BOLUM 60

Ogretmen Nazim bey, Mehmet’in derslerdeki basarisinin dususune cok uzuluyordu , lakin  sebeb te belliydi ,sonuc ta ortada idi.. Rasim aganin pek ilgilenir tarafi yoktu;

  • Amann Nazim bey okuyup ta katip mi olacak, olsa da gonderemem tek oglumu uzak  yerelere, sonra bu zeytinleri kim bakar deyip duruyordu.. Boylece Mehmet 5. sinifin sonunda iyi derece ile okulunu bitirdi..derslerdeki basarisizligi bitirme imtihanlarinda gitmis sanki yerine baska bir Mehmet gelmisti..
  •  Bak Rasim aga, Oglan Sifai imtihanlarda (sozlu sinav)cin gibi masallah, gel dinle beni bu oglani orta mektebe yazdiralim.. diyince Rasim aga boyun bukmus,  kiramamisti elbet ogretmeni. Ayvalik Orta Mektebine yazdirmislrdi Mehmet’i . Devam ediyordu etmesine ama cocuktu sonucta, yaramazlik  yapiyordu ara sira, kimse yoktuki Mehmedi duzene sokacak.. Ana yoktu, babasi cogu zaman Boyalik merasindaki evde kaliyor Ayvalik’ a gelmek bile istemiyordu.. Ayse zate kendi dunyasindaydi, Evde bir hizmetli ve kocasinin eline  kalmisti Zeliha hanimin kiymetli  Mehmetcigi.. Fatma da ilk gunlerdeki gibi gidip gelemiyordu artik, kocasinin ve kayinvalidesinin istekleri bitmiyorduki.. Yeni gelinden cesit cesit yemek bekliyorlardi, zira Zeliha hanimin ada koffteleri, pirincli pilavi, keskegi meshurdu..Fatma bazen kardesini cagirsa da Mehmet gitmekten cekinir olmustu , enistesinin birkac aci sozunden sonra .. Cogunlukla Selim amcasina gider, Hatice yengesinin yemeklerini yerdi okuldan cikinca.. Amcasi her seferinde kulagini ceker ;
  •  – Oglum dinle bak lafimi, derslerini calismamazlik etme, malini mulkunu idare etmek icin okumus olman lazim yoksa cahil adami herkes oynatir..derdi.. Mehmet icin ok yaydan cikmisti lakin, okuldan dondugunde cantasini bir tarafa, sapkasini bir tarafa firlatir, sokakta oynamaya dalardi ortalik kararana kadar, Aysenin ya da Haticenin pisirdigi yemekler sicak olursa yer sicak degilse agzina bile koymadan yatardi…
  •  Rah. babacigimin bu sicak yemek isteme aliskanligi olene kadar devam etti, zeytinyagli yemeklerin bile isinmasini isterdi annemden, olaki o gunleri hatirlatirdi soguk yemekler O’na..
  • O yil, Mehmet orta mektebin ilk senesini  guc bela bitirdi ..  Ikinci sene dersler zorlasmisti ama Mehmetin derdi ders degildiki , dinlediklerini bir cirpida ogreniyor, dinlemedigi derslerden de nefret ediyordu.. ikin ci yilin sonlarina dogru matematik ogretmeninden yedigi bir dayak sonucu okulu birakmaya karar verdi, amcalar elbetteki karsi cikmislardi bu karara ama kim dinlerdi amcayi.. Rasim bey, memnundu bile bu isten bir bakima.. Altinova yolu uzerinde Kara Yerler dedikleri arazileri almisti, Calisacak mallari deruhte (cekip cevirecek) adam lazimdi, Okuyup ta ne olacakti oyle…?Kayisi agaclari ekiliydi o zamanlar o yeni arazide, Sabah erkenden babasiyla at ustunde giderler , isciler kayisilari  toplamayi bitirene kadar beklerlerdi.. Daha sonraki yillarda babacigim yalniz basina gitmeyi ogrendigini bazen annesinin mezarina ugrayip O’nunla dertlestigini anlatirdi bize.. 12-13 yasindaki bir cocuk icin travmanin buyuklugunu anlatmak icin baska bir olay aktarmaya gerek yoktur sanirim..

Bu arada Ayse, gelinlik kiz olmustu nerdeyse, Rasim beye degil  ama Amcalara dunurculuk icin arabuluculuga giden coktu..Rasim bey henuz bir dugun yapacak gibi hissetmiyordu kendini.. Acisinin uzerinden 3-4 sene anca gecmisti.. Fatma da gebeydi artik bi dogursaydi hayirlisiyla , isin ucundan tutardi belki…Gerci Fatma kocam koylu olmustu ya , iste gene de umut ediyordu Rasim aga..

Zeytinler de o yil iyi vermisti hani, epeyce zeytin  toplamisti, Adada biraktigi mallarin yarisiydi belki ama ayni cuvali topluyordu Rasim bey..Yagi da kardeslerinin fabrikasinda cikariyordu, aldigi randiman fena degildi hani. Biraz para yatirsaydi yeni acilan Osmanli Bankasina.. Cunku kime  kime para emanet etse , hirsiz girip caliyordu(!)Zeytinden dondugu bir aksam Selim bey, abeysine yaklasti, agzinin icinde birseyler soyluyordu, ama Rasim aga yorgunluktan mi yoksa tansiyonun yuksekliginden midir bilinmez, Kardesini duymuyordu, Onunla dalga gectigini sandi..

-Selim ne diyorsun, anlamiyorum, kulaklarim da sagir mi oldu nedir?

-Abeycim , diyorumki, Agrali Selim beyin oglu  Ayseye taliptir, ne dersin?

  • Sahi mi soyluyorsun yoksa dalga mi geciyorsun  benimle? Bizim deli kizi ne yapsin Selim beyin oglu? 
  • Aman be abeyy, amma da yaptin neden yalan soyleyim, git Emin’ e sor istersen, O da variydi, Selim bey yazihaneye geldiginde, Bilirsin soyu sopu yerindedir Selim beyin..
  • Eger dogruysa vallaha allah gonderdi derim Selim beyi, bizim deli kiza, Oglunu tanirmisin nasil bir delikanliidir?
  •  Sabuncu ustasidir O da, katip kilikli eline yuzune bakilir bir delikanli , benim kizim olsa hic tereddut bile etmem.. Basi onunde gider basi onunde doner, duymadim bir kopuklugunu..
  • Var midir ickisi kumari Selim ?bir sor sorustur bakalimm, sonra  karar verelim birlikte, Lakin ben eve dunurcu kabuledecek durumda degilim, koca ev neredeyse harebe oldu bakimsizliktan..
  •  SElim beyin uc kizi vardir oglanin yani sira abeycigim, lakin sen Ayseyi kizlarin ustune vermicesin ya, alirsin ona da bir evcez..
  • SElim benim acim kendime simdi kizima ev dusunecek durumda degilim, birak gideyim ben ac karnimi doyurayim yag cikinca gelirim..
  • – O da nasil soz abeycigim, hanim evden yiyecek gonderdi gel birlikte yiyelim yazihanede;
  • Yazihaneye girdiklerinde yemekler isitilmis masanin ustunde duruyordu sicak ekmekle yemege basladi iki kardes, Rasim beyin gozleri dolmustu birden Zeliha hanimin guzel yemeklerini hatirlayiverdi birden, bogazinda dugumlendi yiyecekler,,,IKi damla damlayiverdi gozlerinden; firsat bu firsat deyip kardesi giriverdi soze;

-Abey , yahu boyle olunceye kadar yas mi tutacaksin? gel Ayseyi de evlendirdikten sonra sana da munasip birini bulalim, evin olsun bir kasik sicak yemek bulursun.. Rasim bey dellenmisti birden, her gece ruyasinda gordugu Zelihasinin ustune nasil gul koklardi?

Selim bak kalbini kirmayim, bir daha boyle bir sey duymak bile istemiyorum.. ben sizin gibi degilim, Karimin ustune gul koklamadim..

O zamanlar kardeslerinin capkinligi dillere destan olmustu , yakisikli ve parali adamlardi, Kadinlar zeytin , yag bahanesiyl e cok  defa yazihanenin arka odalarina suzuluverirdi..

ZIYNETI  YALNIZLIGA ALISIYOR..

Ziyneti , akli evvel oglancigi ile aksamlari  yemekten sonra  kizina gider, toruncugunu sever, yine yatmaya evine donerdi; Mehmet Emin her ne kadar kardesinin kuzusu idiyse de rahatsiz etmekten cekinirdi.. Nezahatcik  o sene okula baslamisti, okuma yazmayi ama en cok ta resim yapmayi seviyordu, Ogretmeni yaptigi resimleri sinifta teshir ediyor( sergiliyor), Nezahat’e yildiz takiyordu, daha ilk mektep te bile ben buyuyunce ressam olucam diyordu.. Lakin Ziyneti ressamligin ne demek oldugunu pek bilmedigi icin torunu kotu yola dusecek saniyordu..

-Amaninn evlatcim , istemem ben oole seyler sana muallime olmak yakisir, ressam ne is yapar, bilemm bile..

_Buyukanne ben hep resim yapicam, resimlerim duvarlara asilacak, muallime olmak istemiyorum ben..

  • Aman evlatcim gunahtir bile dinimizde oyle resimler yapmak..
  •  Nerde  yasiyorsun sen buyukanne Gazi pasamiz Ressamlara buyuk ihtimam gosteriyor, benimde resimlerim meshur olacak, ben de Pasa’min elinden takdirname alicam…. Hem ben Gazi  Pasamizi gormeyi cok istiyorum…
  •  Boylece annecigimin istegi gercekelesti, Gazi pasasinin elinden takdirname alamadi belki ama sinif olarak Ataturk’un Ayvalik I ziyaret etmeye geldigi 13 nisan 1934 de gitiklerinde on saflarda Gazi pasayi karsilamayi basardi.. Her zaman Deve tuyu rengindeki golf pantolunu, sapkasini, asaletini anlatti durdu senelerce, olene kadar da Ataturk sevgisi icinden cikmadi..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir