Avlunun alt kapisinin sesiyle irkildi Mehmet, Kosta elinde heybeyle asagi merdivenlerden yukari dogru seslendi;
-Memett bre Memet, Rasim beyim geldi,heybede yiyecek biseyler var gotur bunlari dedi , ..
Mehmet’in birden gozleri buyudu bir tavsan kafasi sarkiyordu heybenin bir gozunden ne yapacagini sasirdi, babasi hic eli kolu bos donmezdi evine, bir kac gundur de zeytinin hayli yogun toplandigi gunlerdi, sabah cikip aksam alaca karanlikta donuyordu ,Kosta ise ,evlatlarindan sonra , en sevdigiydi Rasim beyin, yanasmasiydi. Ama Rasim bey Kostayi evlat gibi severdi, O’nsuz adim atmazdi disariya, zeytinliklere ..Anadol’a bile giderken yaninda gotururdu Kosta’yi.
-Anca beraber kanca beraber, Kostamu derdi,Kostanin babasi Angelos olmeden once Rasim beye emenet etmisti oglunu.. Kostanin annesi Maria da Zeliha hanimi kolaylardi ara sira, ev buyuk, nereyse konak , kizlar nazli, Zeliha hanim titiz mi titiz, Rasim bey de sert mi sert tam bir Anadolu beyi Midilli agasi..
Kosta, heybeyi Mehmet’e vermeden yukari sahanliga cikardi, Zeliha hanima teslim etti, evin buyuk kizi Fatma nin zeytin yesili gozleri takildi birden Kosta;nin mavi gozlerine ..aslinda O’nu gormek icin her gun muhakkak bir iki defa gider gelirdi Rasim beyin evine, ama mumkun muydu soylesin agasina kizini begendigini…oncelikle anasindan tembihliydi;
-Bak Kostam’u derdi , Maria; onlar nerrede biz nerede, onlar gemi, biz okka kayigi onlarin yaninda evladum..hem sonra dinimiz ayri biz inaniriz Isa ya -onlar inkar eder Isanin buyuk Allahin oglu oldugunu..Muhammedi peygamber bilirler.. Olmaz bu is Kostam’u, sondür yanginini evladum..
Kosta, anasinin sozlerini yeniden animsayarak gerisin geri merdivenlerden indi , Rasim bey koruklu cizmeleri, gri golf pantolonu. Kurk yakali siyah gocuguyla avlu kapisindan girerken oldukca heybetli gorundu gozune , elinin tersiyle sguktan usumus burnunu silerken unutmadan atlarin terini sogutmasini tembihledi Kosta’ya…
-Unutma Kosta’mu leyla gebedir bu gunlere bundan sonra almiyacagim onu zeytine..Kalsin ahirda beslesin yavrusunu , benim yasli beygir Mecnun neyime yetmez.. Hadi durma git evinize anacagin bekler, var mi bu aksam guzel yemeginiz ?
Kosta, yanaklari yukarida gordugu guzelligin karsisinda kizarmis vaziyette ahirin anahtarini Rasim beyin avucundan cekip aldi;hala eli ayagi titriyordu, sanki agasi farkedecekti Onun Fatma icin dusunduklerini..
-Agam bilmem ne pisirdi anacigim ama istersen getireyimm?
-Ah be cocuk sen de hic anlamazsin sakadan, sorarim sana ne pisirdi, cunku hos konusursun Turkceyi, soyleyesen de gulelim diye israr ederimm..
Rasim bey cok guzel Rumca konusurdu, ama asil amaci Kosta’ya yarim yamalak ta olsa Turkce ogretmekti.Bu arada Mehmet, babasinin asagi kapida Kostayla konusutugunu duyunca yukari sahanliga cikan merdiven basinda beklemeye basladi, her aksam babasinin koruklu cizmelerine olanca gucuyle asilir cikarmasina yardim ederdi, aslinda yardimdan cok babasina biraz yakin olmak ti niyeti, basini oksasin isterdi babasinin , baba sevgisini hisetmek isterdi yureciginde , sabahtan aksama anasi ablalariyla birlikte olmak yetip artiyordu Mehmet’e, guzel zeytin gozlerini kaldirmadan babasinin simsiyah cizmelerine bakti;
Rasim bey koruklu cizmelerini her zamanki gibi uzatti , aslinda daha once ayagindan cikardigi cizmesini ogluna cektirmekti niyeti, bir turlu becerip gosteremedigi sevgisini bu sekilde ifade etmek te bir nevi rahatlatiyordu Rasim beyi, boncuk boncuk parlayan mavi gozleri Mehmet’in kumral basinda gezindi, oglunu ne kadar cok sevdigini sordu yuregine..
Baba onden ,Mehmet arkadan yukari sahanliga ciktilar, Zeliha hanim da kizlar da Cini sobanin basinda bekliyorlardi zaten, zeytin odunlarinin sesi dinlemeye degerdi aslinda ama Rasim beyin karni o kadar acikmistiki bekleyecek hali yoktu, kizlardan kucugu babanin eline su doktu, Rasim bey ellerini yikadiktan sonra basinin uzerinde asili peskiri aldi, elini yuzunu kuruladi, mavi gozleri birden pencereden gorunen zeytin agaclkariyla bezeli daglara onun da arkaasindaki karli zirvelere takildi, o gorunen daglar hep onundu , onundu da bu sene bu mahsulu nasil toplayacakti, birden bulut gecti gozlerinin onunden..Zeliha hanimin sesiyle irkildi birden ;
-Rasim bey seversin diye keskek yaptim sogumasin gel oturalim hadi, kizlar da ekmek dograsinlar…Zeliha hanimin uzerindeki al-canfes renkteki elbisesi piril piril parliyordu. Cok guzel kadin degildi ama giydigini yakistirirdi, teni mis gibi sabun kokardi, Istanbul’a gittiklerinde o cini sobayi evine alabilmek icin kocasinin gonlünü kaç kez yapmisti kimbilir saten kirmizi geceligiyle…( Arkası yarın)
