Jandarma komutani gerekli isleri yapip, Veli effendiyi sorgu sual etti, Hatice ye de sorular yonelttikten sonra ikisini de serbest birakti.Zaten kadinlarin sahitligi gecerli degildi daha, secme secilme hakki verilmemisti kadina ..Cenazenin bir an evvel gomulmesi lazimdi, simdiki gibi morg yoktu Ayvalik ta, Dogru duzgun bir hastenesi bile yoktu, Saglik ocagindan biraz buyukce bir yerde hasta bakiyordu doktorlar, zaten epi topu iki doctor vardi Ayvalikta, kiymetliydi doctor o zamanlar, kolay kolay yetismiyordu, okumak icin dis ulkelere gidiyorlardi ,,Hali vakti yerinde olanlar ancak erkek evlatlarini gonderebilirlerdi boyle bir tahsil icin.. Mesakkatli (zor) ve uzun bir tahsildi .. Dogumlari bile bu kucuk hastane gibi yerde yaptiriyordu Fahrettin bey, ikinci doctor da Daha Fransa dan yeni gelms Cavit beydi, gencti , yeni mezundu ama istikbal (gelecek) vadediyordu iyi bir tabib olacagi belliydi..
Komutan erati aileye haber vermesi icin gonderdi, buyuk bir faciaydi aile icin elbette, iki kucuk oglu kalmisti Huseyin beyin. karisi dul evlatlari yetimdi artik..Kasaba da sonu gelmez dedikodular yayildi, her kafadan bir ses cikiyordu..Butun bunlar devamededursun bizim cenahta hic akla gelmeyenler soz konusu edilmeye baslamisti.
Kardesleri Rasim beyi evlendirmeye niyetlendirmislerdi bir kere, Nuh diyor peygamber demiyorlardi, Perisan olmustu agabeyleri , boyle giderse o da Zeliha hanimin arkasindan olup gidiverecekti..Nasilsa Ayse yakinda evlenecekti, O buyuk evde oturmasini istemisti abeyleri..Gerci o guzelim ev damada birakilir miydi? ne dedilerse ikna edemediler Rasim beyi, kafasina koymustu bir kere o koca malikane gibi evde Agrali Selim beyin oglunu oturtmayi.. ` Durum karisikti , Rasim bey ayak diretiyordu, “Ben zelihanin uzerine kimseyi alamam, onun gibi kadin nerdeee” deyip duruyordu..
Gunler geceleri kovaladi durdu, Nisan hazirliklari bitmek tukenmek bilmiyordu, Tepsiler icinde agzinda limonla gelin evine gonderilen sinavritler mi ararsin, Koca tepsilerde mayalanmis simit ekmekleri mi ararsin( bu simit ekmeginin halk arasindaki adi rumca sevgilim anlamina gelen aftosimu’ydu, zira nisanliya gonderiliyordu).. Koca koca sinilerle bademli baklavalar gonderilmisti gelin evine.. Hatice de , Rahmetli Hanimindan gordugu gibi tabak tabak konu komsuya dagitmisti butun gelenleri.. Zengin ailenin nisani bile baskaydi ayiptir soylemesi..Ayse nin nisan ve diugunu yakin araliklarla yapildi, gunlerce surdu.. Nisandan uc ay sonra Dugun istemisti erkek tarafi, Aysenin de canina minnetti yani.. Lakin en buyuk eziyet Terzi Saziment jhanima cikmisti, O duvagi islemek, gelinlige tek tek pul payet dikmek hic te kolay isler degildi, gerci bahsisi de fiyati da hayli tatmin etmisti etmesine Sazimenti ama , sonrasinda gozlugunu degistirmek zorunda kaldigini yillarca anlatti durdu…
Ayse ve Ali bey evlendikten sonra ,Rasim bey ve Mehmet , kiziyla beraber oturmaya baslamislardi, Alt kattaki odalardan birinde Mehmetcigi ile yatiyorlardi, Oglan da genc delikanli olmustu hani, nerdeyse askere gidecekti ama daha yasi tutmazd Mehmet’in her dedigi enistesine batmaya baslamisti, geceleri her ne kadar cok sik bir araa gelmemeye calissalar dahi Ali beyin suratini asmasi Rasim beyi de Mehmeti de delirtiyordu , Kimseye birsey belli etmemeye calissalar da huzursuzluk gun gectikce artiyordu evin icinde .. Ali bey ise gidince Ayse temizlgini yapar yemegini peisirir, babasinin kardesinin sevdigi yemeklerden cok ,Kocasinin isteklerini yerine getirirmeye calisirdi ..
Zeytin zamani geldiginde , Mehmet erkenden kalkar. Veli efendiyle birlikte zeytine tayfanin basina giderdi, butun zeytin toplalnana kadar bu boyle devam ederdi, cikan yaglar kilisedeki lancalara(depo) doldurulur, fiyat yukselmesi beklenirdi. Hatice de Aysenin en buyuk yardimcisiydi, Evin butun temizlik islerini kizartmalari, firina girecek yemekleri Hatice hazir eder, Agalarina aksam oldu mu sofrayi hazir ederdi, Kendileri de ayni karavanadan yerlerdi Rasim bey hic bir zaman iscisinin yemegini kendi yiyeceginden ayirmadi, ayiramazdi da zaten aldigi terbiye geregi..
Yeni seneye girilmis, Avrupa da kullanilan saat takvim agirlik olculeri Mustafa Kemal tarafindan sart kosulmustu, kadinlara secme secilme hakki bile vermisti buyuk kurtarici, Sapka devrimi yapilmis, Ataturk ilk defa Kastamonu ya sapka giyerek gitmisti.. Kadinlarin kiyafetleri de Avrupali kadinlara benziyordu artik. carsafa girmek yasakti bir nevi, kadinlar baslarini isterlerse ortebilirlerdi ama , Osmanli daki gibi kara carsafla ya da kiyafeti cirkinlestirecek bicimde olmamaliydi..Cok guzel seyler yapiyordu Mustafa Kemal, Rasim bey bunlari duydukca keyifte dort koseydi neredeyse ..
-Ah Zeliham, kalk ta bak, Kemal pasa neler yapiyor, sen olsaydin ilk tayyor giyen kadin bvelki de sen olurdun memlekette..Selmi bey de Emin bey de bu durumlarda hosnuttu hosnut olmasina ama Selim beyin karisi Hatice yenge tutucu biraz da geri kafali bir hatundu, O guzel adamin , o modern adamin sansina da o dusmustu bir zamanlar..Bir turlu carsafini cikarmayi istemez, o yuzden de pek sokaga cikmazdi..
Ali ile Mehmet ardi ardina sokagin basindan gorunduler, neredeyse yanyana gireceklerdi eve..
- Ahh nerde o gunler diye ic gecirdi Hatice.. Herseyin farkindaydi evin hizmetlileri, Veli effendi de Hatice de Mehmeti evlatlari kadar severlerdi, terbiyeli, gozu tok, kadir kiymet bilen cocuktu. Zeliha hanimin huylarinin aynisini almisti neredeyse.. Ayse biraz deli bozuktu , o da heralde halasina cekmisti olsa olsa , zira ailede oyle biri yoktu baska.. Hatice bunlari dusunedursun Ali kapiyi hixla acti, Mehmet’in geliisini gormemisti, Karisina seslendi;
- – Ayseee nerdesin ? Daha gelmedi mi hayta kardesinle , ugursuz baban?
- Ayse kapiya cikmaya kalmadan Mehmet demir kapinin esiginde gorundu, delirmisti birden, eline gecirdigi sandalyeyi kaldirdi lakin Veli effendi butun cevikligiyle yetisti, Boyle birsey aile faciasina neden olabilirdi, Ali hala Mehmet’in geldiginin farkinda degildiki camekanda karisina hayta kardesiyle ugursuz babsini sormaya devam ediyordu.. O anda olanlar oldu iste, Mehmeti tutabilene askolsundu, Veli efendinin kollarinin arasindan firladigi gibi Aliye iki siki yumruk indirdi, Olay buyuyecekti Rasim bey duyarsa, Ayse araya girdi butun bedeniyle bir tarafta kardesi bir tarafta kocasi vardi, ama oldum olasi kocasinin tarafini tutardi yaa..O esnada dis kapinin demir kolu iceriden acildi, Rasim bey tam olayin uzerine gelmisti..
- – Ne oluyorsunuz bre Haytalar, Sakin gures tutarsiniz? tam anlamiyla bir anlam veremiyordu olanlara , Ali ye de boyle bir seyi yakistiramazdi , koskoca Agrali Selim beyin oglu boyle laflar etsindi olacak seymiydi yani??
- – Ne oluyor burada Ayse ? Sen anlat bu haytalarin anlatacagi yok, soyle neden aglar durursun ?
- – Yok bisey babacim, biraz atistik kardesimle de.. Mehmet bu lafi duyunca dayanamadi.
- – Ne atismasi be , Kocan bana da babana da resmen kufretti duymadi mi o kepce kulaklarin ?Is cigrindan cikmak uzereydi, Rasim bey in mavi boncuk gozlerine yaslar birikti birden , dusunmustu boyle birseyi ama asla ihtimal verememisti o yere bakan terbiyeli Ali”ye.. Ne diyecegini sasirdi. yuzgoz olmak istemiyordu, arkasini dondu ve yokus asagi kosmaya basladi.. koskoca Rasim bey deli gibi kosuyordu, arkasindan da Mehmet pesinden .. Nereye gidecekti ne yapacakti bilmiyor yalnizca sokaklarda agliyordu, Koca Rasim.. Mehmet , babasina dur sus diyemezdi, saygisindan ona laf yetistirmek imkansizdi neredeyse..Ramazan da yeni baslamisti hani.. Iftar saatinde nereye giderler ogluyla nerde oruc acarlardi??
- Tek gidecegi yer kardeslerinin eviydi elbette..Daha yakindi Emin beyin evi. Kapiyi caldiklarinda nerdeyse top patlamak, hoca Allahuekber demek uzereydi , Afet yenge butun guzelligi ve misafirperverligiyle kapiyi acti . Kaynini ve Mehmet I gorunce dili tutulacakti az daha , >:
- -Hayirdir Rasim abeycigim, Bu saatte >hayirdir?
- – Hayir olsa ne isimiz olur bu saatte burda Afet kizim? Ali bize olmayacak seyler soylemis Mehmet le kapisiyorlardi geldigimde.. Az cok son zamanlarda surat ifadesinden hissediyordum ama bu hale gelecegini hic tahmin edememistim..
- – Cabuk cikalim yukariya . simdi Emin de merak eder, corbalar tabaga kondu konacak .. demesine kalmadi , Muezzinin sesi duyuldu..
- Allahuekber allahuekber
- Eshedu enlahilahe illahlah…
- Emin bey agabeysiyle , Mehmedi karsisinda gorunce cok sasirmamsiti , boyle bir seyi az cok tahmin ediyordu zira, oturdular, oruclarini actilar, kimsenin agzini bicak acmiyordu, iftardan sonra namazlar kiilindi, aksam kahveleri icildi, Rum hizmetci habire hizmet edip duruyordu..
- – Demek oyle yapti Agrali’nin bastarkusu haa?? (pici)Yaziklarim olsun, besle kargayi oysun gozunu sana dedik demeyecegim ama dedik be abeycigim dedikk iste….. Rasim zaten burnundan soluyordu , cok fazla sinirlenip cevap vermek istemedi, Kalbinin teklemesinden korkuyordu, Koydeki Rum doktorun soylediklerini hatirladi, Cok sinirlenmek , cok kizmak yok demisti yatros(doktor)..O geceyi orada gecirdiler, neyse zeytin bitmisti ama kilise yag doluydu , Satip paraya cevirsindi bari .. Sabah kalktiklarinda ilk isleri Selim beyin yazihanede bulusup ne yapacaklarina karar vermek olacakti elbette .. Zaten Mehmet te 19 yasina basmisti nerdeyse askere gidecekti giderse zaten uzun sure askerde kalirdi hemen donemezdi..
- Eshedu enlahilahe illahlah…
