BÖLÜM 21

RUHI BEYLE , BILAL MIDILLIYE GIDIYORLAR…
-Anacıgını merak etme Bılal, seni alip, simdi Midiliye goturecegim aksamuzerine dogru bir gemi kalkacak, ona bineceksin. Tebdili kiyafet yapacagiz haberin olsun !
– – Ya anam , Ruhi abeyim? 
– Merak etme , ona da faytoncuyu gonderecegim bizim Naciye ile birlikte, gelip toplasin Anaccigini bizim eve gotursun, sen donunceye kadar bizim misafirimizdir. Hem Haticeye de arkadaslik eder, ikisi icinde iyi olur, gozun arkada kalmasin oglum..
– Ruhi beyle, Bilal atlarina atlayp dortnala Midilliye dogru yola ciktilar. Muhtar beyin evine vardiklarinda ogleyi henuz gecmisti, Rustem de oradaydi, elbirlik Bilali tebdili kiyafet hazir etmeye basladilar, Fesi cikardilar, biyigini kestiler saclarini komurle kararttilar, Mavi gözleri çipil çipildi ,kemikli yüzü Onu tam bir Palikarya yapmıstı , ellerinde o kadar çok yara izi vardıki onları goren zaten yanasmaya cekinirdi..Bilalin 😂tanınması mumkun degildi artık, tam bir Rum delikanlisi olmustu, akici bir Rumcasi vardi, kimse Turk demezdi, bir ad bulmak lazimdi simdi O’na..
– Bu arada Muhtar bey tel gözlüklerini takmıs , masasının basına gecmiş ince zarif ellerıyle Emin ve Selim beylere bir mektup yaziyordu, Bilali taniyorlardi tanimasina ama bu durumda suphelenmemeleri olasi degildi..tam bir Palikarya olmustu kirk yillik Bilal…mektubu bitirdi, muhurledi sarip sarmaladi, yagmurdan camurdan etkilenmemesin icin bulduğu paçavranın içine sıkıca sardı , Bilal kofasinin ic cebine yerlestirdi, mektuba ulasmalari icin once onu oldurmeleri gerekecekti..Mektupta hersey yaziliydi, oranin en ust Turk komutanina ulastirilıcaktı mektup .. 
– İki sayfadan olusan bu mektubun biri Rasim beyin kardeslerine biri de komutana verilecekti..Icinde hersey yaziliydi.. Bilal de konudan haberdar edildi, Ona ne soylenirse onu yapacakti ama asla RUM’a teslim olmayacakti, esir dusecek olursa da ya kendini oldurecek ya da kacmaya calisacakti, cunku adadaki binlerce Turk’un akibeti Onun ellerindeydi..Buyuk ve serefli gorevdi, Bilal icin bicilmis kaftandi, oturdu ellerini acti,dua etti, buyuklerinden helalllik istedi anacigina tafsilatli bir bilgi vermemeliydiler, yoksa zavalli kadin o gelmeden olur giderdi..Gorunurdeki gorevi, Ayvaliya hayvan almaya giden celepti, nasilsa hayvandan anlardi, insandan da anlardi, iyi Rumca konusurdu, takma adida Yannis olmustu haydi yolu acik olsundu..Bilal efendi konagin arka kapisindan cikti, ev limana cok yakindi. Buyuk gemiye atlar atlamaz onceden hazirlanmis kagidi gosterdi, kimsenin dikkatini cekmeden asagi inip, geminin kic tarafina dogru seyirtti, cok kisi yoktu , hayvanlar cogunluktaydi. Adayla Ayvali arasinda hayvan alim satimi oldukca karli bir isti o yillarda..
PELIVAN HUSEYIN AGA MESAGROSA VARIYOR..
Huseyin aga yagmurdan sirilsiklam olmus vazziyette eve vardi, ic camasirlarina kadar islanmisti, Ziyneti hanim ,O’nu oyle gorur gormez ne yapacagini sasirmistı ,Önce , mutfaktaki ocaga bir kucak odun atti, odadaki sobayi yakti, yazdan hazirladigi ada tarhanasini islatti, guzel koyun sutuyle yapilmis bu tarhana mis gibi kokardi pisince, hem adamina bir corba icirecekti, arkasindan da sicak bir sut muhakkak bu yasli adami toparlardi ..Pisenleri yasli kari koca ve Mehmet ,oturup yediler, Huseyin aganin istahi yoktu ama zar zor biseyler atti agzina, divanin ustune yerlesti, pamuk yastiklari basini altina cekti, karisi odaya donene kadar yorgunluktan uyuya kalmisti, sayiklamaya baslamisti Koca Pelivan , Ziyneti odaya dondugunde.. 
– Memedim memedim … diyordu, Ziyneti hanim ne diyecek diye kulak kesildi, ama soyedikleri ‘ Memedim ‘ den ileri gitmiyordu..Atesler icinde yaniyordu Hüseyin aga , ne yapacagini sasirdi, Mehmeti kizi Zehra’ya gonderdi, gelsinlerdi ne yapardiki tek basina bu durumda.. 
– Mehmet emin efendi ile Zehra birkac dakika sonra cikageldiler, Huseyin aga atesler icindeydi, belliki yagmuru yemis, yasli adam bitkin dusmustu..boyle seylerde hemen doktor cagrilmazdi o zamanlar, islak sirkeli bezler yaptilar basina koltuklarinin altina sardilar, terleyen ust icligini cikardilar, ihlamur kaynattilar,limon pisirdiler sobanin uzerinde, sabaha karsi Huseyin aga biraz gozunu acmisti, ama hala dogrulamiyordu, basi kazan gibiydi..
– Gozlerini acar acmaz ilk sordugu soru Memedim ‘nerededir sorusu oldu? 
– Hep birlikte babalarinin basindaydilar, once Memet geldi babasinin karsisina dikildi:
– Gitmesin bi daha baba degil.?Gitmesin bi daha? Deyip duruyordu, gerekirse gidicem dese cok uzulecekti, kafasi cocuk kadar calisiyordu
– Gitmm Memedim , gitmem oglum anca beraber, kanca beraber evlatcim !deyip Memedini rahatlatti, zavalli Mehmetcik agliyordu..
Huseyin aga oylece bir kac gun yataktan cikamadi, usutmustu ama kuvvetli adam oldugu icin yine bu yasta kolay atlatmisti, her gun sutunu icti peynirini yedi, kizarmis ekmegini yeni yaga batirdi, narenciyesi de eksik degidi hani,Karısı onu altin elma gibi bakiyordu. Ziynetiyi cagirdi; 
– Alkisim Ziyneti’m sana ,iyi ettin beni bir kac gunde, gerci olsem de gam yemem , bayragi teslim ettim kayi …Lakin daha cok isimiz var, bu genclere yol gostermek lazimdir, biz gavuru taniriz nerde ne yapicak biliriz, cogu kanciktirlar, sakin hicbirine guvenmeyin kadinim..deyip yataginin icinde biraz olsun dogruldu..
– O gece koyde bir iki yerden silah sesi duyuldu, halk huzursuz olmustu artik , Turku de Rumu da rahatsizdi bu durumdan, kimse huzuru kacsin istemiyordu.. Rumlar, Turk komsulariyla cok iyi gecinirlerdi, lakin disaridan gelen bir iki capulcu aralarina nifak sokmaya ugrasirdi, bisey deseler hain olacaklardi, suskunluklarini muhafaza ediyorlar, hic birsey konusmamaya gayret ediyorlardi..
– Aksam ezani yeni okunmustuki, Huseyin aga oturdugu yerden nmazini eda etmeye calisti ama abdestsizdi, duvara dondu, teyemmum etti, soguk suyla abdest alacak zaman degildi simdi.. yataginin icinde namazini eda etti, duasini okudu arkasindan da eski Turkce kuranini acip yasin okumaya basladi, o arada Ziyneti yine aksam sofrasini kurmak icin mutfak ta Mehmetcigi ile pitir pitir konusup duruyor, sofrayi hazir etmeye çalısıyorlardı , o sirada avlunun kapisi acildi, kopek havladi, Mehmet böyle zamanlarda hemen kosar evin kapisini acardi.Gelen ;elinde bir kucuk tepsi mis kokulu corek ile Eleftraydi;
– Kalisperasas bre Memedim, mamasu yotur sakin?
– -Na naa burdadir anam, mutfakta gel iceri ELEFTRA abla , Eleftra terliklerini disarida taslik uzerinde cikardi iceri girerken ,Ziyneti ellerini dua eder gibi kaldirmis, kafasini mutfaktan disari uzatti..
– Ela mesa bre Eleftra ela mesa..(gel iceri), ellerim yaglidir, sofra hazirlarim..
– Eleftra iceri girdi, coregi birakti rafin uzerine, 
– Duydumki Pelivan aga kac gundur hasta yatarmis, merak ettim geldim bakayim size .. 
– Kaloserisete komsum , bilirsin erkek iste laf anlamadi bir turlu, basindan gecti, gecenlerde esek ile Iskoplua gitti, gelince boyle oldu..Eleftra iyice meraklanmisti. Bu havada yasli adamin Iskoplu da ne isi olurdu..
– Ne isi vardi bu sogukta Iskopluda Pelivan aganin Bre Ziyneti?
– Sut kardesi olum dosegindeymis dunya gozuyle gormeye gitti.. bilirsin erkekleri iste Eleftra , kadin sozu dinlerler hic??.Eleftranin da kocasi iki sene evvel zaturreden olmustu, kadin o zamandan beridir siyahtan baska bir kiyafet giymemeisti ustune.. 
– Ah ben sandim baska birsey oldu Ziyneti?
– Eleftra belliki laf ariyordu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir