icin rahatsiz ediceyiz onlari ne zaman musaitse haber yollasin bize , bekliyoruz.. duydun mu beni?
Taman , Sidika abla, hizmetciysem de aptal degilim ya, allaha sukur kafam yerindedir, soylerim
-Aman be kizim sen de ne alinganmissin boyle? kim sana aptalsin dedi, hadi git yuru soyle hanimina bekliyorum seni burda, bir de bizim eve kadar yorulma haber getirmek icin ramazan gunu
.Hatice , kocasiyla beraber hizli hizli eve donduler, kafalarinda hep Ayse’ye gorucu mu geliyor sorusu vardi ama zayif ihtimaldi elbette.. Kopru boyundaki kavaklar nazli nazli sallanip biraz olsun ortaligi serinletiyor, bir nebze olsun susuzluklarini hafifletiyordu kari kocanin.. Ramazan mubarek te baslamisti , oruc bu uzun gunlerde ne de zor oluyordu , allahin gucune gitmesindi… Hanimina oruc tutmayi yasaklamisti doktorlar, hersey yasakti neredeyse, zavalli Zeliha’ya.. Yalniz yemek pisiriyor, Mehmetinin okul donusunu bekliyor, O’na bir annenin gosterbilecegi en buyuk ihtimami gosteriyordu, iki uc gunde bir yukari mustemilatin yanibasindaki firin yaniyor, Veli dayi firini hazir ettikten sonra karisiyla yiyecekleri koyup agzini siviyorlardi, Bu aralar Hatice de gebeydi galiba ama , sesi solugu cikmiyordu, calisip para kazanmasi lazimdi gebe olsa bile…
Zeliha, hayirli haberi alinca ne dedigini bilemez olmustu, erken deseydi belki kacirridi, olmaz deseydi gozu acikken kizlari basgoz etmek istiyordu, Rasim beyi bekleyim diyecekti ki , Hatice hanim ;
Sidika abla, cenaze evinde haber bekler, hanimim, deyiverdi.. Hay allah olacak seymiydi bu simdi, iki ayagi bir pabuca girecekti, Ramazan gunu misafirlik olurmuydu? Neyse bir kizi yuz kisi ister bir kisi alir diyerek;
– Git soyle, Buyursunlar gelsinler ne zaman isterlerse, zaten biliyorlardir ben oruc tutamiyorum .. N e zaman gelecek olurlarsa bana bir haber salsinlar onceden… Mahcup olmayalim , Sidika hanimin kulagina egilip soyleyiver bunlari, Herkes birden duymasin, sadece Ziyneti abla duysa neyse de Sabirenin agzi durmaz herkese tevatur eder simdi..
Sidika hanim , haberi alir almaz , evine dondu, cenazeden donunce once kendi evine girmek gibi bir batil inanc vardi.. Adimini esikten iceri atti, Torunlarini sevecekti ki Naciyenin iki gul yuzlu torununu emzirdigini farketti Biri Sehriban digeri de de Sidika olmustu bu guzel yuzlu yavrularin isimleri . Mis gibi gul suyu kokarlardi. Naciye ikisini de hemen hemen her gun yikar paklar, gul suyuyla siler, popolarini zeytinyagla ovar kundaklardi..Kayinvalidesini etekleri zil caliyor halini gorunce agzindaki baklayi cikarmasini bekledi..
– Naciye’m bu yavrular ugurlu geldi ailemize, Ali’ye Rasim beyin kizini istiyecegiz. Kabul etti Zeliha hanim. Bu izdivac olursa , Ali’me voli vurmus demektir.. Fatma hem guzel hem de zengin kizi, babasindan cok mal mulk kalacak yarin oburgun Naciyem…
Soylenenler, Naciyenin boynunu bukmustu,gonlunu kirmisti az da olsa, kendisinin canindan baska hicbirseyi yoktu neredeyse, demekki kayinvalidesi icin onemliydi mal mulk sahibi olmak.. Bilal’i onu bilerek almisti ama, kimsesi yoktu o zaman bir garip anacigindan baska.. Ama belki de anasindan kalan dukkanla ev bir gun olur iyi para ederdi kimbilir?
Bir kac gun sonrasi , aksami icin izin alindi kiz evinden , Kiz evi naz evi derlerdi ama Zeliha naz yapacak zaman olmadigini az cok seziyordu, Yarin oburgun gozunu kapatirsa kizlari ortada kalir. yuzlerine bile bakan olmazdi, kendi eliyle vermeliydi gozlerinin nurlarini.. O’nun en buyuk derdi Mehmetcigi idi, O da okuyacakti ya, KImse ilgilenmese de Amcalari okumasina on ayak olurlardi hic degilse..Son zamanlardaki ruh hali aynen boyleydi Zelihanin, kimseyle bu konulari konusacak degildi elbet, zaten konusacak kardesi mi vardi? Dalsiz budaksiz bir kadindi, tek kizdi.. Allahtan Rasim bey , O’na hem ana hem baba hem kardes olmustu ,efendisinin hakkini odeyemezdi, Adadayken , Maria kardes gibiydi Zelihaya, derdini anlatir, konusur, guler ya da agalarlardi birlikte.. Kosta da evlat gibiydi, her gun Sabah yataktan kalktiginda sanki adadaki evin demir kapisinin acildigini duyardi hayalinde .. Cok ozlemisti bu iki vefali ana ogulu.. Izin olsa coktan gideceklerdi yaa, izin cikmazdiki simdi..
Bir kac gun sonrasi , aksami icin izin alindi kiz evinden , Kiz evi naz evi derlerdi ama Zeliha naz yapacak zaman olmadigini az cok seziyordu, Yarin oburgun gozunu kapatirsa kizlari ortada kalir. yuzlerine bile bakan olmazdi, kendi eliyle vermeliydi gozlerinin nurlarini.. O’nun en buyuk derdi Mehmetcigi idi, O da okuyacakti ya, KImse ilgilenmese de Amcalari okumasina on ayak olurlardi hic degilse..Son zamanlardaki ruh hali aynen boyleydi Zelihanin, kimseyle bu konulari kousacak degildi elbet, zaten konusacak kardesi mi vardi? dalsiz budaksiz bir kadindi, tek kizdi.. Allahtan Rasim bey , O’na hem ana hem baba hem kardes olmustu efendisinin hakkini odeyemezdi, Adadayken , Maria kardes gibiydi Zelihaya, derdini anlatir, konusur, guler ya da agalarlardi birlikte.. Kosta da evlat gibiydi, her gun Sabah yataktan kalktiginda sanki adadaki evin demir kapisinin acildigini duyardi hayalinde .. Cok ozlemisti bu iki vefali ana ogulu.. Izin olsa coktan gideceklerdi yaa, izin cikmazdiki simdi..
Fatmaya olani biteni anlatti, Tabiki Aliyi tanima imkani yoktu Fatmanin, ancak bir resim getirecekleri Ona , Cok istekli degildi elbette Fatmacik, akli hep Kosta daydi;
- SEn simdi gider orada evlenirsin Fatmamu. demisti Kosta ona. Baban seni zengin biryle evlendirir simdi..
- – Kosta’mu senden baskasini gormez gozum benim , beklerim seni gelene kadar demisti Kostaya ama olacak seymiydi bu simdi, Hukumetler yasak koymuslardi, ne gitmek mumkundu ne de gelmek?
- Persembeyi Cumaya baglayan gece , Sidika hanim, Besime hanim, Kocasi Kemal effendi cikageldiler, ellerinde kucuk bir soz bohcasi vardi, bir de kuucuk bir tepsi bademli mis lkokulu corek..
- Sidika hanim Zeliha hanima sokularak;
- Hemsire size layik degil bunlar ama daha ilk geliste tadimiz olsun istedik , Kabul buyrursaniz bizi ihya edersiniz.. Eski den kiz evi bazen getirilen hediyeyi Kabul etmez giderken geri veriridi ,, Zeliha hanim edepli kadindi, boyle bir seye yeltenecek insan degildi elbette ama yine de yolunu yapsindi Sidika..
- Ramazan mubarek diye baslandi soze.. Oruclar konusuldu , firinlardan ne yemekler yapildigi konusuldu , Kac , goc yoktu erkek kadin arasinda artik, Gazi Pasa hergun gittigi gezilerde hanimlari da yaninda goturuyor, kadinla erkek esiitir diyordu.. O’ndan daha iyi mi bilecekti cami hocalari, Onlar islerine geldigi gibi konusurlardi.. Koskaca Sari Pasa ne derse oydu..
- Kemal efendi, huzursuzdu, Rasim bey sozu sohbeti cekilir, konusmayi az cok becerirdi, Simdi ne diyecekti koskoca Rasim beye?KIziniza talibiz mi diyecekti yani ? Verecekmiydi bakalim, yoksa ne haddinize sizinmi diyecekti? Ama oglu da aslan gibiydi hani, eeh meslegi de vardi sabuncu ustasiydi, kimsenin kazanmadigi kadar para kazaniyordu, ee az cok zeytin de verecekti ogluna , daha iyisi mi olurdu? daha iyisini isterlerse katibe versinlerdi kizlarini .. O da alip giderdi gurbet ele.. Kemal effendi butun bunlari dusunurken Rasim bey rahatlatti birden zavalli adamcagizi..
- Sidika hanim , evlatlar nasildir? Bilal ‘in iki guzel yavrusu olmus cok sevindim ee artik size karada olum yok, bir de biz evlendirseydik su cocuklari gozumuz acikken..
Kemal effendi firsat bu firsat diyip giriverdi soze;
- Zaten bizim de sebebi ziyaretimiz odur , Rasim beycigim, mahdumum Kemal’e kiziniz Fatmayi Allahin emriyle istemeye geldik, Kabul buyurursaniz bizi ihya edersiniz..
- Rasim bey bu girisi bekliyordu zaten..
- – Bize birkac gun musade ediniz Kemal efendi, size haberi gondeririz., deyip kahve yapmasi icin Zelihaya isaret etti.. Zeliha Mutfakta bekleyen Hatice ile Fatmaya seslendi, kahveleri yapip Fatmanin eline verecekti Hatice… Kahveler icildikten sonra , fistikli Istanbul lokumlarinin son kalanlari yendi, agizlar tatlandi..Mesele az cok halolmusa benziyordu ama son cevabi beklemeliydiler yine de.. Besime hanim heyecandan az daha ayakyolunun yolunu bulamayacaktiki kalkip Disari cikti, amaci hem Fatmayi yakindan gormek hem de hacetini gidermekti, Ali haber beklerdi; –
- – Anne !kiza oyle bir bakacaksin ki; fotografini cekmis gibi bana anlatacaksin anladin mi demisti gelirken..
- Oglan tarafi izin isteyip ayriliyorlardiki Zeliha hanim soze karisti, Besime ‘nin odu patlamis getirdiklerini geri verecek sanmisti; –
- Ayaginiza saglik geldiiginiz icin, Allah yazdiysa olur diyerek hanimlara sarilip optu ve yolculadi misafirlerini…Adette gelin olacak kiza pek fikri sorulmazdi ama Zeliha hanim Fatmanin fikrini almak icin yine de yarini bekliyecekti, kucuk bir resim tutusturmustu Sidika eline giderken.. Alinin, boylu poslu askerlik resmiydi, EE fena delikanli da degildi, daha ne isterdiki Kizida , ehh Aile de munasip sayilirdi, Davul dengi dengine vurmaliydi, ayari kactimi gecim olmazdi…..
