O gece Nazligul yataginin icinde bir turlu deliksiz uyuyamadi, Aklina bir sey takiyor, gozleri aciliyor sonar dusunurken uykuya yeniden daliyordu, sanki kafasindaki tilkiler dolasirken kuyruklari birbirlerine degdirmemek icin didinip duruyorlar genc kadini uykusuz birakiyorlardi. Sabah ezanina kadar boyle devam etti, Hoca Minareden Allahuekber der dermez Nazligul, yatagindan firladi, orta katta sobanin ardinda her daim ilik olan su gugumunun icindeki suyla bir guzel abdest aldi, bir taraftan da miril miril dua ediyordu.. Yeniden tahta merdivenleri pek gicirdatmamaya calisarak ust kattaki odasina cikti, Odada seccadesi kibleye bakar vaziyette her daim acik dururdu, na,az yasmagini basina sarip namaza durdu. Her gunku isleriydi bunlar, namazin dua kisminda uzun uzun Tanriya yakardi, yaptiklarindan dolayi Tanridan af dilendi, yeniden gozune uyku dusmustu ama nerdeyse Abdullah effendi de kalkar namaza dururdu simdi , yatmasi olmazdi. hizmet beklerdi kocasi.. Al renkli kadife sabahligini sirtina alip asagiya iniyorduki Abdullah effendi karsi odanin kapisini acinca yuz yuze geldiler; Nazligul kocasinin boynuna sarilip iki yanagindan optu
- Sabah seriflerin hayrolsun Abdullah effendi, iyi uyundun mu bari?
- – Uyudum da sabaha kadar ruyamdan gitmedinki , yanimda olsan ruyamda olmazdin hinzir kiz, laf anlamiyorsun ki . deyip Sabah sitemini inceden gonderdi karisina.. Abdullah effendi genellikle mutfaktaki sicak suyla abdestini alir orta kattaki kose odada namazini kilardi , yeniden yukari kata cikmak yorgun dizlerine bazen zor gelirdi hani..Uc katli evin sikintisi yillar gectikce Abdullah efendiyi zorluyordu ama biraz daha para biriktirip guzel bir ev alma niyetindeydi Istanbul’un yeni parlayan semtlerinden .. Belki karisina daimi bir hizmetci bile tutardi lakin Osmanli’nin durumu hic belli degi;di ki, bazen isleri gayet iyi giderken sarayda bir ayaklanma cikiyor, yeni siyasetciler yeni bir kanun cikariveriyor, Tanzimat ilan ediliyordu.. Her gun bir baska degisiklik .. Gayri muslumler bulmuslardi kolayini , Galatadaki bankerlerle oldukca dosttular, dusuk faizli kredi cekip dukkanlarini donatiyorlardi ..Abdullah effendi Sabah namazini ora katta kildiktan sonra mutfakta Nazligulun hazirladigi etli un corbasinin kokusuyla kendinden gecip mutfakta aldi solugu:
- Guzel karim ellerine saglik, mis gibi tereyagi koktu yine evin ici, su corbayi da icmeden cikamam kis gunleri anacigimdan yadigar, her Sabah babama yapar icirirdi.. Ne yapiyorsun bakalim bugun guzel karim?
- – Ne sen sor ne ben soyleyim Abdullah effendi, biliyorsun ablamin kizinin nisanlanmasi yakindir, musade buyurursan Pera’ya gidip Arto efendiden kendime guzel bir kumas alip Terzi Bogos efendiye diktirmektir niyetim .Lakin para durumumuz nedir diye sormak isterdim ne zamandan beridir, Sebinur da laf anlamaz , ona da bir tafta kumas alacagim, ee ne de olsa genc kiz oluyor , eli kulaginda dir bize de goruculer gelmeye baslar yakinda.
- “Olsun guzel karim yeterki boyle guzel seyler olsun,”deyip belndeki kusaginda sakladigi keseden 3 mecidiye cikarip karisina verdi. Abdullah effendi hem karisini hem kizini buyuk bir sevgiyle sever asla uzulmelerine izin vermezdi , lakin artik yasi ilerleyordu yeni moda erkeklerden degildi elbet..Nazligul kocasini dualarla ugurladiktan sonra ust kata odasina cikti, kizini uyandirmak niyetinde degildi, hem yapacaklarini dusunecek hem de yavastan yataklari toplayip Peranin yolunu tutacakti.Gunes yukselmeye baslamisti bile , gunesi karsiki buyuk evin catisinda gorunce cikardi evden genellikle sabahlari, bir tarftan sabh islerini acele acele yapiyor bir taraftan Arto yu gorecegi icin kalbi pir pir ediyordu , Dunku gun bulusma gunleri olmasina ragmen gidip sevgilisini gorememisti ne de olsa , o arada orta kattaki Cumba dan Hayganusun sesini isitti, oyle bir bagirirdiki sanki konu komsu duysun da muhabbetimizi gorsun gibi bir niyeti vardi mubarek kadinin:
_Nazligullll, Nazligullll… nerlerdesin komsumm? Huuu komsun evdesin?? Nazligul daha fazla bagirmasina sebeb vermemek icin hizla cumbanin penceresini acti,
– Sabah seriflerin Hayrolsun Hayganusum, kusuruma kalma bir kac gundur ihmal ettim seni biliyorum ama beybabam rahatsizdir ustune afiyet , o sebebten arayip soramadim seni yoksa hic birakirim ben Hayganusumu?Kac gundur Sebinur’la Besiktasa Serencebey ‘e gideriz, Allahtan ablam Camlica dan getirdi de bir de oralara gitmek zorunda kalmadik.. -“Duydukalarindan sonra Hayganus pek inanmamisti ama yine de inanir gorunup gecmis olsun dilejklerinde bulundu.
Nazligul Hayganusla muhabbeti agzindan birsey kacirmamak icin olabildigince kisa tutup, musade istedi. Zira bu sirrini da bilmesini istemiyordu, Yapmisti bir hata, en onemli seyi paylasmisti bu kadinla ama bir de kizinin hatasini duymasi Nazligul u cok sarsacakti artik .. Dayanacak gucu her gecen gun siniyordu guzel kaini zaten bir de Hayganus a nasil laf anlatsindi.. Yatak odasina gecti, ic camasirlarini degistirdi, ne de olsa sevgilisinin yanina gidiyordu, bulutlarin pembesi renginde cok sevdigi bir entarisi vardi uzerine gecirdi, dugmelerini gogus dekoltesine kadar ilikledi, uzerone kalin hirlasini carsafini giyip Pera’nin yolunu tutu, Hayganus bu ya , iskillenmisti artik Rosanin dediklrinden sonra , muhakkak ogrenmeliydi Nazligul’un ondan habersiz neler cevirdigini..
Nazligul , bir muddet sonra Pera da Arto’nun dukkanindaydi, Arto sevgilisini gorunce Ela gozlerinde beliren sevincle Nazligul’u kucakladi, sardi, kokliya kokliya opmeye bsladi, elbette Nazligul dukkana on kapidan herkesin girdigi kapidan degil arka kapidan girmeye baslamisti uzun zamandir, Arto guzel sevgilisini yukari odaya cikardiktan sonra birkac dakkaligina izin istedi, isleri oldukca iyiydi, tezgahtarlari vardi ama bazi hanimlar sirf yakisikli Arto ile muhabbet edip ardindan belkiii alisveris yapmak icin gelirlerdi.
Bu arada Nazligul, Arto nun yeni vefat eden annesinin kiyafetlerinin sapkalarinin, eldivenlerinin , ayakkabilarinin muhafaza edildigi camli dolaba hayran hayran bakti..Ic gecirdi, keske muslumanlarda boyle giyinselerdi , neydi bu kara carsaf simdi? Butun bunlari dusunedursun Artonun davudi sesiyle irkildi, Arto saka yollu dun icin hesap soruyordu sevgilisinden .. bir taraftan da ozlemini kokusunu koklaya koklaya operek gideriyordu, iki sevgili de ozlemle birbirlerine karsi koyamadilar..
Nazligul bir muddet sonra sebebi ziyaretini , kizinin durumunu iki altin liraya ihtiyaci oldugunu anlatti, Arto acik elli bir insandi ayni zamanda Nazligul u sevdigi kadar ilk esini bile sevmemisti belki de.. Kirmizi kadife kutuyu kasadan cikardi. ici altinlarla doluydu, iki tane cikarip Nazligul ‘ e uzatti . kadinin hicbir kotu niyeti olmadigini bilirdi, asla ondan para sizdirma gibi bir ahlaksizligi olamayacagindan adi gibi emindi..
Yalnizca senden bir tek sey itiyorum sevgilim , bir an evvel kizini da al ve evimin kadini ol, daha gencsin ikimizin de ortak cocuklari olsun , diyrek Nazligul u ugurladi..Nazligul yuregine outran bir baska tasla Cukurcumaya dogru yurumeye baslamistiki , tam mahalleye geldiginde Hayganus’un uzun kurklu mantosu, yunden orulmus sapkasi ile Eminonu tarafina gitmek uzere hazir bekleyen faytonlardan birine binerken gordu; hayirdir var bunda bir is diyerek evine girdi, Seinur hala uyuyordu , Baska bir zaman olsa kizinin bu yaptigini burnundan getirirdi ama simdi kendisinin yaptigi isten ne farki vardi kizinin yaptiginin.. Rah annecigi “kecini atladigi yerden oglak ta atlar ” demezmiydi..
Hayganus, Sultanhamam tarafina dogru ilerliyen fayton icinde eski komsusu Rosa’nin soyledikjlerini dusunuyordu, Rosa, r Varanya nin yaninda calisan katip kadindi, hem muayenehaneyi cekip cevirir, okuyup yazdigi icin hasta listesini yapardi, Nazligulu tanidigi icin o gun kiziyla oraya gidislerini yganus a mujdeliyivermisti(!)
Fayton , Sultanhamam da Abdullah efendinin dukkanin onunde durdu, Hayganus Faytoncunun parasinin yaninda yukluce bir bahsis te birakti ..
Sabah seriflerin hayrolsun Abdullah effendi, diyerek kapida asili zile hizlica asildi…
